Bana göre çok uzun bir aradan sonra yine birlikteyiz, Abu Dhabi seyahatini tamamlayıp, dün Vatanıma döndüm, ilgili seyahat yazımı ve fotoğrafları dün geç bir saatte paylaştım, arzu eden arkadaşlarım profilimden geri dönüp bakabilir.

Güne güzel başlayamadık, çünkü büyük bir ihtimalle İŞİD; Paris’i kana buladı. 3 ayrı bombalı ve silahlı saldırı sonunda 140 dan fazla kişi hayatına kaybetti, sayının artmasından endişe duyuluyor. Gerçekten çok acı bir haber.

Bu katliamı ” İyi oldu, siz beslediniz, şimdi siz de görün ” gibi yazı ve yorumlar ile birlikte okumak çok daha acı geliyor bana. Ölenler politikacı değil, ya da siyasete yön verenler değil, sizim benim gibi akşam maç seyretmeye, dans etmeye, yemek yemeye, müzik dinlemeye giden insanlar.

Hangi ülkede olursa olsun, SİVİL ve SAVUNMASIZ bir halkı öldürmeye yönelik hareket nasıl tasvip edilebilir? Bunu yapanları gerçekten anlamıyorum. Bu tip kararları alanlar siyasetçiler, ülke politikaları yüzünden Sivil halkı katletmeye yönelik saldırılara nasıl ” İyi olsun ” diyebilirsiniz?

Fransa’ya çok geçmiş olsun…

***
Güney Doğu kaynıyordu, seçimden sonra da kaynamaya devam ediyor.

Yine şehit haberleri, yine sokağa çıkma yasakları.

Nasıl sonuçlanacak ve son bulacak bu şehit haberleri, nasıl tekrar eski yaşamlarına dönecek bu şehirler artık cidden bilmiyorum.

AKP istediği oyu da, hükümeti de aldı, ne yapılacaksa yapılsın ve ülke normale dönsün. Yazık oluyor bu şehitlere, ailelerine ve oradaki sivil halka.

Artık cidden bu haberleri görmek, okumak ve üzerinde siyaset yapmak istemiyoruz, her neredeyse çıksın şu artık barış mı, çözüm süreci mi ve şu KAN bitsin.

***
” Kamuoyunda imajı olumlu başörtülü bayanlar “.

EH bu yeteri kadar konuşulmuş, tartışılmış, ama güzel olan Sayın Başbakanın tepkisi, bugün bir çok gazeteci bu tavrını tebrik etmiş, bize de tebrik etmek düşer.

Vali de kendince özür dilemiş.

Anlamsız olan bu, madem özür dileyecektin neden böyle bir yazıyı kaleme aldırdın da yayınladın? Yaranacağım derken yolda kalmanın bir bedeli mi bu?

***
Antalya kırmızı bölge oldu sonunda.

G20 zirvesi için Dünya Türkiye’ye akıyor. Otelleri kapatan kapatana.

Tabi ki çok önemli bir olay bu, Dünyanın gözü 2 gün boyunca Antalya’da olacak. Tüm Dünya televizyonları naklen yayınlar yapacak.

O yüzden güvenlik önlemleri normalin çok üstünde olacaktır ki ben bunu normal buluyorum. Ülkemiz açısından bu kadar prestijli bir toplantıda çıkabilecek bir olay, bize ve ülkemize çok puan kaybettirir.

***
Çarşaf giyinen insanlara saygım var ama asla beğenmiyorum ve kabul de edemiyorum. Ancak bu kıyafet öyle çok şeyi kapatıyor ki arada Gölcük’teki gibi silah taşıyan insanlar bile çıkabiliyor.

Allahtan sıkıntılı bir durum olmadan ve kimse hayatını kaybetmeden rehineler kurtarıldı, yoksa orada da bir katliam söz konusu olabilirdi.

***
Analizler yayınlamışlar G 20 toplantısından önce. Analiz konuları;

– Hukukun üstünlüğü
– İş yapma kolaylığı
– Ekonomik özgürlük
– Basın özgürlüğü
– Cinsiyet eşitsizliği
– İnsani gelişim

Bu konuların hepsinde Türkiye SON SIRADA … Bir tek Milli Gelir de ön sıralarda yer alabilmişiz, onun dışında hiç bir ilerleme yok ülkemizde.

İnsani şartlarda, medeni ve özgürce sesimizi duyurmak istiyorsak yapmamız gereken bu analizlerde üst sıralarda olmayı hedeflemeliyiz, tabi bunu da becerecek olan, hükümetlerin uygulamaya koyduğu politikalar olmalı.

Ancak bu konuda nedense ben de umutsuzum, çünkü analizler gösteriyor ki, ileriye değil, geriye gidiyoruz.

***
Artık moda oldu, her gün veya hafta gazeteci, sivil, blogger demeden birileri Cumhurbaşkanına hakaretten ya yargılanıyor, ya suçlanıyor ya da hapse atılıyor.

En son web sitesi üzerinden yazı yazan Perihan Mağden ‘de Cumhurbaşkanına hakaretten yargılanmaya başlanmış, ifadesini almışlar.

Bu konuda rekora koşuyoruz, sanırım Dünyada Cumhurbaşkanına bu kadar çok hakaret eden ilk ülke olacağız.

***
Bugünlük bu kadar, hepinize çok güzel bir Cumartesi günü diliyorum. keyfiniz ve huzurunuz yerinde olsun.

Sevgiler & Saygılar