En son yazımı 6 Ağustos’ta yazmıştım, o da Kolombiya’dan sanırım. Aradan geçen zamanda elimden geldiği kadar takip ettim Türkiye’de olan biteni ama yazacak zamanım olmadı.

Dün saat 18:00 gibi arabamı alıp havaalanından yola çıktığımda radyoda tanıdık bir ses duydum, yaklaşık 15 gündür hiç duymadığım, sayın Cumhurbaşkanının sesi.

Haberler radyoda biliyorsunuz konu konu veriliyor, mesela Koalisyon bir haber, Güvenlik bir haber, Ekonomi bir haber…

Ama Sayın Cumhurbaşkanımız sekizinci defa topladığı muhtarlara öyle bir konuşma yapmış ki, hangi haberi verirlerse versinler hepsinde o var. Bu haberleri dışarıdan birisine dinletseniz, der ki, siz de herhalde bir tane siyasetçi var ve her konuda bilgili, her konuda o konuşuyor.

Bu kadar olur …

***
İngiltere’de toplantılarda bir çok farklı insanla tanışıp sohbet ettik, iş dünyası yani, ve Türkiye’yi ne kadar yakından takip ettiklerini duyunca şaşırdım açıkçası.

Hemen hemen hepsi daha önce Türkiye’ye gelmiş, İstanbul’u seviyorlar, İzmir ve Antalya’yı çok sevenler var.

AMA… Acı olan bir taraf var ….

O kadar güvensiz buluyorlar ki, şimdi olsa GİTMEYİZ diyorlar, çünkü korkuyorlar.

Sadece onlar değil, bütün DÜNYA korkuyor Türkiye’ye gelmekten.

Siz burada haberleri yasaklayabilirsiniz, yayın yasağı koyabilirsiniz, siteleri kapatabilirsiniz, erişimleri engelleyebilirsiniz ama DÜNYA bunun farkında ve öyle kötü bir görünümdeki ülkem.

Tam bir KAOS, bir taraftan PKK, bir taraftan İŞİD, her gün ÖLÜM haberleri, ŞEHİT haberleri, bombalamalar, silahlı çatışmalar.

Ve bunları düzeltmek yerine, Türkiye’yi bir 3 ay daha belirsizliğe ve kaosa mahkum ediyorsunuz, bunu Türkiye atlatacak güçte mi? Ekonomik faturası ne olur?

BİR kişi hariç bütün Türkiye farkında ama, işte olmayınca olmuyor. O istemediği için Türkiye koskoca bir 2016 yılını da heba etmek durumunda kalacak, yazık gerçekten çok yazık …

***
Herkes bugüne kitlenmiş, neymiş bugün 14:00 te Sayın Kılıçdaroğlu ve Davutoğlu görüşecekler ve ne olacağı belli olacak.

Beni takip eden arkadaşlarım bilir, kaç tane yazı yazdım bu konuda, Sayın Cumhurbaşkanı varken bu ülkede bir koalisyon kurulması olanaksızdır.

CHP’yi yine de tebrik ederim, ülkede kaosu engelleme adına bir çok konuda fedakarlıklar yaptılar, oy kaybetme uğruna o masaya oturdular ve kalkmadılar AMA dün NET bir şekilde daha görüldü ki, AKP asla bir koalisyon yapmayacak, öyle ya Sayın Cumhurbaşkanımızın tabiri ile İNTİHAR edecek değil ya….

Ben hiç ama hiç ihtimal vermiyorum bu siyasilerin Türkiye’yi falan düşündüklerine, hepsi kendi koltuğunun peşinde.

Ne olacak bir erken seçimde anlamış da değilim, AKP bir kaç yüzde oy farkı ile tek başına iktidar olsa ne değişecek? Bu ülkeyi yönetebilecek mi?

3 ayda, 6 ayda daha fazla şehit verdikçe AKP’nin oyları mı artacak?

Bütün hesap buysa, açıklasınlar ben oyumu AKP’ye vereceğim, yeter ki gencecik şehitlerimiz ölmesin. Bir kaç oy fazla alacağına inanarak bu ortamın devamını isteyenlere açıkça söylüyorum, verdiğimiz milyonlarca OY, bir cana değişilmez.

Siyasetçiler için ne kadar kolay, ASLANLARIMIZ ölmeye hazır demek, askerlerimizi bu kanlı savaşın içinde tutmak ve ne uğruna OY uğruna.

Ve bütün bunlar BİR kişinin ihtirasları uğruna oluyor, o olmasa belki koalisyon da olacak ama o izin vermiyor ve bütün Türkiye ONUN kararları yüzünden daha çok can kaybediyor, bir gün bunun hesabını birileri verecek.

***
Bugün koalisyon macerası bitecek ama hiç umutlanmayın, yarın bir başka kavga bizi bekliyor olacak.

Türkiye’yi erken seçime kim götürecek ve burada baş rolde yine MHP’yi izleyeceğiz.

MHP’nin Sayın Cumhurbaşkanı hakkında atıp tuttuğuna bakmayın, ben size olacağı söyleyeyim.

MHP AKP Azınlık Hükümetini destekleyecektir. Yani Güven oylamasında Meclise gelmeyecektir, böylelikle AKP hükümeti Türkiye’yi seçime götürecektir.

MHP, bir seçime HDP’nin de Bakanlık alacağı bir hükümet ile gitmez.

O yüzden bu orta oyunu sahneleniyor, Koalisyon öncesi Cumhurbaşkanı açıklama yapar, MHP bunu şiddetle reddeder, sonra Azınlık Hükümeti planı devreye girer ve MHP tabanına döner der ki..

Ne yapalım, PKK cı partiler ile mi yan yana gelelim?

Meclis Başkanlığı seçiminde bile bunu yapan Azınlık Hükümetinde bunu hayli hayli yapar.

O yüzden paşa paşa kabullenelim.

– Koalisyon olmaz.
– Süre dolar, Sayın Cumhurbaşkanı erken seçim kararı verir.
– AKP azınlık Hükümetini kurar.
– Güven oylaması yapılır, MHP meclise girmez ve Hükümet güven oyu alır.
– Partiler erken seçim için çalışmaya başlar….

Bu arada Türkiye ne mi olur?

Kimin umurundaki, dün Muhtarların ateşli desteğini gördüm de, bıraksak oradan savaşa gidecekler, UTANDIM cidden UTANDIM …

Benim Muhtarım meğer siyaset için can atıyormuş…

***
Bir gün Zekeriya Öz’ün heykelini dikecekler diyenlerden Yaka paça gelip hesap vereceklere geldiler gördünüz mü…

O Zekeriya Öz ki, altına Devletin kendisine verdiği zırhlı aracı aman Zekeriya kullansın diye verdiği SAVCI idi.

Bu davanın SAVCISI benim dediği, Adaleti ve Hukuku katlettiği, yüzlerce masun insanı senelerce haksız yere hapis yatırdığı suçlamaları yapan SAVCI.

Dün dinledim de, bütün bunlar sanki olmamış gibi, yine onun hakkında neler dedi.

Hani çaresiz kalıp bir şey diyemez, yapamaz duruma gelirsiniz ya, işte kendimi öyle hissediyorum, yüzüne karşı sakince, bu sizin SAVCINIZ değil mi demek istiyorum da ….

Neyse …

***
Kusura bakmayın gelir gelmez böyle kötü, karamsar bir yazı yazmak durumunda kaldım, ben de mutlu olmadım ama GERÇEKLER bunlar ve ülkeme olanlar için çok üzülüyorum.

Gezdiğim, gördüğüm onlarca ÜLKEDEN çok daha fazlasına sahip olan ülkemde maalesef bunlar oluyor…

Herkese güzel bir gün diliyorum ama bu çok klasik oluyor, çünkü her birimizin bu duruma çok üzüldüğünü biliyorum.

Sevgiler & Saygılar