Dün 1,1 Milyon insanın katledildiği HOLOKOST anıldı.

Ben Austscwitz’e gitmedim, hayatımda en çok gitmek istediğim yerlerden birisi.

Ama Avusturya Linz’de Mauthausen toplama Kampını Pınar ile birlikte ziyaret etmiştik, hatta albüm ve yazım var, bir gün paylaşırım tekrar.

Hayatımda fotoğraf çekerken en çok üzüldüğüm yerlerden birisidir, o kampta gezerken, 4 yıl boyunca tahminen 200.000 kişinin Mauthausen kampında öldüğü anlatılıyor.

Hani o filmlerde gördüğünüz Duşlar, insanları yaktıkları fırınlar, yaşadıkları koğuşlar…

Büyük acı gerçekten… ve o acıyı kampın kapısından içeri girdiğiniz andan itibaren yaşıyorsunuz.

***
Sayın Cumhurbaşkanımız en önemli mesajları hep yurt dışından dönerken gazetecilere veriyor. gerçi ” Gazeteciler ” derken, içlerinde yandaş olmayan gazetecilerin olmadığı bir gazeteciler grubu ya, olsun.

Fotoğraflardan anladığımız manzara şöyle…

Uçak kalkmaya hazır, herkes yerinde, emniyet kemerleri bağlanmış vaziyette, herkeste bir heyecan, ellerde kalemler, not defterleri, ses kayıt cihazları hazır.

Pilot tamam arkadaşlar, artık kemerleri çözebilirsiniz der demez, Cumhurbaşkanı ceketi çıkartıyor, hazırlanmış bir merkezin ortasına oturuyor, etrafı hemen gazeteciler ile doluyor. Hepsinin gözü Cumhurbaşkanının üstünde.

Zaten kimsenin soru sormaya niyeti yok, onlar sadece Cumhurbaşkanının ne diyeceğini yazacaklar, onlar böyle gazeteci.

Sonra Cumhurbaşkanımız başlıyor …

” Başkanlık sistemi gelecek, Ahmet Bey seçimlerde çalışacak “..

Eller hemen bunu not ediyor, ama konu bitmiyor…

” İki başlılık olmaz, Türkiye’ye zaman kaybettiremeyiz. ”

Eller not tutuyor da, kimse soramıyor, 12 senedir siz böyle yaparak hani Türkiye’yi Dünya Lideri yapmıştınız, hangi iki başlılık oldu da istediğinizi yapamadınız mesela….

Cumhurbaşkanı devam ediyor..

” Bütün gelişmiş ülkelere bakın, Başkanlık sistemi ile ne kadar geliştikleri ortada, herhalde onlar da hata yapmış olamazlar değil mi”

Eller not tutmaya devam ediyor, gazeteciler mesela şu soruyu soramıyorlar.

” Mesela Cumhurbaşkanım, hangi gelişmiş ülkeler bunlar ? ”

Sorsalar sayılacak, bugün Başkanlık sistemini ABD dışında uygulayan o GELİŞMİŞ ÜLKELER ” Afganistan, Azerbaycan. Endonezya, Haiti, İran, Kolombiya, Kenya, Sri Lanka, Surinam, Türkmenistan, Tanzanya …” Ha bir de ABD var tabi …

Ama Gelişmemiş olan ” İngiltere, Almanya, Hollanda, İspanya, İtalya, Avustralya, Danimarka, Finlandiya …” gibi ülkeler hala normal bizim gibi yönetiliyorlar.

Yani Sayın Cumhurbaşkanımız gözümüzün içine baka baka ” Ben BAŞKAN olacağım ” diyor ya ..

Ver kurtul kardeşim ne istiyorsa, üzmeyelim Cumhurbaşkanımızı ….

***
Sayın Cumhurbaşkanı KOBANİ kurtuldu diye sevinenlere çok tepkili…

” Çiftetelli oynuyorlar ” diye de tepkisini belirtmiş zaten.

Bütün Dünya, biz de dahil herkes İŞİD diyor, o demiyor, o DEAŞ diyor…

Kızıyor, çünkü böyle bir olayda önce O orada olmalıydı, bütün Dünyaya oradan mesaj verebilmeliydi, ama o gitmedi, HDP gitti.

Buna çok kızdı ve ekledi…

” Kobani olunca dünya ayağa kalkıyor, 200 bin kişi bizde, bugün maşallah çiftetelli oynuyorlar, neymiş; DEAŞ oradan çıkmış, tamam da bombaladığınızı o yerleri kim onaracak? ”

Yani hani ben öyle düşünmüyorum da, bu Paralelci Dünya basınından birileri diyebilir ki…

Yani DEAŞ / İŞİD orada duruyordu, evler yerindeydi, sokakları falan vardı, tamam baş falan kesiyorlardı ama en azından duble yolları vardı. Şimdi bombaladınız da ne oldu, ne olacak o yollar, değer miydi bir DEAŞ’ı oradan çıkarmaya ….

Bu Dünya böyle, derler ….

***
Bugün Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımız nerede konuşacaklar acaba, heyecanla bekliyorum.

Çünkü bugün ” Eyyyyyyyyyyyyy Birleşmiş Miller …… ” diye konuşmaya başlama zamanı.

Birleşmiş Milletler her 4 yılda bir bir ÜLKE için Evrensel Periyodik İnceleme Merkezi ( EPİM ) araştırması yapıyor.

Yani, daha açıklayıcı olsun, BM ‘e üye ülkelerin temsilcileri bir ülkeyi baştan aşağı inceleyip bir rapor sunuyorlar, buna da o ülkeyi de çağırıp, yetkililerin gözü önünde bir toplantıda, her ülkenin delegesi çıkıp anlatıyor.

Bu sene kim, incelenmiş, TÜRKİYE, bizden oraya yanıt vermeye giden kim, bildiniz Sayın Bülent ARINÇ.

BM üyeleri raporlarında hangi konulara değinmişler ..

– Basın Özgürlüğü
– Gösteri hakkı
– Yargı bağımsızlığı
– Orantısız güç
– Aile içi şiddet
– Din özgürlüğü

Haritada yerini bile bilmediğim ” Sierrea Leone ” delegesi bile kendi ülkesine bakmadan bizi eleştirmiş. Diğer ülkeler kim mi..

ABD, Belçika, İsviçre, Bosna – Hersek, Kongo, Kanada, Avustralya, İsrail, Filistin, Suriye …. ve bir çok daha

Ama bu raporu o kadar zahmetle hazırlayanların unuttuğu bir şey olmuş.

Bülent ARINÇ.

Dinlemiş, dinlemiş ve demiş ki….

” Bunlara katılmıyorum, orantısız güç diyorsunuz ama bakın Gezi eylemleri sırasında öldürülen gencin katilini yakaladık ve 10 yıl da hapis verdik. ”

Budur işte …

Eminim BM raporu hazırlayanlar DUMUR olmuşlardır ve tek tek gidip bu kadar demokratik bir ülkeye hazırladıkları bu PARALEL rapor için özür dilemişlerdir.

Heyyt be, bütün Dünya birleşse Sayın ARINÇ hepsinin hakkından gelir..

***
Sayın Arınç demişken, hani ben de dün yazmıştım, Çipras İncile el basmadan yemin etmişti ya…

Çıkıp demişti ki Sayın Arınç ” Gördük kü Yunanistan LAİK değilmiş, biz de Laik sanıyorduk onları.. ”

Bunu benim gibi normal zekada olan birisi bile anlayamamıştı.

Yani İncile el basmayan, Ateistim diyen birisi bunu belirtince ve yemin etmeyince nasıl Laik olmuyordu? Bunu da koskoca Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı böyle söyleyince LAİKLİĞİN ne demek olduğunu bilmediğime kanaat getirmiştim.

Ama bugün çok sevdiğim Gülse Birsel Hürriyet’te çok güzel bir yazı kaleme almış, başlığını da

” Bülent Arınç şunu mu demek istedi… ” koymuş, okuyun çok eğlenceli…:))

En azından onun da anlamamış olmaması hoşuma gitti, ama anlayanlar vardır mutlaka :)))

***
Yine Gülse Birsel’in yazısından okuyunca anladım ki Paralelciler hakikaten bu ülkeye çok zarar veriyor.

Vizyonda bir film var biliyorsunuz, adı KARA MURAT.

Hatta anımsayanlar olacaktır, GALA davetiyesi OSMANLICA basılmış ve gönderilmişti hani.

Yapımcısı Murat Usta diye birisiymiş, tanımıyorum kendisini, eminim o da beni tanımıyordur.

Kara Murat filmini beğenmeyenler için tweetler atmış..

Filmini beğenmeyenler için demiş ki ” Sizi tek tek tespit ediyoruz, kimlere hizmet ettiğinizi biliyoruz. Film bazı çevreleri rahatsız etti, sinek gibi ezileceksiniz. Kime hizmet ediyorsunuz, Çapulcu takımı… ”

Demek ki yeni bir teknoloji var, filmi seyrederken sizin beyninizde geçen beğendim – beğenmedi mi algılıyor ve Murat Usta’ya gönderiyor.

Haluk İlhan – beğenmedi … Not et, ezilecek…

Falan gibi mesajlar ile tek tek tespit ediyor. Sonra Kara Murat bu sinek ezme işlemi için gönderiliyor falan herhalde..

***
Farkındasınızdır herhalde, her nasıl oluyorsa..

Bir garip ölüm oldu mu, arka arkaya benzer ölümler geliyor bu sıralarda.

Arabalı vapurda bir ölüm, arkasından beş tane daha benzeri…
Bir yerde çığ düşüyor, arka arkaya bir sürü çığ haberi, ölümler…
Bir yerde sel oluyor, arka arkaya selden hayatını kaybedenler…

Bu sıralarda da her gün KAYAK ve KIZAK ölümleri okuyoruz, bunlar eskiden de oluyordu da haberimiz mi olmuyordu bilmiyorum ama cidden çok şaşırtıcı.

Artık her gün kayak, kış, kızak kazalarında çocuklarımızı, insanlarımızı kaybettiğimizi okuyoruz.

Lütfen dikkat diyelim, başka da bir şey yapamıyoruz zaten…

***
Bugünlük bu kadar, biraz uzun oldu, kusura bakmayın…

Keyifli ve sağlıklı bir gün olsun …

Sevgiler & Saygılar