Yorgun olurum, zaman bulamam falan deyip Pazartesi görüşürüz demiştim ya, yok olmadı, yorgunum, zamanım da yok aslında ama öyle haberler var ki, yazmadan duramadım.

Şimdi bir haber yazacağım, eğer buna benzer bir haber bugüne kadar duyduysanız lütfen söyleyin.

Kız 15 yaşında, o yüzden adını yazamıyoruz, o yüzden adı S.D.

Başbakanlık İletişim Merkezine birisi ihbar yapıyor ve diyor ki …

” 15 yaşında bir kız var, adı S.D. adresi burası, bu kız var ya bu kız, Başbakan Davutoğlu’nu telsiz ile dinliyor, bir de 7 kişilik örgüt kurmuş, Başbakan Davutoğlu’na suikast düzenleyecekler. ”

Zaytung haber gibi değil mi, böyle bir ihbarı kaç kişi dikkate alır?

Polis alıyor, hemen eve baskın düzenleniyor, kızı ve annesini Şişli Karakoluna götürüyorlar. Evde de arama yapıyorlar.

Sonuç, hiç bir şey bulamıyorlar tabi.

Şimdi tekrar soruyorum, böyle bir haberi daha önce içinizde duyan var mı, o 15 yaşındaki kızın Karakol olayını, hadi onu da bırakın muhatap kaldığı sorgulamayı düşünün.

***
Beklenen oldu.

Sayın Cumhurbaşkanımız gider ayak İstanbul Üniversitesi rektörünü atadı.

Adil bir atama oldu mu?

Tabi ki, HAYIR.

Seçimden rakibi Mahmut Ak’a 300 oy fark atan Raşit Tükel atanmadı, ikinci olan Mahmut Ak’ı rektör yaptı.

Hani o SANDIK ne diyorsa odur söylemleri falan vardı ya, HİKAYE.

Yazık oldu Raşit Hocaya, öğrencisinden öğretim görevlisine kadar SEÇİMLE kazandığı rektörlüğü, Muhafazakarların tercihi ile değil, Cumhurbaşkanının tercihi ile bir saniyede kaybetti.

Yazık, çok yazık.

Bir kaç sene sonra ALDATILDIK demezse iyidir ….

***
Daha olaylar çok sıcakken Sayın Cumhurbaşkanımız çıktı dedi ki;

Cübbeliler aranmaz diye bir şey yok, Avukat cübbesi ile girmişler, bundan sonra Avukatlar da aranacak.

Kimsede görüntü yoktu, birden bire yandaş medya Avukatlara yüklendi, neden?

Çünkü hem İstanbul Barosu, hem Ankara Barosu MUHALEFET. Her ikisi de hem Cumhurbaşkanını, hem Hükümeti, hem AKP’yi çok sıkıştırıyor.

Birden bire tüm avukatlar yandaş medyanın, AKP trollerinin hedefi haline geldi. BARO, YARGI açıklamalar yapmak zorunda kaldı.

Bugün Hürriyet tam manşet, içeri nasıl girdiklerinin görüntülerini yayınladı.

Cübbe ile girmemiş, ikisi de takım elbise ile girmiş.

O kadar demeç, hedef gösterme, yandaş medyanın önüne atma..

Avukatları GERÇEK OLMAYAN beyanlar ile Hedef göstermeye çalışmak bu ülkeye ne kazandırır onu bilemem ama AKP’ye 400 milletvekili için iyi bir propaganda kazandırır, hiç doğru olmasa bile ki artık doğru olmasına bile gerek yok.

” O ” söylesin yeter, %40 ” O ” ne derse, okuduğu, gördüğü aynı olmasa bile ” O ” nun dediğine inanıyor.

***
Polis aldığı yeni yetki ile artık kelepçe modelini de değiştirdi.

Artık eller arkadan kelepçeleniyor ve yüz üstü yatırıyor.

Fotoğraflarını gördüm de, yazık bu insanlara. GÖZALTINA alınmışlar, tam 9 saat yüzüstü yerde elleri arkadan kelepçeli bekletmişler.

Suçları ne biliyor musunuz bu gençlerin?

Göz altına alınan arkadaşlarının durumunu PROTESTO etmek, o yüzden de Sayın Başbakan’ın talimatları gereği – hani dedi ya, Müsamaha gösterilmeyecek – diye.

***
Yıllar önce Evlilik ve Boşanma üzerine yazılar yazardım, o zaman da boşanma sayısı çok yüksekti.

2014 senesinde Boşanma oranı, evlilik oranını sollamış.

2014 senesinde evlilik oranı 2013 senesine göre % 0,1 azalmış.

Boşanma sayısı ise, önceki yıla göre % 4,5 artmış.

Boşanmaların da %40 kadar kısmı ilk 5 yıl içinde gerçekleşiyormuş.

***
Kimse takdir etmeyecek belki ama Türkiye ilk defa katıldığı SPOLETO BALE yarışmasından ALTIN MADALYA ile döndü.

Belki anımsayacaksınız, Sayın Cumhurbaşkanımızın BALE konusundaki düşüncelerini… Anımsatayım …

1994 senesi Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiştir. Cansu Akbel, atv için yeni belediye başkanıyla konuşurken konu “bale”ye gelir. Tayyip Erdoğan, kendi kızlarının bale yapmasını düşünmediğini söyler “Kızlarımın hamdolsun o tür idealleri, düşünceleri söz konusu değil!” der. Cansu Akbel üsteler: “Ben bir balerin olarak buraya gelseydim, benim elimi sıkarken yine bir sıkıntı duyar mıydınız?”
“Yok, benim size ilk tavsiyem, bence bu mesleği bırakın, demek olurdu.”

İşte BALE hakkında böyle düşünenlerin olduğu bir ülkede..

Ankara Devlet Opera ve Balesinden ÖZGE ONAT ve İLHAN DURGUT teklerde ve çiftlerde ALTIN MADALYA aldılar …

Başka bir yorum da yapmayacağım zaten !!!!!

***
Daha çok yazacak şey var da, benim zamanım kalmadı.

Herkese çok keyifli bir gün olsun.