Yaklaşık 1 aydır gerçekten çok yoğun bir seyahat halindeyim, dolayısıyla gündemi eskisi kadar takip edemiyorum ve yazamıyorum. Dün Panama’dan döndüğümde, trafiğin en yoğun olduğu saate ve her zamanki gibi arabamda radyoda CNN’e denk geldim.

Sanki bana özel hazırlanmış, son günlerin olaylarını sana bir özetleyelim diye Cüneyt Özdemir 5N1K’da Sırrı Süreyya Önder’i çıkardı ve 38 vatandaşımızın ölümünden tutun da, son durumu özetleyen bir canlı yayın oldu.

Arabamda oturup sigara içerken 5N1K’yı ve dolayısıyla Sırrı Süreyya’yı dinledim…………. Tek kelimeyle kanım dondu. Bilmiyorum izleyen oldu mu!!!

Her şeyi BARIŞ için yapan meğerse APO miş, hatta coştu, APO’yu YÜZYILIN LİDERİ ilan etti, anlattıklarını dinledikten sonra ne düşüneceğimi şaşırdım, BARIŞA tabi ki evet, ŞEHİT vermeyelim tamam, ama bu APO değil miydi o şehitlerimizin sebebi? Minnacık çocukların ölümüne neden olan, o yüzden Çocuk Katili dedikleri kişi. O olmazsa biz olmayacakmışız neredeyse, o var ya o ….. APO ile başladı, APO ile bitirdi, olayları önleyen o, barışı götüren o, her şey onun sayesinde oluyor.

Şimdi sekretaryası olacakmış, basından tutun da akil adamlar ile görüşecekmiş. Komisyonlar kurulacakmış ve en önemlisi bir Müzakere grubu kurulacakmış. Cüneyt soruyor, PKK’da bu masada olacak mı? Yanıt gayet net, elbette olacak.

Sonra dönüyorum, Sayın Cumhurbaşkanının havadan atılan silahları eleştirmesine ve sözlerine; PYD’ye destek, PKK’ye destektir.

İyi de, Amerika’nın havadan atılan desteğine PKK’ya destek diye kızarken, diğer taraftan BARIŞ için PKK’yı Müzakere masasına oturtmak nedir peki?

Ha biz böyle bir şey yapmadık diyorlarsa, milyonların gözünün içine bakarak televizyonda konuşan, ” isterlerse yalanlasınlar ” diyen ve hafta içi Devletten bir grup Öcalan ile görüşüyor diyen Sırrı Beyi yalanlasınlar o zaman.

Türkiye’nin nasıl bir politika izlediğini biz anlayamıyoruz, kimse durup dururken İŞİD’in elinde tuttuğu insanları neden ve ne karşılığında bıraktıklarını anlamadı, Avrupa’da anlamıyor, anlamadıkları içinde Türkiye İŞİD yanlısı bir tutum içinde diye düşünüyor, dün toplanan AP komisyonunda herkes Türkiye’yi eleştirmiş.

Bizim derdimiz İŞİD falan değil, ESAD’a karşı olmayan hiç bir eyleme destek vermiyoruz, bizim derdimiz Esad ile ki herhalde bu konuda tek ÜLKE biziz. Tüm Dünya İŞİD terörü ile uğraşırken bizim pek umurumuzda değil.

***
Danimarka ile başımız dertte, adamlar İŞİD ile takas yaptınız, bizim tarihçimize saldırdı ama siz serbest bıraktınız diye kıyameti kopartıyor.

Ne kadar doğru, ne kadar yanlış bilemiyorum, ama şu yorumu sabah okuduktan sonra ister doğru olsun, ister yanlış, böyle bir demeci Türkiye vermemeliydı diye düşünüyorum.

Danimarka’nın baskısı üzerine, Dışişleri açıklama yapıyor ve diyor ki;

Valla biz serbest bırakmadık, YARGI bıraktı.

Yani Yargı’ya havale edilmiş bir Dışişleri vakası. YARGOI kimin peki, Türkiye’nin ama YARGI bağımsız …

Artık bu demeçten sonra Danimarka’nın herhalde, Pardon, o zaman haklısınız demesini bekliyorlar ….

***
17 Aralık – 25 Aralık ..

Türkiye tarihinin gördüğü en büyük Yol………… hayır TAPE DEVRİMİ diyeceğim….

Türkiye o günden sonra ONLARCA tape dinledi, hepsi MONTAJ, hepsi YANLIŞ, hepsi AHLAKSIZ bir operasyon ürünü olan ve KİMSENİN inanmadığı bir tape zinciri..

Ve ADALET’te inanmadı doğal olarak, saçma sapan buldu bu tapeleri, yalan yanlış buldu, hepsine montaj dedi, ortada ayakkabı kutularında bulunan paralar falan yoktu, Reza Bey kimseye para göndermemişti, kimsenin evinde kasa yoktu, 30 Milyon euro daha kaldı babacığım falan yoktu, saat yoktu, yatarım abi önüne yoktu, kupon arazisi yoktu, kimse kucağa da oturmuyordu, hatta kimse milletin a… koymuyordu, googledan ayet sallamalar falan yoktu

Bunların hepsinin palavra olduğunu YENİ Türkiyenin YENİ adaleti saçma buldu ve takipsizlik kararı verdi.

Helal olsun….

***
Çocuk gelin deyince hepimiz bir şaha kalkarız, ama ne zaman, bir olay olduğunda, bir kaç gün konuşulur ve sonra gündemden düşer.

Bugünün konusu da değil, yıllardır böyle değil mi? Hemen bir kaç kamu spotu çekilir, sanatçılarımız şişşt yapmayın etmeyin der, sonra aynen kaldığımız yerden devam.

Devam diyorum, çünkü devam etmese istatistiklere yansır, düzeldiğini görürüz.

TÜRKİYE Polis Akademisi Suç Araştırma Merkezi istatistik yayınlamış.

Çocuk gelin konusunda DÜNYADA 1. sırada Kongo, sonra Afganistan, sonra Uganda, sonra Nijer, sonra İran, sonra Irak ve sonra kim …. TÜRKİYE..

Dünyada YEDİNCİ, Avrupada BİRİNCİYİZ…..

Gurur duyun Türkiye’yi getirdiğiniz nokta ile, isterseniz 35 tane daha köprü, milyonlarca DUBLE yol yapın, isterseniz paranız Dolardan daha etkin olsun, Ekonominiz mükemmel olsun, Borsanız şaha kalksın.

Küçücük çocukları evlendiren, kuma veren bir ÜLKE olarak kalacaksınız, bunu düzeltemezseniz, her şeyi çok güzel yapmışsınız neye yarar, siz Kongo – Afganistan – Irak gibi ülkelerin arkasından geliyorsunuz.

Bu raporu da yayınlayan TÜRKİYE POLİS AKADEMİSİ, hani yabancı bir yayın değil …

***
Bir zamanlar Nazım’a yapılanlar şimdi Fazıl Say’a yapılıyor.

Fazıl Say’ı seversin veya sevmezsin, görüşlerini de beğenmeyebilirsin, konuşmasını da, saçma bulabilirsin. Hatta yaptığı müziği de beğenmeyebilirsin, dinlemek zorunda da değilsin, televizyona çıktı mı kapatırsın, kanal değiştirirsin, gerçi hoş televizyona bile çıkamıyor ya neyse..

Ama eserlerini YASAKLADIN Mı işte o zaman olay farklı olur, peki yasaklatan merci neresi, KÜLTÜR BAKANLIĞI.

Adamı bütün Dünya saygı ile izlerken, kendi ülkesinde eserleri yasaklanıyor, listelerden çıkartılıyor, aynısını Nazım’a yaptılar senelerce, kitaplarını şiirlerini yasakladılar ne oldu?

Sanatçıları öldürmek, yasaklamak kolay değildir, o geride bıraktığımız yıllarda bile kimse başaramamış bunu, şimdi teknolojinin geldiği bu noktada ne kadar beyhude bir hareket….

***
Dikkatimi, çeken bir haber oldu, KADIN PATRON da patlama yaşanıyormuş Türkiye’de..

Eskiden Babadan oğula geçerdi, babadan kıza geçmede Türkiye Dünya birincisi olmuş.

Bence bu kararı veren şirketler çok doğru karar vermişler, KADININ olduğu yerde her şey bir farklı olur…

***
4-0

Cimbom Arsenal’den sonra Dortmund’dan da 4 yedi. Arsenal maçı sonrası aynen şunu yazmıştım…

” Ben bundan sonraki maçlarda Galatasaray’ın puan alacağını sanmıyorum, Anderlecht’in de alacağını sanmıyorum, sadece oynayacakları bir maç var ve o maç UEFA’ya kimin devam edeceğini gösterecek. ”

Aynen de öyle gidiyor, GS – Anderlech mağlup, haftaya da yine ikisi mağlup, sonra ikisi de oynayacak ve iki mağlubiyet ve iş ” Anderlech – Galatasaray ” maçıyla çözülür….. de

Dün bizim Teknik Direkötürü ve Burak’ı falan dinleyince anladım ki biz zaten kaybetmişiz bile, onlar 4. yıldız peşinde, kimsenin Avrupa’yı taktığı yok, öyle ya biz KÜÇÜK düşünmeyi severiz, Fener ile 4 yıldız kavgası, Avrupa’dan falan daha önemli …

***
Yazmayı özlemişim, hepinize çok güzel bir gün dilerim,…

Sevgiler & Saygılar