Bu hafta sonu haberlere hiç ama hiç bakmadım, ne televizyon açtım, ne gazete okudum.
 
Onun sesini duymadım, abuk sabuk haberler okumadım.
 
Bu sabah normale dönüp okudum, ana haber tabi ki dibimizdeki savaş.
 
Aslında iki savaş birden veriliyor, biri ciddi bildiğimiz savaş, silahlar, füzeler, tanklar, bombalar ..yani ÖLÜM.
 
Diğeri diplomatik savaş, Türkiye, ABD, AB, Suriye, Rusya ve YPG arasında ….
 
Fark ettiyseniz artık İŞİD demiyorum, çünkü artık savaş İŞİD ile falan değil, sınırımızda eskiden İŞİD vardı, şimdi YPG var. Türkiye İŞİD varken yapmadığını, YPG varken yapıyor.
 
Ama adama sormazlar mı, kardeşim bu YPG denen her neyse, onun başı buraya geldi, ağırlandı, gazetelerde sayfa sayfa röportajlarını okuduk, neredeyse kardeş güçlerdi onlar…
 
Şimdi bir numaralı düşman oldular. Bakın burada YPG’yi falan savunmuyorum, asla, sadece izlenen DIŞ politikanın nasıl iflas ettiğini ve bizi nasıl dar boğazlara soktuğunu kendimce anlatmaya çalışıyorum.
 
***
Adam nedeni ne olursa olsun, eski karısını çocuklarının gözü önünde av tüfeği ile öldürüyor, tam bir vahşet, katliam.
 
Davası görülürken ” Haksız Tahrik – artık ne demekse ” ve ” İyi Hal – hah bunu biliyoruz, mahkemeye sakal traşı olup, kravat ile gelme ” cezası indiriliyor. 20 yıl .
 
Şaşırdık mı … Hayır tabi ki.. Ama yetmiyor…
 
Temyize gidiyor, bakıyorlar adam hakikaten İyi niyetli, katletmiş ama takım elbise ile gelmiş ayrıca eski karısı bri kaç ilişki yaşamış, hemen İndirim, 18 yıl.
 
Şaşırmamaya devam ediyoruz… derken
 
Bir ceza indirimi talebi daha, kadın bir de bir kaç tane fotoğraf falan çektirmiş, büyük suç. Kimse sormuyor kardeşim kadın boşanmış, bu adamla hiç bir ilişkisi kalmamış, istediği insanlar gezer, tozar, yatar, kalkar, fotoğraf çektirir, özgür bir kadın bu kadın artık diye…
 
Bir ceza indirimi daha istiyorlar…
 
Bu sefer Yargıtay olmaz demiş ve 18 yılda anlaşmışlar, eh o daha çok iner, bir kaç yıl sonra karısını böyle katleden adam aramızda dolaşmaya başlar….
 
***
Şimdi yazdığıma inanmayacaksınız, hadi canım diyeceksiniz, olmaz bu kadar diyeceksiniz.
 
Böyle diyenleri Hürriyet’ten Ahmet Hakan’ın bugünkü yazısına yönlendiriyorum 🙂
 
Konu : Turizm
 
Malum Ruslar yok, Avrupa korkuyor, özelikle Antalya’da oteller büyük sıkıntıda ve gözler kime çevriliyor…
 
Tabi ki BİZE, hani o beğenmedikleri BİZE…..
 
Ama bunu nasıl yapacaklar, çünkü BİZ bu burnu kocaman otellere binlerce lira öderken, Ruslar gelip beş paraya kalıyorlardı.
 
İşte dahi BELEK Turizm Yatırımcıları derneği Başkanı Türkiye’yi kurtarma ve Turizmi canladırma planı yapmış ve anlatmış …
 
Sayın Cemil Uğurlu’ya göre;
 
Yaptırım gerekiyormuş, bir takım YASAKLAR koyulması gerekiyormuş, Vergi yükleri koymak lazımmış, Vize zorluğu olmalıymış ve Yurt Dışı Çıkış pulu harcı arttırılmalıymış…
 
Yoksa ????
 
Yoksa yerli turist yurt dışına kaçarmış …
 
Yani buna okkalı bir yorum yazardım da, gülüp geçiyorum sadece 🙂
 
***
Bugünlük bu kadar, hepinize çok keyifli ve güzel bir gün ve haftaya başlangıç olsun.
 
Sevgiler & Saygılar