Yaklaşık dört gün ayrılıktan sonra tüm arkadaşlarıma selamlar, sevgiler.

Günün haberleri o kadar keyifli olmasa da, en azından ben yazarken ve sizler ile paylaşırken keyif alıyorum. İnsan alıştığı zamanda bunu özlüyor.

Güne her zamanki gibi başladım yine, sabah kahvem ve sigaram, elimde IPAD, gazeteleri oku, haberleri kafanda toparla, sonra geç PC başına yazmaya başla….

Güzel bir haberle bugünü başlayayım …

Damla Sönmez DENİZ SEVİYESİ filmindeki rolü ile Milano Uluslararası Film festivalinde En iyi Kadın oyuncu ödülünü almış.

Tebrikler Damla …

***
Bana göre yine günün haberi Sayın Babacan’ın hukuk çıkışı…

Eminim bu haberi BİRİLERİ sevmeyecek, öyle ya, o birilerine göre her şey yolunda, Hükümet memnun, Adalet Bakanı memnun, HSYK memnun..

Savcılar, hakimler, avukatlar görevden atılıyor, tutuklanıyor, göz altına alınıyor. Onların baktığı davalar birer birer kapanıyor. Almanya’nın savcı, hakimlerinin ceza yağdırdığı Deniz feneri davası biz de zaman aşımına uğruyor, sanıklar beraat ediyor ve bir de biz bu insanlara Reza’ya yaptığımız gibi tazminat hakkı açma hakkı veriyoruz.

Burası Türkiye, burada ADALET siyasete göre şekilleniyor.

Gelelim Sayın Babacan’ın mesajına…. Diyor ki Sayın Babacan..

” YARGI sistemimiz mutlaka BAĞIMSIZ ve TARAFSIZ işlemeli. Eğer bu ZAYIF tablo devam ederse hem demokraside, hem de ekonomi de görmüş olduğumuz bu tabloyu bile gün gelir mumla arar duruma düşebiliriz. Hukuk ve Demokrasi ekmek ve su gibi bir ihtiyaç. ”

Daha ne desin?

Bu zayıf tabloyu yaratanlar kimler? Kim alıyor bu hukuktaki, yargıdaki zayıflığa neden olan kararları?

Ha bu yazdıklarımızın seçimlerde milletin oyuna tesiri olacak mı? Bence SIFIR etkisi olacak, çünkü bizim toplumumuz böyle haberleri sevmez.

***
Meral Akşener’e geçmiş olsun.

Neyse ki bu sefer Siyasiler hep birlikte böyle bir oyuna itiraz ettiler, tamamen ters tepti, kim ne planladı artık bilinmez ama bundan sonra KASET konusu sanırım bu kadar kolaylıkla gündeme gelmeyecektir.

” Çamur at izi kalsın ” atasözü bu sefer tutmadı…

Akıllanacaklar mı?

Bence HAYIR ama en azından eskisi kadar rahatlıkla çıkıp şunun, bunun kaseti var diyemeyecekler artık.

Anımsayın Kabataş kasetini seyredenler bile vardı, ağladım diyenler, seyredemedim çok fena oldum diyenler…

Nerede o kaset?

Camiye gidip ellerinde biralar ile camide içki içtiler dedikleri bir kaset vardı, Sayın Erdoğan o zamanlar bunu yayınlayacağız diyordu, o kaset nerede?

Özetle, bu ülke de KASET bir zamanlar iş yaptı ama onun modası geçti kardeşim, başka şeyler bulmanız lazım artık…

***
Bekliyordum şu uçak sohbetlerini…

Bayılıyor bizim yandaş gazeteciler uçakta Cumhurbaşkanına, Başbakana soru sormaya, tabi sorular onların istediği sorular, hiç nedense aksini soran yok.

Mesela bir gazeteci şöyle bir soru sorabiliyor…

” Diyanet’i neden bu süreçte hedef aldılar? ”

Yani gazeteci zaten inanmış, öğrenmiş, emin olmuş Diyanet’in hedef alındığına, onun için her şey net, sadece Cumhurbaşkanının ne düşündüğünü merak ediyor, bir şey öğrenmek için sormuyor soruyu.

Veya bir başka soru ..

” Arnavutlukta’ki Paralel yapıyı da konuştunuz mu ? ”

Yani Arnavut’ta Paralel yapı var, bunu hepimiz biliyoruz, eminiz, ama bakalım Cumhurbaşkanı bunu konuştu mu yetkililer ile..

Daha bunun gibi bir sürü soru….

***
Soma üzerine biz konuşup duruyoruz ya…

Soma faciasının yaşandığı madenin sahibi Alp Gürkan Türkiye Kömür İşletmeleri ile görüşecek ve yapılan yasal düzenlemelerin getirdiği EK MALİYETLERİ Devletten talep edecekmiş.

Bunu yapabilmek içinde şirketinin genel kurulundan yetki istemiş.

Buraya kadar sorun yok değil mi?

Şirketin Genel Kurulu’da bu yetkiyi vermiş. Bravo demiş Alp Gürkan’a, haklısın git Devlete söyle, ölen ailelere iki maaş, şu bu bir sürü gereksiz para harcayacağız, niye biz ödeyelim, Devlet ödesin.

Yalnız şöyle komik bir durum var ki, şirketin Genel Kurulu sadece 1 kişi, o da Alp Gürkan.

İyi mi !!!

Yani Alp Gürkan, Alp Gürkan’a yetki vermiş ….

Ne güzel değil mi…

***
Kırmızı rujlu kız …

Vefat etmiş … Yazık 21 yaşında Dünyalar güzeli bir kız..

Hiç ajitasyon yapmadan, gülerek kırmızı rujuyla pozlar veren ve sosyal medyanın sevgilisi haline gelen bir kız …

Ailesinin, sevenlerinin başı sağ olsun …

***
Soma’nın Baş Mühendisi Mehmet Efe hakkında ayrıca bir yazı yazacağım, biraz araştırmam gerekli.

Neden bu konuyu ayrıca yazmak istiyorum..

Soma katliamının sahipleri hepsi duruşmalarda ONU suçlu gösterdi…

Soma’dan kurtulan madenciler de ONU Kahraman olarak anlatıyor.

O zaman bu işte bir tuhaflık var, bütün suç o madende şehit olan bu Baş Mühendise mi yıkılmak isteniyor. Nasılsa öldü, kendisini de savunamaz…

Biraz google karıştırmam gerek ama bunu mutlaka yazacağım …

***
Aile Hekimleri 3 gün iş bırakacaklarmış.

Yani muayene yapmayacaklar.

Neden peki?

Sağlık Bakanlığı Aile Hekimlerine CEZA puanı kesiyormuş, şunu yapmadın bu kadar puan, bunu yapmadın bu kadar puan.

Eğer bu puanlar 100 olursa, o Aile Hekimi hakkında soruşturma başlatıyorlarmış ve anlaşmalarını fesih ediyorlarmış.

Şimdi ben de bir çoğunuz gibi uygulamanın çokta yanlış olmadığını düşündüm, meğer sorun puanda veya sistemde değil.

Ceza puanlarını 5 puandan 20 puana çıkartmışlar ve bunu bir çok Aile Hekimine karşı tehdit olarak kullanmaya başlamış Sağlık Bakanlığı.

Yani siyasi …

Şimdi oldu.

Sevdiğin doktoru koru, sevmediğin doktoru her an puanla korkut ve işten çıkart …

***
3. sayfa haberlerini bilerek es geçip en alta aldım …

Çünkü okuyunca insan ne oluyoruz demeden duramıyor, detaya girmeden şu haberlere bakar mısınız ..

– Alman cinneti .. Adam karısını vurdu, kendisi intihar etti…
– Apartman sakinleri çöp asansörde taşındı diye kapıcıyı öldürdü …
– Yolcu Metrobüs şöförünü bıçakladı …

Aman aman, kalsın, bu haberleri de detaysız okuyalım …

***
Ve FENERBAHÇE …

Final Four bugün başlıyor, ilk rakip Real Madrid.

Umarım çok büyük başarılara imza atar Fenerbahçe.

haydi bakalım, bütün Türkiye sizler ile …

***
Keyifli, sağlıklı, huzurlu ve HAYIRLI bir Cuma günü olsun.

Sevgiler & Saygılar