Bugün size kısa bir hikaye anlatarak başlayacağım, bu hikayenin farklı versiyonları var, kimi siyasetçi der, kimi İş adamı der…. Ben aşağıdaki versiyonu anlatacağım.

Kamil Efendi at bakıcısıdır.

Bir Cuma günü, camiye gelir. Bakar ki, hiç kimse yok!

Vaaza hazırlanan hoca, cemaat olmadığını görünce:

” Senden başka kimse yok. Ne dersin; Vaaz edeyim mi, yoksa etmeyeyim mi?”

Kamil Efendi,

” Ben seyisim, bu işlerden anlamam. Benim yirmi atım var. Hepsi kaçıp gitse biri kalsa, onu ihmal etmem, yine bakarım ” der.

Bunun üzerine hoca, uzun uzun vaaz eder.

Namaz sonrası Kamil Efendi’ye sorar:

” Nasıl, vaazımı beğendin mi? ”

Kamil Efendi şöyle der:

” Ben seyisim, vaazdan anlamam. Ancak ben, yirmi atın suyunu ve yemini bir ata verip onu çatlatmam.”

***
Bu hikayeden kim ne ders çıkartır bilemem :)) Artık kısaca haberlere bakabiliriz.

Öğretmenlerimiz durumu feci, gerek geçim anlamında, gerek eğitim seviyesi anlamında.

Yapılan anketler, karşılıklı görüşmeler şunu ortaya koymuş ki; 100 öğretmenden 82 tanesi GIDA, 84 tanesi KIYAFET ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamıyor.

Eğitim tarafı ise tam bir facia.Yapılan sınavlar göstermiş ki, Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi fen bilimleri alanında DOĞRU yanıtları %30 un altında.

Çocuklarımızı emanet ettiğimiz Türkiye’deki öğretmenlerin durumu maalesef bu. Onlara iyi şartlar sağlayamıyoruz, onlar da öğretmenlik yapmak istemiyorlar. Yapanların da şartları ortada.

Halbuki en KUTSAL en ÖNEMLİ görev onların, milyonlarca çocuk yetiştiriyorlar, ama kendi çocukları için GIDA, KIYAFET sorunu yaşayan bir öğretmen, başkalarının çocuklarına nasıl öğretmenlik yapabilecek.

Zaten son dönemlerde yapılan çalışmalar gösteriyor ki BİLİMDEN uzaklaşıyoruz, FEN dallarına artık gitmek isteyen öğrenci sayısında çok CİDDİ düşüş var. Bunun üstüne bir de öğretmenleri eklersek, EĞİTİM felaketimiz iyice ortaya çıkıyor.

***
İŞİD’in ne olduğunu ve nasıl bu duruma geldiğini hepimiz biliyoruz.

Daha 3 4 yıl önce İŞİD diye bir şey ortada yokken, bugün Dünyanın bir numaralı terörist grubu oldular. NASIL peki?

Herkesin ortak görüşü bu örgütün MAŞA bir örgüt olduğu yönünde.

Amerikan Araştırma Şirketi araştırma yapmış, artık ne kadar doğru bilemiyorum ama İŞİD’e sempatik bakan oran Türkiye’de %8 çıkmış.

Yani 80 milyonluk ülkede %8 yaklaşık 6 milyon insan eder.

Ama daha acısı var, Fikrim yok diyen kişi yüzde kaç biliyor musunuz, %19.

Yani bu Katillerin yapmış olduğu şeyler ortadayken, kafa keserken, canlı bombalar kullanırken, kalp sökerken ve bunları bütün Medya her gün yazarken, bu ülkenin %19 kadar bir kesimi ” FİKRİM YOK ” diyebiliyor.

Sonra İŞİD nasıl büyüyor diyorlar..

Burnumuzun dibinde ÖMERLİ’de Medya görüntüleri ve videoları yayınlandı, İŞİD yanlısı toplantılar, mitingler düzenlendi, Yobazlar, gerici sakalllılar, yeşil bayraklar, siyah bayraklar ile orada değiller miydi?

Bu ıslıklamalar, yuhalamalar, tekbir getirmeler kimler tarafından organize ediliyor. KATLEDİLENE bile saygı duymayan, onların öldürülmesini HAKLI bulan bir kitlemizin olduğunu kabul etmezsek, sorunu gideremeyiz.

***
Bir DOKTOR, kadın doktor bıçakla delik deşik edildi.

SamsuN’da, eski eş, sekreterini öldürmneye gelince Aynur Hanım araya girdi, engellemeye çalıştı ama gözü dönmüş cani doktoru defalarca bıçakladı ve sonra intihar etti.

Geldiğimiz nokta budur.

Her yerde, her ülkede buna benzer olaylar oluyor diyen kişiler olacaktır, ancak bu münferit bir olay değildir, buraya gelen adam aslında eski eşini öldürmeye gelen bir adam.

Bu şiddete son veremiyoruz maalesef :((((

***
Sayın Cumhurbaşkanımız bugün Mahkemeleri ve kararlarını eleştirebilir yine.

Altın Klozette oturuyor diye Sayın Kılıçdaroğlu hakkında tazminat davası açmıştı ya..

Mahkeme reddetmiş…

Bakalım hakim nereye sürülecek …

***
Daha bir çok haber var ama hepsini yazmak tabi olanaksız.

Herkese güzel bir Cuma dilerim, keyifli ve bol gülümsemeli bir gün olsun.

Sevgiler & Saygılar