Yeşilay deyince herhalde kimse neydi bu Yeşilay demez.

1934 yılında kurulan Yeşilay için Vikipedi şöyle bir açıklama yapıyor ..

” Sigara, alkollü içki ve diğer uyuşturucu gibi alışkanlıklar ile mücadele eden ve bütün zararlı alışkanlıklardan halkın ve bilhassa gençlerin korunması için yaptığı çalışmalarla kamuya hizmet veren bu sebeple de “Kamuya Yararlı Cemiyetler” arasında yer alan bir kurumdur… ”

Buna kimse itiraz edemez, gerçekten olması gereken bir kurumdur.

Şimdi Yeşilay’a yeni Zararlı Alışkanlıklar eklenmiş, artık Yeşilay bunlar ile de mücadele edecekmiş.

Neymiş bu yeni Zararlı Alışkanlıklar…

– Teknoloji Bağımlılığı
– Kumar Bağımlılığı
ve
– Fuhuş ile mücadele..

Şimdi tabi insan ister istemez şaşırıyor, mesela; Teknoloji Bağımlılığı ile nasıl mücadele edecek Yeşilay? veya fuhuşla mücadelede nasıl bir yol izleyecek?

Fuhuş bir alışkanlık mı?

Artık Yeşilay’ı daha çok alanda göreceğiz demek ki, yeni kadrolar, yeni bütçeler, yeni reklamlar. Mesela; Yeşilay nargilenin içilmemesi için kamu spotu yayınlıyor, yakında Fuhuş yapma, yaptırma, kötüdür o kötü diye kamu spotu görebiliriz televizyonlarda ….

***
Dün toplantı yapıldı ya, 8,5 saatlik toplantının 1,5 dakikalık görüntüleri yayınlandı.

Herkes doğal olarak Sayın Başbakanın yüzüne odaklandı, çünkü o gülen Başbakan yoktu, bir buçuk dakika boyunca hiç gülmedi, asık bir surat.

Yok yok, ben de bundan bir medet ummuyorum da, yine de gülse iyi olurdu, yoksa bugün Sayın Başbakanın, Sayın Cumhurbaşkanı ile mücadele edecek gücü yok zaten. Öyle bir mücadele etmesi de beklenmiyor.

Ama hani şu ŞEFFAFLIK paketi üzerine, biraz kırılmış olabilir, öyle ya, sen çık ekranların karşısına, Müjdeeee diye açıkla, sonra ” Yanlış oldu, seçimlerden önce Şeffaflık falan olmaz, bunu uygulamaya çalışırsan partine İlçe başkanı bile bulamazsın ” diye eleştirsinler seni.

Açıkçası seçimlere kadar ŞEFFAF olmayın, ne yaparsanız yapın, seçimleri kazanın, sonrasını düşünürüz, hiç mi Çağlayan Abinizden, Bayraktar Abinizden, Bağış Abinizden, Güler Abinizden ders almadınız kardeşim.

Bakın onlara, korkmayın, şeffaflık ta neymiş …

***
Gazeteler bugün Meclis’teki oylamayı yazıyor da, acaba içimizde 1 kişi yani 76 milyonluk bu ülkede 1 kişi var mı ki Meclis’te oylama çok kritik diyebilecek.

Hiç sanmıyorum.

Hadi 1 kişiyi buldunuz, o 1 kişi gibi 52 tane daha bulmanız lazım ki, bugünkü durumda imkansız ötesi bir durum.

Anlayacağınız ayakkabı kutuları, babacım babacım, saatler, kasalar, kupon araziler, vs …. bugün bitecek.

Savcı akladı, Polis akladı, Meclis Komisyonu akladı, bugün de meclis aklar, tapeler imha edilir ve bu iş burada biter.

Ne zamana kadar?

Bi 5 10 20 sene, neyse….ama ömrümüz yeter mi bilmem de, bugünler bir GÜN konuşulacak ve bugün bıyık altından gülüp bu günleri geçiştirenler, ADALET karşısında o tapelerdeki her şey için hesap verecekler.

Ben buna inanıyorum, Halkının %90 ının EVET dediği Anayasası için çok değil 30 yıl sonra Kenan Evren nasıl hesap verdiyse, bu Yolsuzluk Davası bugün de bitmez, bitmeyecek.

Ben sonuçları beklemeden yazayım, şimdilik geçmiş olsun sayın 4 Bakan, ama sanmayın ki kurtuldunuz….

***
Kişi başına 7.3 kitap.

Böyle söyleyince eminim siz de şaşırmışsınızdır, Türkiye gibi okumayan bir ülkede kişi başına 7 kitap inanılmaz bir rakam.

Gerçek mi?

Rakam gerçek, başlığı okur ve konuşursanız da yalan olmaz.

Ama merak eder de içine bakarsanız haberin;

– Türkiye’de basılan kitap sayısı 560 Milyon.
– Bu basılan kitapların %70 kadar kısmı OKUL kitabı.
– %11 kadar kısmı yetişkin – kurgu dışı kitapları
– %9 u inanç kitapları

diye gidiyor, yani %70 Okul + %9 da inanç kitaplarını, yaklaşık bir %80 inin çıkartırsanız, gerçek anlamda okunacak kitap oranı ortaya çıkıyor. Ki buda yaklaşık 110 120 Milyon demek.

Sanırım biz ne kadar farklı göstermek istersek isteyelim, Kitap basılma ve okuma oranlarımız bence hala çok düşük.

***
Hrant Dink Cinayetinde tutuklulara bakın..

Hepsi Polis, Emniyet Müdürü, eski Emniyet Müdürü….

Bu tutuklananlara zamanında mahkeme SORGULAMA istemiş, o zamanki Hükümet bu izini vermemiş ve hepsini terfi ettirtmişti.

Bugün ne oldu?

Hepsi içeride….

Yani, yarının ne olacağını kimse bilmiyor, DÜN baş tacı olabilirsin, ama YARIN bir hapishanede görebilirsin kendini.

O yüzden hala UMUDUM var ..

***
Bugün önemli bir gün, Merkez bankası Sayın Cumhurbaşkanımızın çok sert çıkışından sonra bugün karar verecek.

Merkez Bankası faizi bugüne kadar O’na rağmen indirmedi.

Ama artık bıçak kemiğe dayandı sanırım, artık bu karar bile siyasi değerlendirelecek.

İndirirse, piyasalar Cumhurbaşkanının tepkisinden korktu indirdi diyecek yine rahat nefes alamayacak.

İndirmezse, bu sefer de siyasi sıkıntı var diye düşünecek, yine rahat nefes alamayacak.

Sayın Cumhurbaşkanımız bir gürledi, Dolar 1 saat içinde 2,36 dan 2,50 ye geldi.

İnşallah bu karar Türkiye için hayırlı bir karar olur.

Bu arada Dünyada petrol fiyatları düşerken BENZİN’e zam yapan Dünyanın tek ülkesiyiz.

Bu gurur da bize yere de artar bile smile emoticon

***
Valla haberleri izledikçe artık dışarıda nerede ne yiyeceğimizi şaşırdık.

Dün Bursa’da 5 atı öldürüp, kesip etlerini de lüks restoranlara sattıkları tespit edilen insanları gösterdi ya, artık ne demek lazım bilmiyorum.

Bunlar nasıl insan, nasıl bir kafa yapısındalar, anlamak mümkün değil gerçekten.

Etini satmak için At öldüren bir zihniyet …

Antalya’da kaybolan 3 yabancı genç kurtarıldı.

Tebrik etmek lazım bütün ekibi, o zorlu şartlarda gerçekten iyi buldular, her şey seferber edildi.

Antalya Valiliği ve koordinasyonda çalışan herkes müthiş iş yaptı.

***
Bugünlük bu kadar, çok keyifli, sağlıklı bir gün dilerim.

Sevgiler & Saygılar