Her ne kadar İŞİD hala gündemde birinci özelliğini korusa da, Türkiye 5. sınıftan itibaren, yani 9 10 yaşındaki çocukların başlarını Özgürce örtebileceği konusunu tartışmaya devam ediyor.

Aslında yanlış bir tanım oldu, tartışmaya devam etmiyor, çünkü tartışma farklı bir şey, bir konu olur, üzerine tartışır ve bir sonuca bağlarsın, ben ve benim gibi düşünen, yani hani tabiri caizse ” Körler Sağırlar birbirini ağırlar ” modunda olanlar konuşmaya devam ediyor diyelim.

Çünkü, Hükümetin bu konuda hiç bir sıkıntısı yok, oturmuşlar gece, nasıl yaparız bunu demişler, birisi kanunu getirmiş, sadece 2 kelime var orada, BAŞI AÇIK, tamam demişler, kaldıralım bunu, tamam mı, tamam.

Kaldırmışlar gece o iki kelimeyi, olmuş sana ÖZGÜR bir kanun.

Öyle ya, 9 yaşından itibaren türban takmak isteyen, bunun için eylem yapan, miting yapan, bizim özgürlüğümüze karışamazsınız, biz türban takmak istiyoruz ama siz bize engel oluyorsunuz diyen büyük bir ÇOCUK kitlesi vardı, her gün Taksim’de toplanıyorlar ve eylemler yapıyorlardı, eee Hükümet ne için var?

Hükümette üstüne düşeni yaptı ve bu büyük grubun baskısını sona erdirmek için gerekeni yaptı, bize ne oluyorsa !!!!!

***
Hadi okula türbanlı gitmeye karar verdiler bu çocuklar, peki sorun OKUL mu, EĞİTİM mi?

Eskiden, okula Turbanlı giremeyenlerin, girmek için başını açtığını, sonra tekrar kapandığını gördük, özellikle üniversitelerde.

Şimdi tam tersi olacak mı? Yani okula türbanlı girecek, sonra başını mı açacak bu çocuklar.

Tabi ki HAYIR, istenen düzen, eğitim falan değildir, istenen düzen YAŞAMIN içine zaten girmiş olan TÜRBANIN, genç ve yetişkinlere değil, 8 9 yaşındaki çocuklardan itibaren uygulanmasıdır, hani MÜSLÜMAN bir nesil yetiştireceğiz diyenlerin eseridir.

Siz daha 8 9 yaşında Türban içine sokarsanız, ondan sonrasında o Türbanı asla çıkarmayacaktır, artık sokaklarda çoğunluk mahalle baskısı nedeniyle de Turbanlı çocuklar ile dolacaktır.

E dolsun ne zararı var diyebilirsiniz … Siz deyin…Ben demeyeceğim.

***
İŞİD’i kimin yarattığı konusu tartışılmaya başlandı artık.

Akif Beki’ye göre Amerikalılar Türkiye’yi kutluyormuş, siz haklı çıktınız, sizin sözünüzü dinleyip Esad’ı devirseydik, yok etseydik şimdi İŞİD falan olmazdı diyorlarmış.

Artık bu Amerikalılar kimse, Ertuğrul Özkök’te sormuş, Akif Beki bu Amerikalılar kim demiş.

Benim yaş grubum anımsar, eskiden haberlerde şöyle denirdi ” Washington’a yakın bir kaynaktan alınan haberlere göre … ”

Ama Akif Beki’yi yalanlayan yine bir başka Amerikalı, gözümüzün içine baka baka bakın ne diyor, hem de öyle bazı Amerikalılar falan gibi değil, herkese açık açık olan toplantıda, Amerika Dışişleri Bakanı;

” Esad’ı devirme çabaları başladığında, asıl önemli olanın Esad’ı devirmek olduğunu söyleyen, hesap yapanalar vardı, o çürük elmalar buna neden oldu. ”

Artık bu elma kim, çürük elma kim siz karar verin.

***
Ben bu mahkemede İYİ HAL den hiç anlamam.

Ne demek mahkemede iyi hal? Ne yapacaktı yani? Kötü hal ne ki?

Neden mi?

Bakın adam kız arkadaşının motorsikletten düşerek ölmesine neden oluyor, kaza olabilir, bilemem ama MAHKEME bunu kaza saymıyor, sonuçta kararı onlar verecek. SUÇLU buluyor, tutuklanıyor, mahkemede karar zamanı geliyor.

Önce istenen ceza 24 AY, yani iki sene hapis yatacak.

Sonra İYİ HAL den 20 aya iniyor ceza.

Sonra Para cezasına çevirilip, 12.000 TL ye iniyor.

Sonra da ayda 500.- TL den 24 ayda para cezasına karar verilip, arkadaş serbest kalıyor.

Gördünüz mü, 24 ay HAPİS bir anda ayda 500 TL taksite nasıl dönüyor.

Muhteşem bir HUKUK ve ADALET sistemi değil mi?

Bitti mi, HAYIR bitmedi …

***
Size müthiş bir ADALET ve HUKUK kararı daha…

Tarih 2007.

Tavukçu Deresi ıslah ediliyor, Belediye adına yapan özel bir şirket, firmanın adı MVM.

Bu ıslah sırasında mukavva kutusu ile kapattıkları rogara 5 yaşındaki kız çocuğu Dilara düşüyor ve ölüyor.

Bunun üzerine İSKİ müdürü görevden alınıyor, MVM firmasına ihale yasağı geliyor, mahkeme devam ediyor. Bir sonraki ihaleye MVM firması isim değiştirerek yeniden katılıyor ve kazanıyor, ama itiraz ediliyor, bu aynı firmadır diye.

Sonunda Mahkeme karar veriyor.

Sıkı durun.

Mahkeme diyor ki, kardeşim siz haksızsınız, bu MVM şirketi her şeyi düzgün yaptı, inceledik, mukavva kutu falan tamam ama onların suçu yok, onlar her leyi düzgün yapmış, o yüzden biz MVM şirketini de, yapılan işi de, Belediye yi de, suçsuz buluyoruz.

Evet, tek suçlu kalıyor ortada, o da 5 yaşında o rogara düşerek ölen Dilara !!!!!!

***
Galatasaray’a hiç bir şey kazandırmadığını ve yerle bir ettiğine inandığım Başkan sonunda gidiyor, zaten bu sene o KEK YILDIZIN içine girdiğinde ben kafamda bitirmiştim.

Gitsin, kim gelecek peki? Yeni bir isim var mı? Hayır…

Yine Alp yalman, Faruk Süren, şu bu..

Kesinlikle YENİLİK yaratamayan, yeni insanlar yetiştiremeyen insanlarız, o yüzden dikkat edin, KARAR MERCİ lerinde olana insanların hepsi 50 60 70 yaşlarında, çünkü onlar Türkiyeyi tanıyor, biliyor, oturup bekliyorlar, eninde sonunda kendilerine gelecekler.

Siyasete bakın, spora bakın, ekonomiye bakın …

Gençlerin işi çok ama çok zor, bu ülke her sorunda gidip eskilerin kapısına dayanan bir ülkedir. O yüzden Ali Şenler, Faruk Sürenler, Demireller bitmez bu ülkede …

***
Hayırlı Cumalar dilerim. Gününüz keyifli ve sağlıklı geçsin.

Sevgiler & Saygılar