Sabahları karamsar yazılar yazmaktan nefret ediyorum, ama gündem öyle karamsar olaylar ile dolu ki.

Ve maalesef bilgilenmemiz lazım, bu sorunlardan kaçamayız, hep iyileri görmeye çalışarak yaşayamayız.

Zaten İKTİDAR’da bunu yapmamız istiyor, kötüler hasır altı olsun, kimse Türkiye’de ne oluyor, bitiyor, öğrenmesin, kimse sorgulamasın, kimse yazmasın, kimse okumasın.

Daha dün yazmıştım, bir tek Cumhuriyet ve Sözcü kaldı, onlar da kapatıldı mı bu iş biter demiştim. Sabah okudum, Mali Şube, Cumhuriyet Gazetesinde inceleme başlatmış, yakında oraya da bir Kayyum falan atarlar, olur biter.

Rusya krizini biraz hafife aldığımızı düşünüyorum, Putin hiç taviz vermeden önlemleri arka arkaya yapıyor.

Vize sorunu, Sebze meyve ithalatı, Beyaz Et yasağı falan derken, şimdi uçaklara, turistlere, gezilere her şeye yasak koymaya başladılar ve devam edeceklerini de öyle dedikodu falan değil, bizzat çıkıp Bakanları açıklıyor.

Putin Paris’te bizim Cumhurbaşkanı ile görüşmedi, bırakın görüşmeyi aynı salonlarda bile olamadılar. Biz HABER bekledik, olmadı. Aynı fotoğraf karesinde bile yer almadı.

Diğer taraftan çok CİDDİ bir prestij kaybı yaşadığımızı düşünüyorum, 3 MİLYAR EURO verdiler, önümüze tam 72 MADDE koydular, bunlar olursa eğer 2016 Ekim’de Vizesiz gezebilecekmişiz.

Türkiye bir MÜLTECİ yuvası olacak. BU para ile KAMPLAR yağacağız, mültecileri burada tutmak için.

Bakın buraya yazıyorum ve bu konu hakkında ayrıca bir yazı yazacağım, bizim başımızı en çok ağrıtacak olan ne biliyor musunuz?

GERİ ALIM anlaşması …..

Bunun üstünde şimdilik kimse durmuyor ama göreceksiniz, en çok konuşulan konu olacak. Geri Alım demek, siyasi nedenler dışında Türkiye’den her hangi bir şekilde AB’ye girenlerin geldikleri ülkelere geri gönderilmesini kabul ediyoruz demek.

Yani tespit ettikleri Türkiye’den girenleri AB ülkeleri tespit edip, hepsini GERİ gönderecek, bu insanlar için biz burada Kamplar inşa edeceğiz ve bu insanların ülkelerini bulup biz de geri göndereceğiz. Afganistan, Sudan, yemen, Katar veya her nereden geldilerse ve bizden gittilerse hepsi bize geri gelecek.

Yani Türkiye Cumhuriyeti, AB’nin kendisini temizlemek için kullanacağı bir ÜLKE oldu. Bunu da BAŞARI diye sunuyorlar ya, diyecek bir sözüm yok yani artık.

Tahir Elçi’nin delilleri toplanamıyor bir türlü, delil aramaya gidenlere ateş açılıyor ve geri dönüyorlar.

Neden peki?

Çünkü Tahir Elçi’yi öldüren kurşunun çekirdeği bulunamadı, onu bulamazsan silahı bulamazsın, silahı bulamazsan kim kullandıyı bulamazsın, kim kullandıyı bulamazsan da …

Adı Faili meçhul kalır ….

Bu kadar basit….

Çok zorlu bir dönemden geçiyoruz, Basın özgürlüğü kalmamış, Gazeteci, Asker yine bir sürü abuk sabuk nedenler ile içeri tıkılıyor.

Tek Parti olarak gelsinler, yönetsinler diyen %49,5 ne düşünüyor desem ne olacak, o %49,5 içinde bu olayları %5 i takip ediyorsa öp de başına koy.

Neden kazanıyorlar?

Çünkü gündemi takip eden kesin taş çatlasa %40 dır, ne oluyor, ne bitiyor diye merak etmeyen insan sayısı Ülkenin yarısından fazladır.

Bir kaç televizyon kanalını, bir kaç gazeteyi çıkartın ki o televizyon ve gazeteler zaten %60’ın yaşadığı yerde seyredilmiyor.

Seyredilen televizyonlara bakın, TRT, STAR, ATV, SHOW, KANAL D şu bu, hepsinde haberler günde 3 4 kez, geri kalan Dizi, Evlilik programı ve Yarışma.

80 Milyonluk ülkede Gazete tirajı 300 – 500 bin …. Kimse okumuyor, dinlemiyor, görmüyor..

O yüzden %50 ile iktidara çok şaşırmayın, bundan sonra da bu kolay kolay değişmez. Değiştirecek olanlar da Siyasiler ama onlar da kendi dertlerinde, birbirlerini yemekle meşgul.

Neyse …

İşte bugün de böyle bir yazı çıktı, biz üstümüze düşeni yapalım, yazalım, çizelim, okuyalım, paylaşalım…

En azından bir %25 birbirimize sahip çıkalım, bir olalım, birlik olalım….

Bu bizi güçlü tutar en azından.

Hepinize keyifli bir gün dilerim.

Sevgiler & Saygılar