Daha ilk günden yazmıştım, tabi sadece ben değil, binlerce insan yazmıştı.

O orada olduğu sürece bu Türkiye’de kimse AKP ile hükümet kurmaz, kuramaz diye.

Koalisyon görüşmeleri şu bu, hepsi oyun. Bakın görün işte AKP elinden geleni yaptı, herkes ile görüştü ama kimse hükümet kurmak istemiyor. İşte Parlamenter rejiminin sakıncası budur diye göstermek, yaratılan kaos ortamını da arkasına alarak, yeniden BAŞKANLIK sistemini getirmek.

Bütün amaç bu.

Bakın bunu bir Vatandaş söylese anlarım. Ama Türkiye Cumhuriyeti’nin bir BAKANI, Sağlık Bakanı söylüyor.

” Eğer Başkan seçseydiniz bu kaos olmayacaktı ”

Düşünebiliyor musunuz?

Onlarca şehit vermişiz, babasız kalmış çocuklar, ocağına ateş düşmüş evler, aileler, canlar.

Ve bütün bu işlerin nedeni HALKIN Sayın Erdoğan’ı BAŞKAN yapmaması. Yani AKP oyları toplayıp, Sayın Erdoğan’da Başkan olsaydı, bu şehitleri vermeyecektik demek ki.

Bugün şehit cenazelerinin başına dikilip ” NE MUTLU O ŞEHİTLERE ” demekle olmuyor bu işler.

Neden mutlu oluyor bu şehitler? Yazık olmuyor mu o gençlere? Ne uğruna öldüklerini bile bilmeden ölüyorlar. Ve hep garibanlar ölüyor, şehit oluyor.

Geçen birisi paylaşmış, Tanrım şehitlerimiz var, etraf Cennet kokuyor diye. Hastalıklı bir düşünce yapısı. Siz po kokuyu bir de o şehidin annesine, babasına, geride bıraktığı eşine, çocuklarına sorun bakalım.

***
13 yıllık iktidar döneminde her yaptıkları şeyin, bir süre sonra tersini yaptılar.

Şimdi de aynısını yaşıyoruz.

Fettullah efendi HOCALARIYDI, ne istedilerse verdiler, şimdi KIRMIZI Bülten ile arıyorlar.

Zekeriya Öz BAĞIRSAKLARI temizleyen Savcıydı, şimdi Kırmızı Bültenle aranıyor.

Esad ile sarmaş dolaş sahnelerde boy gösterdiler, şimdi Öldürmek için insan eğitiyorlar.

Analar ağlamasını durdurduk diye oy topladılar, şimdi şehit anaları üzerinden yine oy toplamaya çalışıyorlar.

Çözüm Sürecini yaratanlar da onlar, Buzdolabına kaldıranlar da.

Akil insanları yan yana getirip çözüm isteyenler de onlar, Akil insanların toplanmasını eleştirenler de.

Yani dikkat edin, ASLA planlanmış, organize bir HÜKÜMET anlayışı olmamış. ÖNCE bir şeyler yapmışlar, SONRA aynı şeyin tam tersini yapmışlar.

Türkiye’nin bugünlere nasıl geldiği ortada, bunu aslında o kadar çok kişi net görüyor ki, ama nedense o kadar kişiden çok azı bunu dile getiriyor.

Sorunumuz da bu zaten, kimsenin Türkiye’yi düşündüğü yok, hala takım tutar gibi siyasetçilerin peşinden gidiyoruz.

***
Melih Başgan yapmış yine yapacağını.

İdari Mahkeme Atatürk Orman Çiftliği ve Saray’ın planlarını iptal edince, madem öyle gelin böyle demiş ve Ankara’nın en önemli bulvarını ŞAK deyip gece 03:00 te kapatmış.

Dün Ankara trafik kabusu yaşamış, fotoğraflar var, koca yol bomboş, gerisi ağzına kadar dolu.

Nasıl açılmış peki….

Nöbetçi Mahkeme devreye girmiş ve Bulvar öyle açılmış.

Melih Başgan’da Cumhurbaşkanının izinden itinayla gidiyor, yani HAK – HUKUK – ADALET tanımıyor.

Ben yaptım OLDU diyor…

Eh doğru, onu buraya seçenler düşünsün bunu da ….

***
Dünyanın en güzel yerlerinden birisi SAROZ KÖRFEZİ.

Ama en büyük şanssızlığı Türkiye’de yer alması.

Türkiye’de doğası güzel bir yer varsa HEMEN AVM’ler, Oteller yapılmalı, yani DOĞA mahvedilmek üzere bize bağışlanmış bir toprak parçası.

Hürriyet’te Saroz’un tepeden çekilmiş fotoğrafını yayınlamışlar.

Görseniz içiniz ağlar, DAMDAZLAK bir arazi. Yeşil falan kalmamış, yakın da imar planları da devreye girer. Büyük İnşaat firmalarımız hemen inşaatlara başlar.

Yazık ediyoruz bu güzelim Doğaya, bir gün bizden intikamını alacak ama kurunun yanında Yaş da yanacak, ona üzülüyorum.

***
İşsizlik çift hane oldu..
Dolar aldı başını gidiyor.
Turist gelmiyor.
Yabancılara ev satışı durdu, yabancılar tedirgin.

Bunlar benim tespitim değil, gazetelerden aldım. Altlarında bir sürü yazı, yanlarında yorumlar.

Ne bekliyorduk peki?

Seçim dediler, yapıldı. AKP’yi ortadan kaldıracak FORMÜL de çıktı ortaya ama HAYIR, yeniden seçim.

Peki seçim yapıldı ve yine aynı sonuç çıktı ortaya.

O zaman ne yapacağız, bir SEÇİM daha mı?

Bu ülke çok acılar çekti, gerçekten çok zorlu zamanlar yaşadı, daha Cumhuriyet kurulmadan yaşandı bir çok şey, sonra Cumhuriyet ve o fakir fukara Türkiye bir yerlere geldi.

Ama bunu yaşayan Türkiye, hiç bugünkü kadar zorlu bir dönem geçirmedi, siyasetçilerin elinde OYUNCAK olmadı.

Hiç bir iktidar, hiç bir KİMSE, kendi ihtirasları için bu kadar Türkiye ile oynamadı.

Bir tarafta çözüm bekleyen 80 milyon insan.

Diğer tarafta BAŞKAN olmak için bir başka parti ile hükümet kurulmasına bile izin verilmeyen ve halkın seçtiği bir MECLİS.

Neresinden tutsanız elinizde kalıyor cidden…

***
Bugünlükte bu kadar…

Güzel haberler veremiyorum, yazamıyorum, içim içimi yiyor ama ne yapayım, olmayan haberleri uyduramam ki ..

Umursayan insanlar için zor günler, umursamayanlar içinse sorun yok.

Sevgiler & Saygılar