Dün paylaşıldı ama bugün konuşmakta fayda var, Karadeniz’de meydana gelen fırtınanın Giresun’da yarattığı faciayı okumuşsunuzdur. Aşağıya bir fotoğrafını koydum, görmeyenler nasıl bir facia olduğunu kolaylıkla anlayabilir.

Gelişmiş hiç bir ülke de, Dalgaları ve Fırtınaları ile meşhur Karadeniz gibi denize sahip olan bir ülkede, hiç bir YOL sahil doldurularak bu kadar kötü yapılamaz.

Zamanında bu yollar yapılırken Çevreciler, Mühendisler yapmayın etmeyin, halkın hayatıyla oynuyorsunuz, burası Karadeniz, hiç belli olmaz, bu yollar çok can alır dediler ama Vatan Haini sayıldılar.

O yollar deniz doldurularak yapıldı. Yazın 2 3 ay çok güzel keyifle gezildi o yollarda ama kışın o yoldan geçmek neredeyse intihar. Normalde karayolunda gidecek bir sürücü trafik haberlerini dinler, o sahil yolunu kullananlar ise deniz haberlerini, fırtınanın şiddetini falan da hesaba katmak zorunda. Tsunami gibi tehlikeler var.

Giresun valisine dün soruyorlar, efendim neden önlem alınmadı diye, adamcağız ” Biz bunun aynısını 2009 da yaşadık, o günden bugüne kaç tane yazımız var, ama kimse bizi dinlemedi ve bugün bunu yaşadık, yarın da yaşarız ” diyor, o kadar.

Yani anlayacağınız, Karadeniz sahil yolunu kullanan arkadaşlarımızın şimdiden FITRATINDA bir gün araba kullanırken dalgalara kapılıp ölmek var, KADER der geçeriz ….

***
Sayın Cumhurbaşkanımız dün BM’de konuştu. 17 kişi dinlemiş.

Bir de fotoğrafını gördüm konuşurken, yine öfkeli, buradaki Gezi olayları sırasındaki yüz hali, herkese basmış fırçayı, acayip sert konuşmuş, öyle diyor yandaş medya, Dünya Lideri ders verdi diyor.

Gerçi dediğim gibi, o çıkınca salon boşalmış, fotoğrafta koymuşlar, Obama konuşurken ve o konuşurken.

Olsun diyor yandaş medya, Dünya Liderimiz gereken mesajları verdi, dinleyenler aldı mesajları.

Eminim almışlardır…

***
Sayın Cumhurbaşkanının İŞİD konusunda çok ciddi bir önerisi var, bu konuya Mehmet Ali Yılmaz bugün değinmiş.

Cumhurbaşkanımız diyor ki, İŞİD’e en büyük önlem, Suriye tarafında uçaklara hava sahasının kapatılmasıdır.

Tabi böyle bir öneri herkesin kafasını karıştırıyor, çünkü İŞİD’in uçağı yok, hiç bir saldırısını uçakla yapmıyor, yapamıyor. Yani hani İŞİD’in elinde uçaklar olur, bombalar atılır falan sen de orayı kapatırsın, o bölgeye giren uçakları da patır patır düşürürsün.

İŞİD’İn elinde uçak yoksa, bu bölgeyi uçaklara kapatınca ne olacak? Sadece sen gezeceksin, senden başka kimsenin uçağı olmayacak, böylelikle hava saldırısı da olmayacak … da … zaten İŞİD’in hava saldırısı yok !!!!

Sonra anlaşılıyor ki, aslında istediği Suriye’nin, Esad’ın devre dışı kalması….. Herkes İŞİD derdinde, ama biz hala Esad ile uğraşıyoruz…

***
Travma devam ediyor.

Durduk yerde küçücük çocuklarımızı ne duruma soktuk, zaten sıkıntılı olan okulları ve öğretime bir de Turban sorunu ekledik.

Şimdi Turbana beynen karşı olan bir öğretmenin ne kadar istemese de, karşısına Turbanla gelen bir öğrencisine davranışı nasıl olur, veya Turbanı beynen destekleyen bir öğretmenin, karşısına etek ile gelmiş bir öğrencisine davranışı nasıl olur?

Ne kadar saçma sapan şeyler ile uğraşıyoruz görüyor musunuz? Paranoyak olduk ülke olarak, artık eğitim eğitim olmaktan çıktı, kimse eğitimin kalitesini konuşmuyor bile.

Artık çocuklarımızın psikolojilerini merak eder olduk, ne öğrendiklerini değil, ben eminim bundan sonra evlerde, sınıfınızda turbanlı var mı, kaç kişi, kim onlar, önceden nasıllardı, senin arkadaşın mı, senle ne konuşuyorlar … gibi saçma sapan sohbetler yaşanıyordur.

Yazık ediyoruz bu gencecik beyinlere, yazık gerçekten çok yazık …

***
Seçimler demokratik ama kendileri kazanırsa.

AKP Başkanvekilinin açıklaması korkunç bence, tam bir ANTİ-DEMOKRATİK beyin… verdiği demece bakın..

” HSYK seçimini ONLAR kazanırsa, GAYRİMEŞRU sayarız. ”

İşte Türkiye artık böyle bir yer, AKP’nin kazanamadığı hiç bir seçim, hiç bir olay MEŞRU değildir. Yani siz bir seçim yaptınız, AKP adayı kazanamadı,meşru değil, nedeni de çok güzel açıklamış..

” Biz SANDIKTAN geldik, milletin iradesiyiz.”

Doğru, bu sizin kabahatiniz değil, sizi oraya getirenlerin ama ne diyelim, biz demokrasiye SAYGILIYIZ, seçimi SİZ kazandınız ama biz sizi MEŞRU görüyoruz sayın Milletvekili.

***
Artık basın yasağı kalkınca Kaçırılanların kurtarılması olayındaki MİT efsanesinin çöküşüne de tanık oluyoruz yavaş yavaş.

İlk gün ” MİT kurtardı, zeka, takip, sabır ürünü, büyük MİT “.

İkinci gün ” Takas falan yok, asla olmadı, tamamen MİT’in operasyonudur. ”

Üçüncü gün ” Velev ki takas oldu, vatandaşlarımın canından daha mı değerli ”

Dördüncü gün ” Bu tarz şeyler bazen yapılır, devreye çok etkili isimleri soktuk .”

Yani her geçen gün nasıl bir MİT operasyonuymuş anlamakta zorlanıyoruz.

Hele kurtulanlar yavaş yavaş medyaya konuşmaya başlayınca olay iyice değişiyor.

Bir cep telefonunu saklamışlar, parça parça edip onunla sürekli irtibat halindelermiş Türkiye ile, parçaları kadınlar sütyenlerin içinde saklamışlar.

Ben bu cep telefonunu çok merak ettim mesela, nasıl bir telefon ki hiç şarj edilmeden 101 gün dayanabiliyor? Ya da şarj aleti de mi vardı, orada elektriğe takıp mı şarj ettiler, gerçi elektrikte yokmuş ama bilmiyorum artık ..

Neyse, biz MİT çalışanlarına takdirname verelim….

***
Aslında daha o kadar çok şey var ki yazacak ama yeter değil mi smile emoticon

Hepinize çok keyifli bir gün dilerim, hayırlı Perşe