Yaklaşık bir haftalık bir aradan sonra tekrar Merhaba !

Artık İnternet sayesinde güne damga vuracak haberleri aslında sabah olmadan öğreniyoruz. Bir çoğu da görsel olarak paylaşılıyor, bence gündem değil belki ama günün haberi tabi ki Sayın Cumhurbaşkanının İLK kez bir yabancı devlet başkanını SARAY’ın da karşılarken verdiği görüntüler.

Gerçekten uzun uzun baktım fotoğrafa, bunu dedim acaba kim düşündü, tasarladı,o kıyafetleri kim yaptı, bu mizanseni kim kabul ettirdi?

Hepiniz görmüşsünüzdür, arkalı önlü iki sıra, 8 erden 16 asker kıyafeti, Cumhurbaşkanlığı Forsundaki 16 Türk Devletinin temsili askerleri.

Yani bunu düşünmek, bu düşünceyi kabul ettirmek ve uygulamak çok ciddi bir iş, hele ki bu kadar eleştiri altındayken, bunu yapabilmek, medyanın bunu ti’ye alacağı, hele hele sosyal medyanın bunu ti,’ye alacağı bu kadar açık ve aleniyken bunu yapmak..

Artık ne denir bilmiyorum, yandaş medya eminim çok beğenmiştir, acayip yaratıcı bulmuştur.

***
Diyanet İşleri bir taraftan, kendine Hoca diyenler bir taraftan, ha bire DİN ile ilgili bir şeyler söyleyip duruyorlar.

Kimi 6 yaşındaki kız evlenebilir diyor, kimi küpe takmak harama yakındır deniyor.

Bunları söyleyenler Devlette ve Halkın gözünde önemli kişiler ve kurumlar, kimse de çıkıp bir şey diyemiyor.

Hatta tam tersi konuştukça reytingleri artıyor, daha çok insan onları takip ediyor.

Onlar da bunun farkında, o yüzden kimsenin çekindiği yok, hatta bunun için yeni hazırlıklar falan yapıyorlardır, Üresin Hanımefendi çıkıp kadının hayal dünyası çok eşlidir, ben kocama en yakın arkadaşımı ayarladım ama kocam istemedi demedi mi? Dedi de ne oldu?

Kadınlar tabi öldürülür, hep ben ben demeyeceksin, evinde oturup, sokağa çıkmayacaksın ve kocana saygı göstereceksin demediler mi? dediler de ne oldu?

Annelik kariyerdir, başka kariyere gerek yok demediler mi? Dediler de ne oldu?

Yani artık herkes aklına geleni söyleyebilir, yapar ve yaptıktan sonra da çıkar konuşur, ben bana vaaz verenlerin yolundan gittim, onları takip ettim..

***
Bu sefer heyecanla beklenen Torba Yasa yine yandaşların işine yarayacak.

İmar planları mahkeme tarafından durdurulan, iptal edilen tüm yapılar kurtulacak.

En başta da ” SARAY “.

Yani bundan sonra kimse KAÇAK – SARAY diyemeyecek, YASAL olacak.

Tabi bunu bir tek Saray için çıkaramayacakları için bu statüdeki bütün yapılaşmalar da serbest kalacak.

Yani o yıkıldı, yıkılacak, silueti bozuyor denilen bütün yapılar aynen kalacaj, duranlar da ilerleyecek.

Durmak yok, yola devam ….

***
Doğa bazen çok acımasız olabiliyor, aynen bizim ona davrandığımız gibi.

Nasıl biz onu katlediyoruz, o da bazen bizden intikam alıyor.

Çığ faciası..
Sel baskınları..
Yoğun kar …
Poyraz, Lodos..

derken bir çok can gidiyor. Sonra gidip gelip bunları FITRAT’a falan bağlıyoruz.

İnsanoğlunun hiç suçu yok sanki …

***
Adam girişimci, oturmuş, düşünmüş..

Bursa’dan MİDYE getirtmiş Erzurum’a, satmaya başlamış..

Sonra bir gün HOCAnın biri çıkıp MİDYE Hanefi mezhebine göre HARAM demiş.

O güne kadar midye yiyen halk, aaa harammış deyip midye almamaya başlamış.

Yani güler misin, ağlar mısın?

Yukarıda bahsettiğim gibi, bizim toplumumuzu kesinlikle Hacı Hocalar yönetiyor, bakmayın siz metropollere çok, Anadolu’da HOCA dedi mi, iş biter. Onlar da bunun fakında, zaten yaptıkları ve söyledikleri seni beni düşünerek söyledikleri şeyler değil, ama saf Anadolu halkımızı müthiş bağlayıcı.

Atatürk’ün LAİKLİK konusunda ısrarcı olmasının altında Anadolu Halkının bu zayıflığı yatıyordu, o biliyordu ve düşmanla mücadele ettiği kadar bu gerici, yobaz hacı hoca takımıyla da mücadele etti ve Türkiye Cumhuriyet’ini kurdu ama maalesef bugün onlar yine ayakta, hem de eskisinden daha güçlü, çünkü bu halkın bir tane daha ATATÜRK’Ü yok.

***
Herkese çok güzel bir gün diliyorum.

Sevgiler & Saygılar