Dün bir ara bir haber yayınlandı, aynı haberi radyoda da dinledim.

Diyarbakır Sur ilçesinde günlerdir sokağa çıkma yasağı var, arada kaldırılıyor, millet ihtiyaçlarını karşılıyor, sonra tekrar sokağa çıkma yasağı, yani bir nevi HAPİS.

Bunun üzerine kaymakamlık yardım için ilçede yaşayan 96 eve telefon ederek, ne tür ihtiyaçlarını olduğunu araştırıp, eve götürme kararı alıyor.

Öyle ya hastası olan var, sokağa çıkıp yemeğini alamayanlar var…

Çok güzel bir fikir ve başlıyorlar aramaya…

Sonuç; Telefonla aradıkları 96 evin 60 küsuruna ulaşamıyorlar, çünkü evlerini terk etmişler, kalan 15 20 evde insanlar yaşamaya devam ediyor, geri kalanların da telefonları çalışmıyor.

Düşünebiliyor musunuz…

Biz Suriye’den kaçanlara ne diyoruz, YAZIK, savaş var, evlerinden kaçıp Türkiye’ye sığınıyorlar, yardım edelim onlara…

Peki kendi ülkesinde insanlar neden kaçıyor? neden yaşadıkları ortamları terk ediyorlar?

Çocuklarını okula gönderemeyen, işlerini yapamayan, bankaları, hastaneleri çalışmayan ülke NERESİ, Suriye mi?

Doğu’daki dram azalmıyor, tam tersi gitgide artıyor.

Biz buradan göremiyoruz, paylaşılan üç beş kareye bakarak kendi aramızda sohbet ediyoruz, yorumlar yazıyoruz. Ama gerçekten orada neler oluyor bunu sadece orada yaşayanlar biliyor.

Ve oradaki dram bence Suriye’den daha da fazla, çünkü bir ülkeden bir başka ülkeye kaçmıyorlar, kendi ülkesinden, kendi insanlarından kaçıyorlar.

Sakın burada PKK teröristlerine laf söylemediğim veya onlara değinmediğim anlaşılmasın, tam tersi, onların yüzünden bu insanlara karşı yapılan zulüm. Bir kaç terörist ilçeye sığınınca, bütün ilçe bu bir kaç terörist yüzünden savaş alanına dönüyor.

Belki o bir kaç terörist öldürülüyor, Türkiye şehitler veriyor ama olan o ilçeye, tarihine, yapılarına, iş yaşamına, eğitime, ekonomiye ..

Yani özetle …

Sivil halka ve çocuklarımıza oluyor ….

Bu vahşetin, bu savaşın kazananı olmayacak ama kaybeden belli..

Biz, Türkiye olarak biz kaybediyoruz ….

Sevgiler & Saygılar