Günaydın Arkadaşlarıma,

Diyeceğim ama bugün kaç kişi güne güzel uyanabilmiştir ki ….

Kaç kişi bugün dün sabahki uyanışından daha keyiflidir, kaç kişi bugün iş yerine neşe içinde gidecek, kaç kişi bugün dükkanını gülümseyerek açabilecek…

En çok üzüldüğüm ne biliyor musunuz, giden canlara, şehit olan Mehmetçiklere bile üzülürken bir TOPLUM olamamız.

Nasıl becerdiler bizi bu kadar ayrıştırmayı, başkalaştırmayı?

Nasıl bazılarımızın içi yanarken, bazılarımız hala din, dil, ırk siyaseti yapabiliyor, nasıl bu kadar birbirinden uzak insanlar olduk?

İŞİD biraz öfkeli gençlerden oluşan bir gruptur mesajlarını verenleri nasıl kabul edip, el üstünde tuttuk?

YPG, İŞİD’den daha tehlikeli diye manşet atan gazetelerin çıkmasını, okunmasını nasıl normal karşıladık?

Suriye’deki kan davasına, mezhep davasına nasıl bu kadar ortak olduk?

Bizi zerre kadar ilgilendirmeyen bir ülkenin iç savaşına nasıl bu kadar destek verir politikalar üreten insanları iktidarda tuttuk? Onlara söz söylettirmedik? Baş tacı ettik?

Nasıl o ülkeye içinde silah bulunan TIR’ların gitmesine göz yumduk?

Şimdi herkes SUÇLU arıyor…

Hiç aramayın, SUÇLU Türkiye’yi ve Türkiye’nin bütünlüğünü koruyamayan, bu politikalara açıkça destek veren, bir ülkenin kendi iç savaşında bir tarafa AÇIKÇA destek veren, silah gönderen, onların askerlerini EĞİTEN bizleriz.

Biz diyorum, çünkü bu kararları alan HÜKÜMETİ biz seçtik, yani TÜRKİYE seçti, açıkça kindarlık yapan, Gezi olaylarında insanları kamplaştıran, %50 yi evde zor tutuyoruz diyen iktidarı biz seçtik, biz savunduk.

Terörist başı ile görüşmeleri başlatan, görüştüğümüzü söyleyen ŞEREFSİZDİR dedikten sonra, Dolmabahçe’de mutabakat imzalayan insanları da biz seçtik.

Sonra çıkıp, ben bu Mutabakatı tanımıyorum diyerek OY toplamaya çalışanları da biz seçtik, seçmenin ötesinde Peygamber yaptık, Dokunulmaz yaptık, biz yaptıkça onlar YANLIŞ politikalar ile bizi uçuruma doğru sürüklediler.

Reyhanlı’dan sonra Diyarbakır, şimdi Suruç…

İŞİD’in bir Amerikan kurgusu olduğunu bu Dünyada bilmeyen kalmadı, ellerindeki silahlara bakın, kullandıkları savaş malzemelerine bakın, KİM ÜRETİYOR, kim veriyor bu SİLAHLARI, BOMBALARI bu insanlara?

Terör örgütlerini kim finanse ediyor? Esed gitsin diye her türlü teröriste yardım edenler kimler?

Yazık değil mi bu gencecik çocuklara, yazık değil mi ister Türkiye’de, ister Suriye’de, ister Irak’ta ölen onlarca suçsuz insana, çocuklara.

Neden bunun bir tarafı olduk biz? Kim istedi bunun tarafı olmayı, halk mı, bize mi soruldu Suriye politikası, Irak politikası, İran politikası?

O kadar öfkeliyim ki, dün üzgündüm, bugün öfkeliyim, çünkü bir kaç kişi bizim ÜLKEMİZİ cehenneme çevirdi. Siyasi ihtirasları, bitmeyen kinleri, uzlaşmaz tavırları, nefret dolu söylemleri yüzünden 80 milyonluk ÜLKEDE ne yaşam sevinci kaldı, ne mutlululuk.

Ne hakları var? Ne hakları var benim vatanımda bizi böyle bir yaşama mahkum etmeye..

Hala utanmadan, sıkılmadan katledilen gençleri Türk – Kürt diye ayırmaya kalkan insanlar var, insanlıktan çıkmış yaratıklar ile aynı ülkede yaşamak zorunda bırakıyorlar bizleri.

Hangi insanoğlu o katledilen gençlerin anneleri, babaları, kardeşleri, sevgililerinin acısını anlayabilecek?

Hiç bir siyasetçiyi ayırmıyorum, bugün bizler tarafından seçilen o 550 kişi hala çıkıp utanmadan, sıkılmadan siyasi demeçler veriyorlar, verecekler..

Bu olanlar unutulacak, hem de bir kaç gün içinde, yarın koalisyon, öbür gün maçlar, öbür gün Ekonomi derken, giden 31 CAN, giden MEHMETCİKler…

Biz de unutacağız, bugün profiller değişecek, yarın normale döneceğiz, bir çoğumuz döndük bile, ÇÜNKÜ alıştık artık, bnzer durumları çok yaşadığımız için ALIŞTIK….

Yazacak o kadar çok şey var ki, öfkemi dindiremiyorum…

Ama yaz yaz işte o kadar, hiç bir şey yapamamanın da çaresizliği klavyelere yansıyor maalesef ….

Güzel bir gün olsun demek isterdim ama biliyorum ki OLMAYACAK….

Sevgiler & Saygılar