OECD bir değerlendirme yayınlıyor, PISA, her 3 yılda bir yapılıyor. Bu değerlendirmede Matematik ve Fen alanlarında ülkelerin öğrencilerini değerlendiriyor. En son 2102 de yayınlanmış, yenisi 2015 te yayınlanacak. 2012 sonuçlarına göre Türkiye;

64 ülke arasında 44. sırada …..

Hırvatistan, Sırbistan, Yunanistan, İsrail gibi ülkelerin de altındayız.

NEDEN?

Çünkü çocuklarımız OSMANLICA bilmiyor, mezar taşlarındaki Matematik ve Fen ile ilgili belgeleri okuyamıyor…
*****
Uluslararası Matematik ve Fen derslerinde başarıyı ölçen TIMMS diye bir kuruluş var. 4. ve 8. sınıftaki öğrenciler üzerinde çalışmalar yapıp, sonuçlarını yayınlıyorlar.

Buradaki yapılan analiz sonuçlarına göre ” dört işlemin sonuçlarını bile doğru dürüst yanıtlayamıyor Türkiye ” ve bu başarı oranı ile Birleşik Arap Emirlikleri ile Lübnan’ın arasına yerleşiyor.

NEDEN?

Çünkü çocuklarımız asıl dili olan OSMANLICA’yı bilmiyor.
*****
İlköğretim kuruluşlarında okuma alışkanlıklarını, öğrenim becerilerini, materyal kullanımını ölçen PIRLS diye bir kuruluş var, Okuma Becerilerini geliştirme projesi, buna göre de Türkiye 35 ülke içinde 28. sırada.

NEDEN

Çünkü Osmanlıca bilmeyen çocuklar nasıl geliştirecekler öğrenim becerilerini?
*****
Mezar taşı bile okuyamayan çocuklar, gidip matematik ve fen sorularını mı çözecek.

Güldürmeyin lütfen, her şeyin başı OSMANLICA dır, onu bir öğrenelim bakın göreceksiniz, bu PISA, PIRLS, TIMMS denen eğitim Lobilerinin istatistik sonuçlarını nasıl yerle bir edip, birinci sıralara yerleşeceğiz görürsünüz.

***
Cumhurbaşkanı tarafsız olması gereken bir konum. Ama tanım öyle, uygulaması öyle olmayabilir, bazı ülkelerde ise taraf diye bir şey yoktur, her şeyi o yapar, o karar verir, o uygular, o yönetir.

Bizim Cumhurbaşkanımız kesti, attı.

” İsteseler de, istemeseler de öğrenecekler. ”

Ee hani Milli Eğitim Şurasına katılan onlarca eğitimci güya oturup tartışmışlar ve bunu tavsiye kararı almışlardı?

Hani Cumhurbaşkanı dese ki ” Kardeşim, bu bizim getirdiğimiz bir şey değil. Onlarca öğretmen, eğitimci oturup günlerce tartışmışlar, bir tavsiye kararı almışlar, bizim de bunu değerlendirmemiz lazım, onlar eğitimci, biz siyasetçiyiz. ”

O zaman bir nebze çıkar dersiniz ki bu SİYASİ KARAR değildir.

Osmanlıca öğrenilecek…. Cumhurbaşkanı da, başbakan da bunu DAYATIYOR, hatta dayatmayı geç; İstesen de istemesen de diyor ..

O zaman bu karar son derece SİYASİ Bir KARAR dır ki zaten bundan da kimse en ufak bir şüphe duymuyor.

İLİM irfan üzerine bu kadar laf üret, olayı gel DİNe bağla ..

Yabancı yayınları geçtim, Türkçeyi bile okuyamayan, yazamayan bir ülkenin öğreteceği dil Osmanlıca.

AMA burası Türkiye …

Bakın yakın zamanda YANDAŞLAR gazetelere İLAN verirse şaşırmayın, eskiden hani İNGİLİZCE veya en az bir Yabancı Dil diye insan ararlardı, şimdi OSMANLICA bilen …. diye başlayan ilanlar göreceğiz.

***
Suriye sınırında 3 şehit verdik..

Uzaktan yakında savaşla ilgisi olmaması gereken bir ülke….

Teröristlerin kendi içinde yarattığı savaş ve biz şehit veriyoruz.

Nasıl veriyoruz peki?

Nöbet tutan askerlerimize ateş açıyorlar?

Nöbet tutan askerimizi bile koruyamıyoruz, ne kadar acı !!!!

***
Dün Ovacık köyünü ve orada nöbet tutanları seyrettiniz veya dinlediniz mi?

Ormanı korumaya çalışan bir avuç insan.

Yine rant, yine enerji santrali, yine ağaç kesimi, yine Danıştay kararı beklemeden kesilen ağaçlar…

O kadar korkusuz oldular ki, ne yapsalar yanlarına kalıyor, çünkü DEVLETTEN destek almadan hiç kimse buna yeltelenemez, hiç bir şirket arkasında çok güçlü kimseler olmasa, gidip bir ORMANI katledemez. Bu mümkün değil.

Şirketini elinden alırlar, cezalardan batarsın…

Ama yandaşsan, devletten, hukuktan yana arkan sağlamsa, birileri ” xtir et sen Danıştayı falan, bir an önce başla, biz arkandayız ” demezse hiç bir şirket çıkıpta göz göre göre bir ORMANI katledemez.

Ama bunlar yapıyor işte, çünkü biliyorlar ki bir şey olmayacak, bir avuç insan biraz direnecek, medya biraz konu üzerinde duracak, sonra ..

Sonra GÜNDEM değişecek ve bunlar unutulacak..

Bakınız Soma, Ermenek, Validebağ, Yırca …

Ne oldu?

Olanlar oldu ve biz OSMANLICA’yı konuşuyoruz, ne madenlerden bahseden var, ne zeytinliklerden ….

BALIK hafızalı bir topluma da bu yakışır …

***
Neden bu kadar umutsuz ve karamsar bir tabloya sahibiz, nasıl iktidar bu kadar rahat kararlar alabiliyor?

Çok basit, çünkü MUHALEFET denilen şey bu ülkede YOK.

Ana Muhalefet partisi kim CHP, diğeri MHP, bir de BDP var da onların derdi başka.

Türkiye kaynarken onlar sekreterya, barış süreci, şu bu ile seçimlere kadar AKP ile işbirliği içinde Terörist Başını serbest bırakıp PKK’yı Meclise sokma derdindeler ve çokta başarılı oluyorlar.

CHP ne yapıyor?

Şişli gibi önemli bir yerin Belediye Başkanlığı CHP’de ve takip ediyorsunuz değil mi, Başkan İNÖNÜ ile yardımcısı SARIGÜL neredeyse birbirlerini öldürecek.

Demeçler, mesajlar…

Şimdi ben bir AKP sempatizanı olsam ve AKPnin yaptıklarını onaylamasam bile hadi biraz değişim olsun desem OYUMU gidip Şişli gibi bir ilçeyi bile yönetirken birbirlerini öldürmeye çalışan böyle bir partiye mi oy veririm?

Bunlara yarın Türkiye’yi versek ne olacak acaba?

Türkiye’nin bence en büyük şanssızlığı AKP gibi bir partiye sahip olmak değil, en büyük şanssızlığı AKP gibi bir partinin ÖNÜNE çıkacak bir muhalefet olmamasıdır.

Deniz Baykal’ı seversiniz veya sevmezsiniz, AMA AKP en çok onun zamanında sıkıntı yaşamıştır, parti içi demokrasisi yoktur ama sıkı muhalefet yapar.

Şimdi sıfır, hiç bir şey yapılmıyor…

Gerçekten çok yazık, ATATÜRK’ün partisinin bugün geldiği duruma bakın…

Getirdiği HARF DEVRİMİ bile tehlikede ama TIN yok CHP’den …

***
Yargıtay Ethem Sarısülük davasındaki kararı bozdu..

Kasten, nişan alarak ateş eden polise 7 yıl, 9 ayı az buldu…

Hayret !!!

Hükümet tarafından bir kere bile baş sağlığı dilenmeyen bir genç, ilk defa hukuk tarafından bir kararla yeniden gündeme geldi.

Kime ne faydası olacaksa… Giden canın değeri 7 yıl değil se 17 yıl olsa ne olur…

***
Sonunda ızdırap bitiyor…

Akşam Galatasaray şampiyonlar liginde son maçına çıkıyor ve Avrupa defterini kapatıyor.

Bu sene rezil olduk, her maç neredeyse 4 yedik, belki de en kötü performansı sergiledik.

Artık yense de, yenilse de fark etmez, istatistiklere yansıyacak bir sonuç sadece.

Yine de tabi gönlümüz bir galibiyet ile kapatmak, umarım olur, olmazsa …

Fıkrada dediği gibi …

Hani adam kapıdan içeri girer, şöyle bir karısına bakar, yatak odasına doğru yürür, HANIM der, ocağa su koya bakalım, oldu oldu, olmadı çay demler içeriz smile emoticon

Bizim de o hesap, oldu oldu, olmadı seneye bakarız…

***
Keyifli bir gün dilerim.

Sevgiler & Saygılar