Sonunda oldu, haftalardır Ahmet Hakan’a kesin saldıracaklar diyordum, saldırdılar.

Dün akşam evine dönerken dört kişi saldırmış, burnu kırılmış, kaburgalarında kırıklar varmış, hastaneye kaldırılmış.

Yine Hürriyet Yayın grubuna Sayın Cumhurbaşkanı muhtarlar toplantısında fena giydirmişti, saldırılar devam ediyor.

Bakalım Hürriyet’in yandaş yazarları bu saldırılara ne yanıt verecek?

Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, Türkiye’nin en çok tiraj yapan, okunan gazetesi ile Ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı çocuk gibi kavga ediyorlar, hedef gösteriliyor, saldırılıyor.

Bir diğer tarafta Gazeteci Hasan Cemal, Cumhurbaşkanına hakaretten yargılanıyor.

Dünyanın hiç bir ülkesinde bir Cumhurbaşkanına hakaret davası diye bir dava yokmuş, bunu da öğrendik ama biz de var ve REKOR kırıyor, neredeyse Padişahım çok yaşa demeyen herkes hakaret ediyor mantığına döndü.

Liseli çocuklardan gazetecilere, siyasilerden bürokratlara kim ağzını açsa, kendini Mahkemede buluyor.

Dün ben de bir sözünü paylaşacaktım, tesadüfen öğrendim ki, aynı sözü AFİŞ haline getirip mitingde sallayan bir genci de Cumhurbaşkanına hakaretten yargılıyorlarmış.

Sonra çıkıp birileri bu ülkede MEDYA özgürdür diyor.

***
16 işçimiz serbest kaldı.

Allaha şükür, onların canı yanmadan, acılar yaşamadan serbest bırakıldılar.

Serbest bırakılırken de kaçıranlar tek tip elbise giydirmişler, ceplerine 200 Dolar para koymuşlar ve bir tane Kuran-ı Kerim vermişler.

Niye kaçırıldılar, ne oldu da serbest kaldılar.

Kimse bilmiyor anladığım kadarıyla, ortada bir operasyon falan da yok.

Neyse, önemli olan sağ salim ailelerine ulaşmaları. Geçmiş olsun.

***
Şimdi Rusya’da oyunda….

Suriye gitgide bir Süper Güçlerin arenası haline geliyor.

Amerika ve Rusya sanki birlikteymiş gibi yapıp, Suriye’yi karık karış parselliyorlar.

Biz hala ESED siz olmaz diyoruz ama biz sadece diyoruz, bizi takan falan yok.

ABD Dıişleri Bakanı bile açıkladı ” Başlarda Esad gitsin diyorduk ama şimdi MAKUL ve DÜZENLİ bir geçiş süreci olabilir ” diyor. Rusya ve İran ise buna tamamen karşı.

Bırakalım Suriye halkı kendi karar versin, neden biz onların işlerine karışıyoruz mesajı veriyor. Suudi Arabistan ise aynen bizim gibi, ya gitsin, ya da askeri müdahale ile gönderelim diyor.

Suriye uzunca bir süre daha bu kaosu yaşayacak gibi…

***
Dün CHP Seçim Bildirgesini açıkladı.

Büyük farklılıklar yok, 7 Haziran’ı daha geliştirmişler, eklemeler yapmışlar.

OYUM CHP’yedir, bu ASLA değişmez.

Yolları açık olsun, umarım bu sefer 7 Haziran’dan daha başarılı bir sonuç alırlar, tahminim %25 in altına düşmez, %30 un da üstüne çıkmaz, bu iki rakam arasına bir yere oturur CHP.

Bir de baktım da …

Ne kadar eleştirirsek eleştirelim, ben Kemal Kılıçdaroğlu’nu seviyorum.

Güleryüzlü, dürüst, sevecen, esprili bir siyaset adamı.

Siyasette böyle yüzler olmalı, umudumuz koruyan insanlar olmalı…

Performansı tartışılır, Başkanlığı tartışlır, Liderliği tartışılır.

Tartışılsın da …

TEK ADAM olmasın ama İNSANLIĞı tartışılmaz.

***
Özür dilerim dedi, çok hatalı kararlar vermişim.

Hem de bunu çıktı Canlı yayın da söyledi Hakem Deniz Çoban.

Linç edildi….

Hakemler, Federasyon, Köşe yazarları, Kulüp Başkanları..

Arkadaşlar,

PARDON aldatılmışım diyenleri BAŞ TACI yapıyorsunuz, siyasi aldatmaların BEDELLERİNİ bu ülkede insanlar CANLARI ile ödüyorlar, kimsenin taktığı bile yok.

Bir maçta verdiği iki yanlış karar yüzünden ÖZÜR DİLEYEN bir inanı da linç ediyorsunuz, altı üstü FUTBOL, 3 puan yerine 1 puan almış.

Kimin canı yanmış, hangi ocağa acı düşmüş?

Nasıl bu kadar İKİ YÜZLÜ olabiliyorsunuz anlamak mümkün değil.

Koskoca ülkenin başı ALDATILDIN deyip neredeyse özür dileyince sorun yok, Hakem pardon deyince mi sorun var?

Ağlayarak hakemliği bırakan Sevgili Deniz Çoban…

Yapma zaten hakemlik falan, bu kadar iki yüzlü insanın olduğu bir ülkede HAKEM olmak zaten yapılacak bir şey değil.

Yolun açık olsun…

***
Doğaya zarar vermek için hepimiz el birliği ile çalışıyoruz.

Bodrum’un haini gördünüz, doğa yok edilince sel aldı götürdü.

Bir doğa faciası daha yaşandı, Sakarya PAMUKOVA’da, dün sosyal medyada da paylaşıldı ama kimsenin ilgisini çekmedi.

Gelen bir ihbarı değerlendiren Çevre Korumacılar, yaklaşık 500 metrekarelik alanda kazı yapınca, kimyasal artıkları tespit ediyorlar, fotoğrafları var.

Ne vicdansız insanlar var ya, KİM, nasıl böyle bir kararın altına imza atabilir. Mutlaka bunda birilerinin ONAYI var, tamam alın gidin gömün diye.

Herhalde bu kimyasal atıkları götüren Kamyon Şöförünün kararı değildir oraya gömmek.

Bunu yaparken hiç mi vicdanınız sızlamadı kardeşim, bu kararı veren her kimse veya kimseler, sizin de çocuklarınız, aileniz bu ülkede yaşamıyor mu?

***
Suudi Arabistan Yemen’de bir düğünü bombaladı,

Çoğu kadın ve çocuk …..131 ÖLÜ.

Duydunuz mu bizim yetkililerden her hangi bir kınama, kabul edilemez açıklaması.

Peki ya yandaş medyada yer aldı mı?

Hani biz yaradanı yaradandan falan seviyorduk, onlar müslüman değil mi?

Müslümanları, kadınları, çocukları Suudi Arabistan uçakları öldürünce bu VAHŞET, KATLİAM olmuyor mu?

Suriye yapınca söylemediğini bırakmayacaksın, Suudi Arabistan yapınca görmezden geleceksin.

Siyaset bu işte ama İNSANLIK bu mu onu artık İslam Dünyası düşünsün …

***
Bilimde geriye doğru gidiş hızla devam ediyor.

Gurur duyduğumuz üniversiteler, ilk 500 içinde olan üniversitelerimiz bu sene 500. 600. sıralara gerilediler.

Neymiş PUAN seviyesi değişmişte ondanmış. Yeni kriterler getirmişler de ondan düşmüşleri.

Ben size değişen kriterleri söyleyeyim;

– Uluslararası görünürlük
– Endüstri bağlantıları
– Öğretim kalitesi

Yani bu üçüne önem verilince, bizimkiler KÜT aşağıya inmiş…

Çünkü, kendi kendimize eğitim yapıyoruz, yaptığımız. bulduğumuz bir İCAT yok, üretip sattığımız bir buluş yok ve aldığımız o MUHTEŞEM eğitim ve YÖNETİM kararları ile üniversitelerin hepsini Siyaset ocağına çevirdik.

Kazanan Başkanları değil, siyasi yandaş profesörleri rektör yaptık. Kim Hükümete yakınsa onları seçtik.

hayvanat Bahçesi Müdürünü de getirip TÜBİTAK’a başkan yaptık.

Sonra.. İşte sonrası bu, her sene aşağıya giden üniversiteler, ilim ve bilim.

***
Son olarak spor…

Galatasaray yine beceremedi, yine 3 puan yok, 2013 Juventus maçından beri 3 puan kazanamadı Galatasaray.

Bunu artık görmeliyiz. En son Fenerbahçe’nin Norveç maçından sonra da yazmıştım.

PARA değil çözüm, Dünyanın en iyi futbolcularını almakta değil, biz bu yanlışı yapmaya devam ediyoruz.

Yaşı geçmiş, artık futbolu kendisine göre zirvede tamamlamış futbolculara burada DÜNYANIN PARASINI veriyoruz.

Dünyanın en güçlü takımlarında oynamış ve sonra kadro dışı kalmış veya yaşlanmış futbolcuları bu ülkeye dünyanın dövizini verip getirmenin bu takımlara ve bu ülkeye hiç bir FAYDASI olamaz.

Olsa olsa, kendini EZİK hisseden bu topluma BAKIN size kimleri getirdim havası yaşatırsın, verdiğin paralar da çöpe gider, belki bu ülkede ŞAMPİYON olur, baş tacı edilirsin ama Avrupa’da hezimete uğrarsın.

Bak Norveç’e, Kazakistan’a, senin bir tek oyuncun bütün takımdan daha pahalı ama ONLAR futbol oynuyor, yürekten, enerjisi ile, biz nal topluyoruz.

Değişmezsek nal toplamayı da beceremeyeceğiz zaten…

***
Aydınlık ve umut dolu bir güne …

Sevgiler & Saygılar