Daegu veya Taegu, Güney Kore’nin Seul ve Pusan’dan sonraki üçüncü büyük şehri. Ancak şunu söylemeliyim ki, Pusan ve Seul’da bulunan yabancı sayısına göre Daegu neredeyse hiç yabancısız bir şehir diyebilirsiniz. Ben neredeyse 6 gün Daegu’da kaldım ve kendimden başka yabancı görmedim -ki neredeyse bir tam güm boyunca Pazar günü tek başıma bütün şehri ve turistik yerlerini gezmeme rağmen 🙂 Bana inanın şaka yapmıyorum. O kadar lokal bir şehir ancak önemi şurada Daegu bir sanayi kenti, bütün büyük fabrikalar, üretim, bu şehirde yapılıyor.

Daegu’da öncelikle bizim birlikte çalışacağımız firmanın fabrikası var, benim tüm eğitim ve toplantılarım burada geçti. Gündüzleri bütün gün fabrikada, geceleri de Daegu ve çevresini gezmeye çalıştık. Sağ olsunlar bir dakika yalnız bırakmadılar, artık bin bir rica ile bir Pazar’ımı kendime ayırabildim ve tek başıma gezebildiğim kadar gezdim. İnanılmaz sıcakkanlı ve güzel gülen insanlar. Çalışkanlıklarından bahsetmiyorum bile, tertemiz bir ortamda üretim ve R&D yapıyorlar. Ben hem onları, hem ürünlerini çok beğendim. Akşamları dahi bir çoğu yemekte bize eşlik ettiler.

Bu arada Keric ( gerçek adı Chang-Sik, Choi ) ten bahsetmeden geçemeyeceğim Keric, beni hiç yalnız bırakmayan firmanın Teknik Servisinde çalışan bir mühendis. Her gün aldı, getirdi, gezdirdi. 12 Aralık’ta evlenecek, nişanlısı ile de tanıştırdı, birlikte bowling oynadık. Dünya tatlısı bir insan. Nişanlısı da öyle, Allah mutlu etsin, bakalım 12 Aralık’ta evlenip Guam Adalarına balayına gidecekler. Bowling dedim de, her iki oyunu da kaybettim, sevgili Keric, birinci oyunda 1 farkla, ikinci oyunda 25 sayı farkla beni geçti ve gecenin şampiyonu oldu 🙂

Daegu’da en ilginç yerlerden birisi Tapınakların bulunduğu ve arabayla Daegu’ya bir saat uzaklıktaki Donghwasa ve Gatbawi tapınakları. Muhteşem olduklarını söyleyebilirim.Yine burada bulunan devasa Budha taş heykeli sanıyorum Uzak Doğu’daki en büyük Budha heykellerinden. Tapınakların bir çok farklı fotoğraflarını web sitemde yayınlayacağım. Buraya en güzellerinden birisini seçmeye çalıştım ama hepsinin gerçekten muazzam olduğunu söyleyebilirim.

Daegu’da ve aslında tüm Güney Kore’de en çok dikkatinizi çeken şey sonbaharın gelmesiyle renk değiştiren ağaçların yaprakları. İnanılmaz manzaralar oluşturuyor. Rengarenk bir yaprak tablosu gibi. Bu renklerin uyumu ve görüntüsü çok pozitif bir dünyaya sokuyor sizi. Zaten parklarında en çok fotoğrafları çekilen şey bu ağaçlar oluyor. benim de yanda gördüğünüz güzel yaratıklarla çektirdiğim fotoğraf en çok sevdiğim fotoğraflardan birisi. dediğim gibi daha fazlasına web sitemdeki albümlerden ulaşabilirsiniz.

 

Daegu’da oldukça güzel parklar var. Hele bir tanesi oldukça keyifli, Apsan Park. Çok kalabalık bir şehir olmasına ve evlerin 20 30 katlı olmasına rağmen ödün vermedikleri alanlar Park alanları.

Parklara çok özen gösteriyorlar, koşanlar, gezenler, oldukça da sık ziyaret ediyorlar. Ben bir kaç parklarını gezdim, hepsi dolu, insanlar çoluk çocuk doldurmuştu parkları.

Apsan parkın bir başka güzelliği Daegu’nun en tepeine çıkan teleferik olayı. Yaklaşık 700 metrelik bir mesafeye teleferik ile çıkıp şehri baştan aşağı görebiliyorsunuz. Maliyeti 6.000 Won, yani 6 dolar civarında, tepede bir kaç gözlemleme evinin yanı sıra lokantası da var. İsteyen burada yemek yiyebiliyor, ama bizim piknikciler gibi yanlarında yiyecek getirenler de oluyor, bunlarda zirvede bir yerde oturup manzaranın karşısında yemeklerini yiyorlar. Daegu’ya gidenlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir yer. En çok şaşırdığım da daha önce söylediğim gibi benden başka yabancı görmemem oldu 🙂

Daegu’nun bir başka güzel ve öze noktası Daegu Tower, Duryu Parkın içinde. Burası da oldukça keyifli bir mekan. 150 metre civarı bir yüksekliğe sahip kulenin 4. katından en aşağıya kadar sky cab adını verdikleri minik kişisel teleferikler var. Onunla da yukarı çıkıp aşağı inme şansınız var.

Özellikle gece manzarası bu sky cab’lardan büyüleyici diyebilirim. Bunun da maliyeti 4.000 Won.

Tower’ın üst katı yemek salonu ama önce rezervasyon yaptırmanız gerekiyor, yoksa yer bulma şansınız yok, ben denedim ama maalesef yer bulamadım.

Aynı mekanın alt kısmını yani Tower’ın bulunduğu yer ise bir Luna Park. Duryu Parkta 5 bölümden oluşan Luna Parkta yok yok. Bir Luna Parkta olması gereken her şey var, özellikle her Luna Park’ta olduğu gibi burada da Roller Coaster bir numara. Koreliler Luna Parkı çok seviyorlar, ağzına kadar doluydu. Fast Food tarzı yiyecekleri sevmemelerine rağmen, burada KFC’den McDonalds2a kadar her şey var. Fiyatlar da bizim fiyalarımızla hemen hemen aynı.

Daegu için yazacaklarım bu kadar, aslında fotoğraflardan daha güzel kafanızda canlanacağına eminim.

Size güzel çocuklardan bahsetmiştim, yine bu yazımı da bu harika yaratıklardan bir fotoğraf ile tamamlayacağım 🙂

Sevgilerimle,