Sabah gazetelerden sadece iki fotoğraf aklıma kazındı…

Bir tanesi Fatih Cami Avlusundaki fotoğraf……..

Bir tarafında Usame Bin Ladin’in fotoğrafı, diğer tarafında Kouachi Kardeşlerin fotoğrafı…

Ortasında bir yazı : ” İfade hürriyetinizin sınırı yoksa bizim sınırsız eylem yapma hürriyetimize kendinizi hazırlayın – Ensar Kardeşler Platformu “.

Etrafında onlarca uzun sakallı, garip kıyafetli, yeşil bayraklı insan, sloganlar, ” Hepimiz Said Koucahi’yiz “.

Yani hepsi kanlı katliamı yapıp, yerde yatan yaralı polisi kafasına kurşun sıkarak öldüren katiller.

Şimdi o ” Je Suis Charlie ” ile dalga geçenlere soruyorum, ” Hepimiz Said Kouachi ” sizi yeteri kadar tatmin etti mi? Ya da mesela ” Hepimiz Usame bin Ladiniz ” falan daha mı iyi gider?

Gerçi bunları neden yazıyorum ki, sonunda bu işe ta en tepeden aynı gözle bakılıyor. Kimi kime şikayet edeceksin.

Bir diğer fotoğrafta Sayın Başbakanımızı Brüksel’de karşılayan grup.

Çocuklara bıyık yapmışlar, üstlerine mehter kıyafetleri giydirmişler çocukların. Başbakanı karşılamış çocuklar. Mehter Takımı yerine …

19 Mayıslar’da Atasını SPORCU kıyafetleri ile anmak yasak, ama o çocuklara mehter kıyafeti giydirmek serbest.

21. yüzyılda, 2015 yılında kendi deyim ve tabirleriyle bütün Dünyanın örnek gösterdiği ülke Türkiye’den manzaralar bunlar.

Sabah evinde gazetesini okuyan insanların HABER niteliğinde okuyup gördüğü şeyler bunlar.

Saraylar, Mehter kıyafetli çocuklar, garip kıyafetli askerler, ağzından salyalar akarak biz hepimiz Said Kouachiyiz diyen uzun sakallı tipler, sürekli bağırarak etrafındaki herkese fırça atan yöneticiler, yaşadığı Cumhuriyeti ara vermek olarak gören milletvekilleri, Osmanlı armasını geri getirmeye çalışanlar…

Türkiye’nin imajı bu, bunu değiştirmek yerine, tam tersi daha da kuvvetlendirici şeyler yapılmaya devam ediyor ve bu ülkenin %50 si olanlardan gayet mutlu, hiç rahatsız değil.

Barış süreciyle ilgili bir %10 %15 te kendi davasında, Türkiye onların umurunda değil, hatta bu kadar karışık olması onların da işine geliyor, çünkü arada neler oluyor kimse bilmiyor, İmraliı – Kandil – Hükümet şu bu derken, yarın bir gün terörist başı serbest kalacak, bütün olanlar bunun üstüne ve bizim söz hakkımız, şehit anaların söz hakkı olmayacağı gibi, haberimiz bile olmayacak, medyadan duyacağız.

Medyadan duyunca ne olacak peki?

Sayın Arınç gayet güzel izah etti, bir iki gün konuşacağız, sonra unutulup gidecek, çünkü biz toplum olarak BALIK hafızasına sahibiz, olayları anında konuşuruz, sonra unuturuz….

Geriye kalan bir % 35 var, onlar da birbirini yemekle meşgul, BİRLİK olmak yerine, BİRBİRİNİ yemek daha tatlı demek. Paylaştığım fotoğrafa bakın, ne demek istediğimi anlarsınız. Ne muhalefeti muhalefet, ne aydını aydın.

Neyse, içinizi karartmayayım – ki kararttım zaten sanırım smile emoticon – güzel bir Cumartesi sabahında, sadece bu iki fotoğraf ile ilgili yazayım dedim ama geveze olunca yazı uzadı.

Çok güzel bir hafta sonu olsun hepimize, keyifli ve mutlu olun.

Sevgiler & Saygılar