Tuğrul İnançer dediğimde kaç kişi tanıyacak bu şahsı bilemiyorum. Ben biraz tanıtayım.

Tam adı Ömer Tuğrul İnançer, 1946 Bursa doğumlu, Hukuk mezunu, Avukat, Müzisyen, Yazar, bu özellikleri yüzünden de Kültür Turizm Bakanlığında İstanbul Tarihi Türk Müzik Topluluğunun başında çalışmış bir kişi, Hz. Muhammed, Hz. Mevlana konuları dahil bir çok kitabı var.

Eh bu özgeçmişe sahip birisinden de bu özgeçmişe yakışan bir şeyler beklersiniz değil mi?

AKP Hükümeti de Tuğrul İnançer’i çok seviyor, o yüzden de yandaş medyada sık sık televizyonlarda boy gösteriyor, programlar yapıyor.

O kadar ki TBMM’i bile bu kişiyi personelinde vereceği eğitime hoca olarak çağırıyor ve eğitim verdiyor.

Buraya kadar sorun yok değil mi?

– Hamile kadınların sokakta gezmesi doğru değil ….
– Çalışan kadın fuhuşa neden oluyor ….
– Erkek yakınındaki kadınları çalıştırmayacak…

falan gibi sözlerden sonra TBMM çatısı altında Atatürk’ün devrimlerine KÖPEKLEŞTİRME diyen de aynı kişi…

Yine Habertürk’te yayınlanan röportajında da … ( Ahmet Hakan, Ayşe Arman yazmış bugün )…

Evde şiddet gören kadın, hakarete uğrayan kadın para kazanamıyorsa nasıl boşanacak sorusuna verdiği yanıta bakın …

” … Orada DUR. Boşanmasın, boşanmaya sebebiyet vermesinler. “Ben ben ” demesinler…….. Kadınların bu kadar şiddet görmesinin yüzde doksan sebebi ” ben ” dedikleri için…”

Tam bir KADIN düşmanı, kendisine göre Kadınları güya onurlandırıyor ama ÇALIŞAN KADINA asla tahammülü yok …

Söyleyecek ne kaldı bilmiyorum artık ….

Yandaş Medyada peşinde, çok seviyorlar, sürekli ekranlarda, istiyorlar ki o konuşsun, konuştukça kadınlar da aydınlansın…..

Yakında yandaş bir televizyonda KADIN hakkında program yapmaya başlarsa şaşırmayın…..

***
Anımsayacaksınız…

Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakan iken, daha olaylar bu kadar alevlenmemişken, bir konuşmasında dedi ki …

” Ne istediler de vermedik. ”

O gün kimse ne istendiğini bilmediği için, bu laf biraz boş kaldı, öyle ya, aralarında geçen bir sürü şey var, hatta Gezi olaylarında, Ergenekon, Balyoz davalarında nasıl yan yana tutum sergilemiş, medyalarında ne başlıklar atmış, birlikte ne çok güzel vakitler geçirmiş, pasta kesip yemişlerdi.

O gün ne istendiğini dün Sayın Cumhurbaşkanı kendisi söyledi …

– Soruları çalıp, belli kurumlara sızdılar..
– TÜBİTAK’I gizlice ihanet şebekesine dönüştürdüler …

İnsanın içi sızlıyor… Normal bir ülkede bunu o gün ülkeyi yönetmiş ve bugün hala 1 NUMARA olana insan söylese, ertesi gün İSTİFA etmesi beklenir değil mi?

O sınavlara girip, başarılı olduğu halde, bu SORU ÇALMALAR yüzünden dışarıda kalan binlerce ÖĞRENCİ ne yapsın şimdi?

Kendinizi o öğrenci yerine, o öğrencinin annesi, babası yerine koyun.

O zaman bu olaylar olduğunda KİMSEYE sözünüzü geçirememişsiniz,orta ve vasat BADEMLER şakır şakır en iyi yerlere girmiş, sizin oğlunuz, kızınız dışarıda kalmış.

Sınavlardan, sonuçlardan herkes görüyor bunu AMA o zaman HÜKÜMET ve Hükümetin başındaki kişi – şu anda Cumhurbaşkanı – , ben ADAM yedirtmem, her şey YASALdır demiş.

Şimdi çıkıpta Soruları çalmışlar demek, kimin vicdanına sığar, bari ÖZÜR dile, de ki

” Kusura bakmayın, ben o zaman büyük hata yaptım, bu insanlara EĞİTİM kurumunun tamamını verdim, bilmiyordum, o günlerde yapılan tüm sınavlarda meğer Paralel Yapı tüm soruları çalmış, kendi adamlarını her yere yerleştirmiş, sizin çocuklarınız da açıkta kalmış, benim HATAM ” de ….

Der mi, bence demez …..

***
Avrupa Birliği …

Girsen bir türlü, girmesen bir türlü, bilmem kaç yıldır bekliyoruz güya.

AKP de 2002 den beri bu kapıyı zorluyor, Bakanlığını kurdu, Bakanı Bakara Makara derken bir taraftan da bu kapı zorlandı.

Başbakanken de, şimdi de AB’ye karşı çok sert çıkışlar yaptı, almazsanız almayın dedi ..

Sonra Dış İşleri bürokratları bunu temizlemek için deliler gibi çalıştılar, yapmayın etmeyin onlar gerçekler değil, siz demeçlere bakmayın, devam edelim dediler.

Daha bir hafta önce AB en üst düzeyde temsilcilerini gönderdi, hepsiyle Fotoğraflar çekildi, neler yapılacağı konuşuldu.

Paralellerin inlerin girme fikri bu son 1 haftada mı oldu da, birden bire yeniden AB’ye rest geldi? Sayın Cumhurbaşkanı 1 senedir İnlerine gireceğiz, inlerine diye bas bas bağırıyordu zaten.

Bu sadece TAHAMMÜLSÜZLÜK …

O kadar tahammülsüzler ki, yaptıkları bir şeye ses çıkaran, tepki veren oldu mu HEPSİ ama istisnasız HEPSİ, anında Vatan Haini ilan ediliyor.

Onların lehine verilen her karar HUKUKSAL, YASAL, onların aleyhine verilen her karar İLLEGAL, HUKUK dışı, hatta bunu yapanlar VATAN HAİNİ.

Yurt içi veya Yurt dışı da fark etmiyor artık, onların aleyhinde bir şey yazmayacak, konuşmayacak, yapmayacaksın…

Yani, Türk Kızılayı İstanbul Şube Başkanının dediği gibi …

“Ya bu ülkede eşşek gibi yaşayacaksınız, ya da defolup gideceksiniz”…

***
Kılıçdaroğlu ” Yalakadan Sanatçı olmaz ” demiş..

Avşar da yapıştırmış ” Zaten lider değildi, siyasetçi mi emin değilim “.

Ne yazarsın şimdi?

Kılıçdaroğlu’nun yorumu doğru mu? Sen Atatürk’ün partisi CHP’nin genel Başkanısın, bu üslup sana yakışıyor mı? Yarın birileri gelip CHP şöyle iyi parti, böyle iyi parti, Kılıçdaroğlu’nu çok seviyorum, iyi ki başkanımız o dese…

Seninle de çok güzel bir selfie çektirse …

Yalaka mı olacak bu sanatçı şimdi….

Bırak o sanatçının yalaka olup olmadığına HALK kendisi karar versin, sen böyle sanatçıları onun adamı, bunun adamı, yalaka, bilmem ne diye sınıflarsan, o kadar eleştirdiğin insandan ne farkın kalır.

Onun yaptığının aynısını sen yapmıyor musun? Üstelik seversin, sevmezsin ama Halk onu bir yere koymuş, sen kimsin ki sanatçı veya sanatçı değil ayrımı yapıyorsun?

Yaparsan da işte böyle gereksiz, devlet adamına yakışmayan, magazinsel bir haber olarak yer alırsın medyada…

***
Binali Yıldırım artık resmen açıkladı, o yüzden kimse Başkanlık sistemi olmaz, burası Amerika değil falan demesin..

Zaten bütün bu atılan turlar, mitingler, bütün açılışlara gitmeler, günde 2 3 yerde birden konuşmalar hep bunun için.

Türkiye artık fiilen Başkanlık sistemi ile yönetiliyor.

Bununda kılıfı hazır.

Bugünkü Anayasadaki Cumhurbaşkanlığı sistemi, aslında yarı başkanlık sistemiymiş. O yüzden de Sayın Cumhurbaşkanımız 5 Ocak’ta Bakanlar Kurulu’na başkanlık edecekmiş.

Yani, oturacak o koltuğa ve soracak…

Sen Ali söyle bakayım, neden indirmiyorsunuz oğlum şu faizleri…
Efkan, daha sert olmalıyız, bugünlerde işi savsakladın…
Bülent, öyle olup olmadık yerde Fuat Avni’den bahsedip durma…
Zeybekçi, aferin oğlum merkez bankasını sıkıştırmaya devam….

Eh artık, şimdi bütün Bakanlar derslerini çalışsınlar da gelsinler bakalım …

***
Öyle komik bir ülkeyiz ki cidden anlamak mümkün değil.

Adamın hayatı Uyuşturucu ile Mücadeleyle geçmiş, narkotikçi, polis.

Bonzainin zararlarını anlatmak için bir film çekiliyor, bir taksi şoförü gencin bonzai sonrası hayatını ve sıkıntılarını anlatıyor film.

Bu filmde de narkotikten destek alıyorlar ve narkotikçi polis İsa Altun’u da oynatıyorlar …

Film vizyona girdikten sonra, bir bakıyorlar İsa Altun filmde rol almış..

Soruşturma başlatılıyor ve deniyor ki ” Artistlik yapma, polislik yap. ”

Pes yani vallahi pes…

***
Komik olmanın ötesinde adaletsiz bir ülkeyiz.

Bir kaç gündür medyada vardı, görenleriniz olmuştur mutlaka.

İzmir Güzelbahçe’de hani birisi minübüsün arkasına Kangal köpeği bağlamış, sürükleyerek götürmüştü.

Başlığa bakarsan EZİYET CEZASIZ KALMADI….

Hani bu başlığı okuyan da zannedecek ki, oh be sonunda bu köpeğe acı çektiren, işkence eden cezasını buldu.

Cezası 454.- TL …

O kadar ….

***
Dolar fırladı gidiyor, dün en yüksek rakama ulaşmış, 2.39.- TL

İşsizlik fırladı gidiyor, tam 3 Milyon İŞSİZ, üstüne bir de 1,5 milyon Suriyeliyi ekleyin ….

İş artık aslanın ağzında..

Bu rakamlara artık iş bulamıyorum diye iş aramayanlar dahil değil, onları da koy, en az 4 5 milyon kişiden bahsediyoruz…

Bu kadar insan iş arıyor ama biz de sanayiye yatırım yok artık, her şey otomatize ediliyor, yani makineler, robotlar yapıyor bir çok işi…

Yeni iş alanları yaratmak lazım ama nasıl?

Yatırımlar yapmak ama nasıl?

Hükümetin tek beklentisi var, biz inşaata devam edelim, yabancı gelsin yatırım yapsın..

Yabancı şirketlerde yatırımı neye göre yapacaklar? O ülkenin siyasi, ekonomik durumuna bakarak.

Hükümete göre ALTIN çağındayız ama işte AB, ABD falan anlamıyor bu işlerden, her şey bu kadar güllük gülistanlıkken neden gelip yapmıyorlar yatırımları acaba?

***
Dünya Güzeli Güney Afrika’dan..

Benim fon fotoğrafım da kendisi, bu kadar iç karartan haberi böyle bir güzellikle okumak belki biraz rahatlatır smile emoticon

***
Avrupa Kuraları çekildi ve çok zorlu takımlar çıktı, daha kolayları vardı ama nedense şans işte.

Gerçi Beşiktaş’ın Liverpool ile bir hesabı vardı, şimdi kapatma zamanı.

Liverpool’da Tottenham’dan çok farklı bir takım değil, onun önüne geçen bir Beşiktaş, Liverpool’u da eler derim.

Trabzon’a ise yine bir İtalyan takımı, geçen sene Juventus, bu sene Napoli.

Her iki takımımız da İngiltere ve İtalya’yı çok seviyor nedense, bir arada Lazio vardı Trabzon karşısında anımsadığım kadarıyla smile emoticon

***
Bugünlükte bu kadar, umarım içiniz kararmadan okumuşsunuzdur haberleri, bazen elimden geldiğince espriler katmaya çalışıyorum ama ne kadar yeterli oluyor bilemiyorum smile emoticon

Keyifli ve sağlıklı bir Salı günü olsun.

Sevgiler & Saygılar