Yaklaşık bir haftalık aradan sonra gündemi birlikte tekrar anımsayalım bakalım, YENİ Türkiye’de ne oluyor, ne bitiyor.

Tabi gündemin en önemli haberi bana göre; Ana Okullarında ve İlkokulda Türban yasağının devam ediyor olması.

Böyle yazınca insan kendini daha bir farklı hissediyor, Ortaokullarda Serbest yazmakla, Anaokulunda yasak demek arasında psikolojikte olsa bir fark var neticede, bu konuyla ilgili uzun uzun iki yazı yazdım dün gece, o yüzden tekrar değinmeyeceğim.

Ama Yeni Türkiye’nin Yeni icraatları, Eski Türkiye’yi aratmayacak, bu çok belli, hatta sanırım daha fazlasıyla artacak.

Dün 9. sınıftan itibarendi, bugün 5. sınıftan itibaren, ama endişelenmeyin, ANA OKULLARINDA hala yasak!!!!

***
Yeni Türkiye’nin bir yeni icadı daha….

Allah kimseye vermesin, Şeker-Tansiyon- Kalp yetmezliği ciddi hastalıklar.

Düne kadar ellerinde raporu olanlar, gidip Eczaneden ilaçlarını alabiliyorlardı.

Dün Hükümet aniden bundan vazgeçti ve bu maddeyi ” her defasında Doktora kontrol ve sonra Doktorun yazdığı reçete ile gidip Eczaneden al” olarak değiştirdi.

Artık ne düşündüler bilmiyorum, şeker hastalığı veya kalp yetmezliği olan bir insanın aldığı raporlara mı güvenmediler, ilaç suistimalliği mi tespit ettiler, bilinmiyor.

Olan tabi gerçekten bu hastalıklarla boğuşan insanlara ve onların yakınlarına oldu.

Yeter mi yetmez…o zaman devam…

***
Yeni Türkiye’de Kitabı ve yazanı sevmiyor.

Adı Erol Özkoray, bir kitap çıkarmış, adı Gezi Fenomeni.

Duvar yazıları, sloganları falan toplamış kitapta, hani kendi yazmamışta, yazılanları bir araya getirmiş.

Cumhurbaşkanımız çok kızmış bu kitaba ve yazarı mahkemeye vermiş.

Suçu : Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı küçük düşürmek.

Mahkeme hemen karar vermiş, 11 AY hapis, gerekçe?

Onu açıklamamışlar, sonra açıklayacaklarmış …

Yetmez değil mi, devam o zaman …

***
Dün burada bir çok arkadaşım paylaştı, gördünüz değil mi?

Taksim’de fırtına çıkıyor, iskeleler devriliyor, yaralananlar şu bu.

Felaketin büyümesini ise Çınar Ağaçları önlüyor.

Hani o neredeyse Taksim’in her yerinden söküp atıp, BETON meydana çevirdiğimiz ağaçlar, hani o buradan alıp götürüp başka yerlere dikecektik yalanlarıyla katledilen ağaçlar.

Her zaman olduğu gibi DOĞAnın hiç bir öfkesine karşı hazırlıklı değiliz. Onu mahvediyoruz, sonra o bize kızdığında başımıza gelene de KADER veya FITRAT gibi şeyler uyduruyoruz.

***
İŞİD vuruyor, onlar kaçıyor, Allah göstermesin, ne kadar zor bir durum, kaçacak ancak tek bir nokta bırakmışlar, onlar da ister istemez oraya yani Türkiye’ye kaçıyor.

Urfa’dan savaşı dürbünle seyrediyorlarmış.

Savaşın artık burnumuzun dibine geldiği noktada bu insanları kabul etmemek gibi bir lüksümüz olamaz, tabi ki Türkiye elinden geleni yapacaktır ki bence fazlasıyla yapmaktadır.

Sorun bu noktadan sonra IŞİD’e nasıl dur deneceğidir.

Bu sorunlar VELEV Kİ … diye başlayan sözler ile geçiştirilmez, izliyoruz Cumhurbaşkanı BM’de burada söylemediklerini söyledi, İŞİD Bataklığı dedi, her ne demekse ….

***
HSYK seçimlerine bakacak olursanız, sanırsınız ki bir Genel Seçim.

55 yaşındayım, HSYK seçimlerinin genel seçim gibi takip edilip son noktasına kadar yayınlandığını hayatımda ilk defa görüyorum.

Onu bırakın, bundan 5 6 sene öncesine kadar Hükümet dahil, kaç kişimiz HSYK ‘nın ne olduğunu biliyordu? Kaç defa duydunuz haberlerde.

Bugün neredeyse takım tutar gibi, tarafların adlarını bile öğreniyoruz. Cemaatin adayı şu, Hükümetin bu, Demokratların bu.

Yahu bize ne, bu inanlar güya TARAFSIZ olmak zorunda değiller mi?

Kim nereden, nasıl biliyor bu adamların hangi taraf olduklarını, biliniyor işte, o yüzden de Hürriyet haber yazıyor.

” Hükümet birinci raundda kaybetti ” .

Ne kadar ADİL ve DEMOKRATİK bir HSYK seçimi olmuşsa …

***
Kadıncağızda Vajinismus hatalığı var, tedaviye gidiyor.

Jinekolog ben bunu hipnozla geçireyim diyor, artık ne oluyorsa oluyor ve tecavüzden yargılanıyor.

Dün 10 yıla mahkum olmuş, eh Vajinismus’un hipnozla tedavi edilmediğini de öğrenmiş olduk, bunu da duyuralım buradan …

***
Ligler başladı da, bilmiyorum bir tek ben miyim, ligimizi seyretmekten hiç keyif almayan.

Gana’da spor kanalları her gün İngiliz maçlarını yayınlıyor, her akşam bir maç seyrettim, ya canlı ya banttan, oynanan futbolu gördükten sonra bizim ligimize bakınca inanın seyretmezsiniz.

O kadar kötü futbol, hakem kararları, seyirciler, taraftarlar.

Hiç bir şeyimiz yerinde değil.

Beşiktaş maçı kazanmış Bursa’dan dönüyor, saldırıya uğruyor.

Bunu gelin de anlayın artık !!!

***
Bugünlük bu kadar diyelim.

Gününüz keyifli ve huzurlu geçsin, gülümseyecek bir şeyler yaşamamız umuduyla.

Sevgiler & Saygılar