Bu sabah biraz erken yazıyorum, yazmayı ve haber paylaşmayı özledim, birazdan yola çıkacağım ama haberleri bir gözden geçirince, erken de olsa yazayım dedim.

Takip etmişsinizdir mutlaka, ama INTERNETten, çünkü Televizyonlara göre her şey yolunda, YENİ Türkiye aslanlar gibi yoluna devam ediyor, hiç bir sorunumuz yok.

Halbuki internet, fotoğraflar ile başka bir Türkiye getiriyor önümüze… Haber şöyle;

” IŞİD’e tepki bahanesiyle İstanbul’da pompalı tüfeklerle İETT otobüsünü durduran yüzleri maskeli bir grup, şoförü indirerek otobüsü ateşe verdi. Bağcılar’da göstericiler tarafından açılan ateş sonucu bir polis yaralandı…. ”

İstanbul’un göbeğinde yüzleri maskeli, pompalı tüfekli adamlar…

Nasıl bir şiddet , nasıl bir gösteri anlamak mümkün değil, alt tarafı biraz öfkeli gençlere, yine biraz öfkeli delikanlılar karşılık veriyor herhalde.

Gerçekten DIŞ politikamızda neler olduğunu artık hiç birimiz bilmiyoruz….

***
İŞİD ve Suriye konusu gündeme geldiğinde bizim tarafımızda olay hep ESAD’a bağlanıyor.

Öyle ya Başbakanımız açıklamış, eğer Esad’da devrilecekse kara hareketine girecekmişiz.

Buradan anlaşılıyor ki bizim sorunumuz Esad, iyi de kardeşim şu anda Türkiye’nin sorunu Esad’mı?

IŞİD belası an ve an yanımızda, dibimizdeyken, bizim ile savaşmayan Esad ile neden bir savaş açmaya çalışıyoruz? Sanki IŞİD’i hallettik de, bir de Suriye ordusu ile mi savaşacağız?

Kim savaşacak? Siz bugüne kadar 30 yıl içinde PKK ile verdiğimiz mücadelede bir tane BÜROKRAT, BAKAN, MİLLETVEKİLİ hadi onları da geçtim, üst düzey bir yetkili, bir iş adamı, bir siyasinin oğlunun ŞEHİT olduğunu duydunuz mu?

Savaşmak için bu heves nedir anlaşılır gibi değil…

***
Dünyanın hiç bir ülkesinde yurt içinde aldığınız bir şey kendi halkına döviz ile satılmaz.

Hele ki bu bir hizmet ise ve DEVLET tarafından veriliyorsa, kendi para birimi dışında bir para birimi ile satılmaz.

Ama burası Türkiye.

Köprü yapıyorlar, Körfez köprüsü, güzel yapsınlar, ellerine sağlık.

Sonra o gün, köprünün geçiş ücretini belirliyorlar ama daha ortada köprü falan yok, inşaat yeni başlamış, 35 DOLAR.

Bu nasıl bir mantık böyle anlamak mümkün değil, daha ortada olmayan köprünün fiyatı belirlendiğinde Dolar Kuru 1,43 kuruş, şimdi dolar 2, 23 kuruş.

Yani ortada köprü falan yok ama şimdiden %100 zamlandı neredeyse.

Olmaz mı olur, burası Türkiye, kim olmaz canım diyecek..

***
Bunu anlattıktan sonra son Kenya seyahatimden bir şey paylaşacağım.

Kenya’da bir petrol dergisi var, en arka sayfasında 2011 den beri petrol fiyatları yayınlanıyor, 2011 Haziran ayında 1 litre petrol 1,1 Dolar, 2014 Eylül ayında 1 litre petrol 1,0 Dolar…

Hani o beğenmediğimiz, fakir dediğimiz Kenya’da petrol 3,5 senede neredeyse hiç artmamış, hiç zam görmemiş. Bir de bizim fiyatlarımıza bakın, sonra çıkıp Dünya ekonomisinden konuşalım.

***
Milli Eğitim Bakanlığının bir müsteşarı var, adı Yusuf Tekin.

Başörtüsü için bir röportaj yapmışlar, söylediklerini okudum da kanım dondu.

9 10 yaşındaki çocukların örtünmesi konusunda MİLLİ EĞİTİM Müsteşarımız bakın ne diyor…

” …. Biz demokrasi, insan hakları özgürlükleri açısından yaklaşıyoruz. Ve çocuk dini inanç adına başını örtmek istiyorsa, buna yasak getirmememiz gerektiğini düşünüyoruz. Özgürlüklerin önündeki bir yasağı kaldırmayı hedefledik. Çocuklara cinsellik, cinsellikle alakalı şeylerin öğretilmesini küçük yaşlara indirmek gibi bir kaygımız yok. Ancak çocuk o yaşta dini gerekçelerle örtünmek isteyebilir…… ”

Sonra ekliyor …

” … İl ziyaretlerinde, görüşmelerimizde çocuğunu sırf bu sebeple okula gönderemediğini söyleyen veliler var…..”

Yani örtünmek isteyen çocuklar değil, aileleri…. Onlar için özgürlükler getirmişler …

İçler acısı bir durum …..

***
Bayram yarın bitiyor, bir sürü insan yarın yollarda olacak, Çarşamba günü iş başı.

Her zaman olduğu gibi yine müthiş kanlı bir bilanço var karşımızda, her yıl tekrarlanan ama bir türlü önlenemeyen trafik kazaları, giden canlar.

Artık bu devirde bile bir kara harekatında, savaşta bu kadar can kaybedilmiyor ama biz de sadece manşet oluyor o kadar, bir sonraki bayramda yine aynı senaryo, giden bir sürü can, üzüntü.

Lütfen arabası ile tatile çıkan arkadaşlarım dikkat etsin, yollar gerçekten çok ama çok tehlikeli…

***
Artık Türkiye’de futbol oynanmadığını hepimiz kabul ediyoruz sanırım, hafta sonu maçlara baktım da, biraz Beşiktaş dışında cidden futbol oynayan bir takım yok.

Türk milli takımının durumu belli, belki takip etmişsinizdir, daha sezonun 5. haftası, Milli Takımdan 5 futbolcu birden kadrodan çıkartılıyor, çünkü sakatlar. Ne oynadılar da ne zaman sakatlandılar anlaşılır gibi değil.

Transfer zamanı Milyon euroları sırf TÜRK oldukları için alan futbolcular, şimdi sakat, dünyanın dövizini akıttığımız yabancı futbolcular sakat.

Biz hala kendimizi dev aynasında görelim, Yunanistan bizi sollamak üzere, biz ise yerimizde bile saymıyoruz, geriye geriye gidiyoruz….

***
Yarından itibaren yeni bir seyahatim başlıyor, Pazar gününe kadar Las Vegas’ta olacağım, Pazartesi gününden itibaren günlük yazılara, haber özetlerine devam.

Pazartesi günü görüşmek üzere diyorum.

Sevgiler & Saygılar