Günaydın Arkadaşlarıma,

Evet bugünlerde pek siyasi yazmıyorum, çünkü yazılacak siyasi bir gündem olmadığına inanıyorum. 15 temmuz’dan sonra ortada gündem diye bir şey kalmadığına inanıyorum.

Gazeteleri okumaya devam ediyorum ama onlarda da HABER adına yazacak bir şey yok, üzerinden 20 25 gün geçmesine rağmen bütün MEDYA, hala darbe veya kalkışmanın ekmeğini yiyor.

Ancak şu son 20 gündür de, bir şeyin farkında olmalıyız diye düşünüyorum. Ülkemizin imajı belki çizildi, belki çizikti ama daha bir eksiye doğru gidiyordu.

Bu imajın zedelenmesinin Türkiye’ye ve Halkımıza hiç bir faydası yoktu, her şey eskiden daha kötüye gittiğinde, düzelmesi daha zor hale gelebilirdi.

Ama bu sefer siyasi faktörlerin yan yana gelmesiyle, bir badirenin belki cidden bir UZLAŞIYA döndüğüne şahit oluyoruz.

Hiç duymadığımız itiraflar, affetme istekleri geliyor…

Ben burada Sayın Kılıçdaroğlu’nun çok büyük bir siyasi sınav verdiğini düşünüyorum..

Onun için ” Tıpış tıpış gelecek ” dedikleri bir ortamda, kalktı saraya gitti…

Onun için ” Ayrıştırıcı ” dedikleri bir ortamda, kalktı ” Ben bu mitinge katılacağım ” dedi…

Bunları kabul eden de vardır, kabul etmeyen de, doğru bulan da, yanlış bulan da ..

Kimsenin de kimsenin görüşüne saygısızlığı olamaz. kendi görüşüdür, ister Kılıçdaroğlu’na küfür eder, dönek der, yalaka der, ister demokrasi için gerekliydi der…

Ben takdir ediyorum, bugün ayrıştırıcı olmak, nefret kusmaya devam etmek, olan bitenden sürekli birilerini suçlu tutmanın ne bu ülkeye, ne bu halka ne de demokrasiye hiç bir faydası yok…

Madem, her gün yeniden doğar diyoruz, madem nefret yerine sevgi diyoruz, ben yaşadığımız BUGÜNE bakıyorum, AMA eskilerin hesabının verileceği günü de unutmuyorum…

Bu ülkede yaşıyorsak, ATATÜRK’ün çizdiği ” Yurtta SULH, Cihanda SULH ” lafının sonuna kadar arkasındayım …

Görüşlerime katılmayabilirsiniz, saygı duyarım ..

Güzel bir gün olsun, keyifli ve huzurlu bir Cumartesi olsun ..

Sevgiler & Saygılar