Dün Türkiye’de iki kişi ” ADALET arıyorum ADALET ” diye bas bas bağırdı televizyonlarda.

Birisi bu ülkenin en tepesindeki kişi, Cumhurbaşkanı, diğeri 19 yaşında oğlu ESNAF ve POLİS tarafından öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın annesi.

Cumhurbaşkanı’nın sözleri hemen hemen tüm kanallarda yayınlandı, Anneninkini ise duyan olmadı.

Doğal, ne de olsa fıtratlarında eşitlik olmayan biri ERKEK, biri KADIN, biri Cumhurbaşkanı, diğeri yine Cumhurbaşkanının anlatımıyla Ayaklarının altı öpülesi, narin ANNE.

Cumhurbaşkanının ADALET arayışı, nedense kendisi ile hiç ama hiç alakası olmayan bir GALATAPORT ihalesi.

Annenin ADALET arayışı, gencecik oğlunun gaddarca katledilmesi.

AKP’ye ve Sayın Cumhurbaşkanına OY verenler şimdi otursun düşünsün.

Hangisinin ADALET arayışı içinizi acıtıyor?

Ticari bir kurumun bu ülkenin en üst seviyesinde, ticaret ve siyaset ile hiç ilgisi olmaması gereken bir BÜROKRATIN, hem de YARGIÇLARI hedef göstererek ADALET arayışı mıdır ADALET arayışı ..

Yoksa oğlu katledilen, katledilirken de bu olayları, delilleri silen ” Ben Başbakana yapılan darbeyi önledim ” diyebilen vicdansız bir polisi dinlemek zorunda kalan bir ANNENİN arayışı mıdır ADALET arayışı …

Hala bunu savunabiliyorsanız, benim diyecek bir sözüm yok …

***
Kadınlara %30 KOTA..

Şimdi bu ne demek , ne kotası bu.

Bizim FITRAT tartışması yaptığımız bugünlerde, ALMAN Hükümeti siyasi ortağı ile birlikte bir karar alıyor.

Diyorlar ki ” Büyük şirketlerde KADIN yönetici sayısı çok az, bunu arttıralım ve bunu da Devlet desteği ile yapalım. ”

Kararın açıklaması şu : 2016 yılından itibaren, BORSADA işlem gören şirketlerin YÖNETİM KADROLARININ %30 u KADIN olacak.

Yani bir başka deyişle, Alman kadının fıtratında eşitlik var mı bilemem de, NARİN olmadıkları kesin, kimse ellerine kürek-kazma falan da vermemiş bu kadınların. Evde oturup 3 5 çocuk yapacaklarına, bir de Borsada işlem gören şirketleri yönetecekler, söz sahibi olacaklar.

Ben en yakın zamanda Sayın Cumhurbaşkanımızın bir Almanya gezisi yaparak, bu kararın arkasında Paralel örgütler falanolduğunu Alman Halkına anlatmasını bekliyorum. Mesela KADIN LOBİSİ olabilir …

Gerçi kendisine AB de BM’den tepkiler gelmiş ama UMURSAYAN kim, onlar kim ki ….

***
Artık milletin gözünün içine bakarak bunu yapıyor..

Dün Ali İsmail Korkmaz’ın davası görülüyor, öldürenler ESNAF ve POLİS, suçlu ve sanık durumundalar.

Mahkeme sürüyor..

Aynı saatlerde Sayın Cumhurbaşkanı Esnaf ve Sanatkarlar Şurasında konuşuyor..

” Esnaf ” diyor … ” Esnaf deyip geçmeyin, gerektiğinde Polistir, Askerdir, Alperendir. ”

Nasıl bir nefrettir bu? Nasıl bir insanlık? Nasıl bir kin?

Neredeyse 19 yaşında bir çocuğu tekmeleyerek, sopayla öldüren kişilere o şurada bir de madalya takacak ..

Bunu anlamak ve değerlendirmek gerçekten çok güç, ve bunu orada ALKIŞLAYAN insanlar.

O insanlara YAZIKLAR olsun diyorum. Sizin alkışladığınız kişi, bu ülkeyi AVM’lere boğan ve sizi işinizden eden bir iktidar.

O insan yüzünden BAKKAL, KASAP, MANAV diye bir şey kalmadı, artık herkes AVM ve MARKET lerden alışveriş yapıyor.

Ama siz, ona ödül ve plaketler veriyorsunuz.

Hiç ağlamayın, sızlanmayın, HAK EDİYORSUNUZ, siz gerektiğinde POLİS olmaya devam edin, gerektiğinde ALPEREN falan olun.

Ama bize, halka dönüp, esnafı yok ettiler demeyin artık …

Siz kendi kendinizi yok ediyorsunuz…

***
Komedi filmi devam ediyor, hem de bence son yılların en büyük komedisi.

ŞÖHRETLERİ ZEDELENMESİN diye Basın Yasağı gelmiş 4 Bakanı araştıran Komisyon çalışmalarına.

Hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduğundan bugüne kadar İLK defa, Meclis kendi komisyonuna basın yasağı getiriyor.

Ahmet Hakan çok güzel yazmış : ” Neden basın yasağı getiriyorsunuz …. Gören duyan da, bütün medya var gücüyle, can havliyle dört bakanın üzerine gidiyor, yazılmadık iddia, sorulmadık hesap bırakmıyor sanacak .. ”

Ne kadar doğru …

Yargı akladı, Millet de oyları ile akladı, bunlar bir şey yapmadı , o tapeler montaj, suçlanacak bir şey yok dedi zaten.

Komisyon çalışmalarını takan bile yok, baksanıza CHP bile gitmiyor artık komisyon toplantılarına..

Neyse Basın yasağı varmış, ben de susayım…

***
İki kişi demeçler verip duruyor..

Biri YARGITAY Başkanı, diğeri ADALET Bakanı …

Söylediklerini bugün bir başka ülkede söyleseler, yemin ediyorum bir daha kimse yüzlerine bakmaz. yer yerinden oynar, Medya Hukukta neler oluyor diye ayağa kalkar, nasıl konuşuyorlar bunlar, nasıl demeçler bunlar der.

Hani söyledikleri KİŞİSEL meseleler olsa bizi de ilgilendirmez, bahsettikleri konu TÜRKİYE’deki HUKUK sistemi.

Biz de ise TIK yok….

Ve konuşmaları, demeçleri izleyin hayretler içinde kalmamak mümkün değil, YARGI ile, senin benim hakkımda karar verilecek olan HUKUK ile resmen dalga geçiliyor artık.

Tutturdular bir PARALEL YARGI, sonunun nereye varacağı belli değil.

Tüm ADALET camiası da bu ikisinin arasında kalmış durumda, herkes işini, adalet arayışını, hukuku bıraktı, bu siyasi showu izliyor.

Savcı, yargıç artık hiç bir kararını bu düzen içinde rahat rahat veremez.

Verdiğinde de, verilen karar bugünkü Hükümet tarafından beğenilmezse, birileri çıkar tüm ekranlardan gözümüzün içine baka baka bağırır..

Adalet istiyorum Adalet …

Ve o adalet gecikmeden sağlanır, hiç merak etmeyin.

***
TÜSİAD rapor hazırlamış, Yolsuzluk raporu.

Küçük, Orta, Büyük şirketlere anket yapmış, sorular sormuş.

Anketin sonucu, hemen hemen tüm ankete yanıt verenler YOLSUZLUK var demiş, %46 gibi ciddi bir kesim de DAHA DA ARTACAK demiş…

Aman TÜSİAD, daha yeni yeni barışmıştınız Hükümet ile.

Bence bu sonuçları açıklamadan iyi düşünün, bir sonraki toplantınızda birileri çıkıp bağırabilir..

“……. Eyyyyyy Şirketler, ne istediniz de vermedik, Montajlara kanıp Yolsuzluk var demişsiniz, nerede var ha nerede var. Bunlar hep FAİZ lobisinin işi, sizi uyarıyorum VATAN HAİNLİĞİ yapmayın, yoksa ….. ”

Benden söylemesi …

***
Galatasaray DİBE vurdu…

Ben demiştim diyeceğim, çünkü gerçekten dedim.

Daha ilk maçtan sonra Galatasaray’ın oynayacağı en önemli maç Anderlecht maçıdır, o maçı alamazsa grup sonuncusu olur demiştim. Oldu da…

Görünen köy, kılavuz istemez derler..

Eğer önlem almazlarsa Galatasaray bu sene bırakın 4. yıldızı, Avrupa’ya gidecek sıralamaya bile giremez.

Bugün oldukları nokta, diğer takımların kötü oyunu ve tabi Beşiktaş’a yapılan haksızlıklar yüzünden, yoksa şimdi normalde orta sıralarda falan olması gereken bir futbol oynuyor.

Önlem ne ki derseniz, önce Prandelli Efendi gitmelidir…

Sonrası kendiliğinden gelir …

***
Bugünlükte bu kadar, umarım keyifle okumuşsunuzdur..

Siz bakmayın çok eleştirisel yazıyorum ama keyif alarak yazıyorum, yazdıkça rahatlıyorum kendimce, yoksa UMUTSUZ ve KARAMSAR değilim, asla olmayacağım.

Sağ olun sizler de okuyor, yorumluyor ve paylaşıyorsunuz, bundan da çok mutluluk duyduğumu belirtmeliyim.

Bu ülke benim, sizin, çocuklarımızın.

Öyle Siyasi manevralarla kimse bu ülkesini sevmekten vaz geçmez, gün gelir devran döner, biz bunları hep gördük, yaşadık.

Bir gün benim ülkemde DEMOKRASİ konusunda beklediğimiz yere gelecek, bugün bunları yapanlar hesaplarını verecek, belki bugün değil ama bir gün … ( Bakınız : Kenan Evren ..)

Sevgiler & Saygılar