AK Partinin bir milletvekili var, İzmir’den seçilmiş.

Adı Hüseyin Kocabıyık.

Hüseyin Bey şöyle buyurmuş ” Şehitlerin vebali HDP’ye oy veren şerefsizlerin. Allah onların belasını versin”

Bunu oturup ciddiye almak bile hata da, AKP’nin bu olaylara yaklaşım tarzı cidden evlere şenlik bir durum.

Zaten benim yazmama gerek kalmadan Hürriyet’ten Ahmet Hakan bugün kendisine sıkı bir yazı döşenmiş, okuyunca yazı benim dün yazdığım yazının neredeyse AYNISI, aynı konulara değinmiş, aynı soruları sormuş ve demiş ki..

Allah bunların da belasını versin mi Hüseyin?

Bu bela okuduğu insan sayısı 6 milyon.

Halbuki Satın Cumhurbaşkanımız, AKP Hükümeti, AKP Milletvekilleri bu 6 milyon insanın OYUNU alabilmek için seçime gitmiyor mu?

Hadi gerçekten HDP’ye oy verenlerin belasını istedin, siz demiyor muydunuz HDP’de emanet oylar var, onlar AKP’ye geri gelecek.

Seçim başladığında bugün HDP’nin birinci parti olarak çıktığı yerlere gidip NASIL oy isteyeceksiniz? Sizlerin Allah belasını versin, geçen defa HDP’ye verdiniz, şimdi AKP’ye verin belanızı üstünüzden alayım mı diyeceksiniz.

BELA okumak biz de pek sevilmez, bir çoğumuz BELA okumayı sevmeyiz, ama siyasetçiler seviyor.

Bir de ŞEREF konusu bu sıralar herkesin dilinde.

Özellikle siyasiler ŞEREFSİZ lafını çok seviyor. Sayın Cumhurbaşkanımızdan, Başbakana, Muhalefet liderlerinden milletvekillerine.

İşler istedikleri gibi gitmedi mi, ŞEREFSİZLER, ŞEREFSİZ lafı ortalıklarda dolaşıyor.

Kim kimin şerefsiz olduğuna olayların gelişimine bakarak karar verebilecek güçte, ha gerekeni yapmıyor o ayrı.

***
Sayın Cumhurbaşkanı söyledikleri ile ortalığı kasıp kavurmaya devam ediyor.

Halkın %51’i onu öyle bir seçmiş ki, sanırsınız seçimleri %99 oy çokluğu ile kazandı.

Anayasa falan umurunda değil.

Söylediklerinin Demokrasi ile hak, Hukuk; Adalet ile bağdaşması mümkün değil.

Değil de ne oluyor peki ..

Kocaman bir HİÇ, o her zamanki gibi ne isterse yapıyor ve ona soru sormadan itaat eden ve Sayın Cumhurbaşkanımıza sonsuza kadar sadığız diyen bir Hükümeti var.

Hükümet demek güç demek. Adalet, Yargı, Emniyet, Ekonomi, İç ve Dış Politika, Eğitim, Turizm yani her şey onların kontrolünde.

Kim çıkıp Sayın Cumhurbaşkanımız böyle bir konuşma yapamazsınız, bu SUÇTUR, bu SİVİL DARBE dir diyebilecek.

Diyebilenler de azınlık zaten, çünkü arkasında müthiş bir güç var.

O yüzden yarın Anayasa falan dinlemem, ben BAŞKANIM, bugünden sonra da böyle davranacağım derse kimse HAYIR diyemeyecektir.

Ha yok artık, sen de abarttın diyen varsa, şöyle bir düşünsün, bugünlere nasıl geldik.

***
İş adamı Mehmet Tatlıcı 26 yıllık eşinden boşanmış.

Dava Mehmet Tatlıcı’nın ” zina, onur kırıcı davranış ve haysiyetsiz yaşam sürme ” iddialarını reddetmiş.

Ama boşanmayı şu gerekçeye bağlamış.

” Evlilik birliğinin temelden sarsılması. ”

Neymiş bu evliliği temelden sarsan şey.

Eşi Gizem Tatlıcı’nın bir ERKEKLE bir kaç fotoğraf çektirmesi.

Fotoğraflar delil olarak sunulmuş, baktım, yan yana gülerken çekilen fotoğraflar, hani öyle seksi, sarmaş dolaş, öpüşürken falan değil, bildiğimiz normal fotoğraflar.

Mahkeme bu fotoğraflara bakıp ” Örf ve Adete yakışmayan şekilde güven sarsıcı davranışlar ” içinde olduğunu tespit etmiş.

yani sevgili BAYAN arkadaşlarım, AMAN çektirdiğiniz fotoğraflara dikkat edin, tabi ERKEK arkadaşlarıma da bu uyarı. Bakınız sonra bu fotoğraflar nasıl delil olarak karşınıza çıkıyor.

Birileri de bize şu ÖRF ve ADET lerimize uygun fotoğraf nasıl çekilir, hangi fotoğraflar uygun ve yer almalıyız, hangileri uygun değil, öğretirse çok iyi olur.

***
Anımsayanlar olacaktır.

Patriotlar Suriye sınırına yerleşince bri kesim müthiş sevinmişti, hani sanki Suriye’ye karşı savaşa güya birlikte girecektik. Hollanda, Almanya, ABD getirip SAVAŞ füzelerini sınıra koydu.

Şimdi Almanya ve ABD Patriotlarını geri çekiyormuş.

ne oldu?

Suriye’de savaş mı bitti de biz duymadık yoksa Suriye artık tehdit değil mi? Esed – Esad ile barıştık mı?

Bakıyorum o gün Patriotlar geldi diye bayram edenlerin çoğu bugün hakkında yazı bile yazmamış.

Kim neden geri çekiyor, doğru dürüst açıklama bile yok.

***
Neyse …

Yeni bir gün, yeni bir hafta…

Umalım bu hata geçen haftadan iyi olsun, umalım bu hafta şehit vermeyelim, umalım bu hafta siyaset biraz kendine gelsin.

Kim ne derse desin, bir seçim daha bu ülkeyi hiç bir yere götürmeyecektir, umalım da öyle veya böyle Hükümet kurulsun, yoksa gerçekten bu ülkeye ve 2016 yılına çok yazık olacak.

Sevgiler & Saygılar