Her yazımda maalesef çok güzel haberler veremiyorum, sürekli eleştiren bir tarz kullanıyorum, bunu negatif bir insan veya ne bileyim Hükümete acayip takıntılı, olaylara objektif bakamayan biri olarak yapmıyorum ama öyle gözüküyor.

Güzel olan şeyler olduğunda da yazmaya gayret ediyorum ama bugünün Türkiye’sinde güzel ne oluyor ben göremiyorum herhalde.

Neden mi?

Bakın mesela, adı Selami Yalçın, 33 yaşında, madenci.

Zonguldak Dilaver Mahallesinde özel bir kömür ocağında çalışıyor.

Dün göçük oluyor ve tavandan kaya parçaları düşerek göçük meydana geliyor ve Selami Yalçın bu parçaların altında kalıp vefat ediyor.

Gazetelerde minnacık bir haber, toplasanız 2 3 satırı geçmez. Neden?

Çünkü sadece 1 kişi öldü, kimse konuşmayacak bile, ha sayı 10 20 olsun biraz, 100 200 olsun o zaman birden herkes bu konuyu konuşacak, medya, tivi ler hemen olaya odaklanacak.

Anlayacağınız biz de ölümler, önlemler, yorumlar SAYI ile bağlantılıdır. Az ölüm, az ilgi, çok ölüm, çok ilgi ..

***
O kadar Kadın Cinayeti oluyor, artık birilerinin çıkıp bunu cidden önleyecek bir şeyler yapması gerekmiyor mu?

Bunu kim yapacak? Kadınlar kendileri mi yapacaklar?

Tuğba Arık – 28 yaşında – boşandığı eşi
Ayfer Şahin – 28 yaşında – boşandığı eşi
Pınar Duru – 36 yaşında – ayrı yaşadığı eşi
Merve Ciblavi – 25 yaşında – 3 ay önce evlendiği eşi

tarafından öldürülüyor. Bu cinayetler basına yansıyan, ikişer üçer satırla geçiştirilen haberler.

Bir günde 4 kadın, 4 can, şu ana kadar 2014’te öldürülen kadın sayısı 280 demiştim, alın her gün ekleyin üstüne, neredeyse 300 olacak.

300 anne, eş, sevgili … Çoğu boşanmış, eşleri hapishaneye, anneleri mezara..

300 ailenin çocukları ne oluyor peki? O çocukları nasıl bir travma bekliyor?

O çocuklarla kim ilgilenecek, küçüğüne nasıl bakılacak, büyükleri nasıl okuyacak?

Sonra bu gençlerden bir sağlıklı bir ülke mi yaratacağız? Annesini babası öldürmüş çocuklar ile kim CİDDİ bir şekilde ilgileniyor?

Gerçekten bu çok büyük ve tedavi edilemeyen bir yara haline geldi, tam bir KANGREN.

***
Sayın Ali Babacan ” İnşaat sektörüne Dur demezsek Sanayinin önünü açamayız ” demişti.

Dün Sayın Cumhurbaşkanımız kendisine yanıt verdi ” İnşaata DUR demek olmaz. ”

Yani RANTA devam kardeşim, ne SANAYİSİ, ne ÜRETİMİ …

Bugün para artık inşaatta, yüzlerce inşaat ilerliyor, ev yapılıyor, sürekli..

Gazetelerde, televizyonlarda ilandan geçilmiyor, nereden olduğu belli olmayan ÖDÜLLER alıyor yapılan evler.

Neredeyse her inşaat firmasının bir Yurt Dışı ödülü var, hepsi şakır şakır yayınlıyor.

Üretim derseniz, o yok işte, hala olanları da yabancılara satıp duruyoruz, üretimsiz bir ülkeyiz ama maşallah gökdelenlerimiz çok, kocaman sitelerimiz var.

Zaten Sayın Cumhurbaşkanı beklentisini belirtmiş ” Bizim için EMEK, yoğun olan inşaat sektörüdür. ” diye …

Yani sömürülen, az para alan, sesini çıkartmadan çalışan insanlar, mesela Suriyeliler çok az paraya çalışır bu inşaatlarda, 1,5 milyon Suriyeli var, yarısının yarı paralara çalıştığı inşaatları düşünsenize …

Senin mimarın, mühendisin, kariyerli elemanının çalışacağı sektör ise Sanayi ama .. gerek yok, inşaata devam.

***
Anayasa Mahkemesini şimdi çok sevmişlerdir sanırım.

Hani ters kararlar çıkınca ortadan kaldırmak istedikleri Anayasa Mahkemesi, bu sefer dedi ki ” Kardeşim, her şey yasal, Kaçak Saray falan diye bir şey yok. ”

Hemen demokratik ve hukuksal bir karar olur bu ..

Aferinler yağmıştır eminim Anayasa mahkemesine..

Bir de Sayın Cumhurbaşkanına buradan teşekkür etmek lazım, sarayın tekerleği olmadığı gerçeğini bizlerle paylaştığı için.

Öyle ya, uzay aracı olduğu ve bir sıkıntı olduğunda UFO gibi havalanacağını yazanlar bile vardı, tekerleği olmadığını bilmemiz beni çok rahatlattı.

Bir de şu ” ağaç falan kestiler diyorlar, YALAN ” dedi ya, ben biraz oraya takıldım.

Bu foto MONTAJcıların işi demek ki, o saray varken ve yokken fotoğraflar var, orada ağaçlar gözüküyor ama demek bizi de yanılttılar, onlar Ağaç falan değilmiş, küllüyen yalan, yine Paralel Yapının eseri demek ki

***
Artık eminim sizler de sıkıldınız bu PARALEL YAPI konusundan.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Siyasetçi, Gazeteci, Yorumcu, Köşe yazarı, …..

Herkes kendisine karşı bir şey yapıldığında yapıştırıyor ” Paralel Yapı “.

1 senedir dinliyoruz, hemen hemen her gün aynı şeyleri söylemekten, yazmaktan bıkmadılar. Her demeçlerine yerleştirmekten bıkmadılar.

Polisi, Savcıyı, Maliyeciyi, Hakimi, Gazeteceyi, Öğretmeni, İmamı sürdüler de sürdüler, aynı insanı 1 ay içinde üç kere tayin ettirdiler…

Ama bitmedi, dün hala Sayın Cumhurbaşkanımız bu Paralel yapıyı konuşuyor, inlerine girdik diyor, daha da gireceğiz diyor.

Eksik olan bir yer vardı, onu da dün kendisi tamamladı, Faali Meçhul Cinayetler de Paralel Yapının eseriymiş.

Gerçekten çok sıkıldım bu Paralel Yapı geyiğinden artık, konuyu paralele yapıya bağladın mı sorun yok …

***
Bu FUAT AVNİ kimse artık, Paralel yapının inlerine girdiler de, şu Fuat Avni’yi yakalayamadılar.

Bence Fuat Avni Hükümetin kendisi. Yoksa 1 senedir, alınana tüm kararları , veya yapılacak tüm eylemleri bu kadar yakından bilecek 1 KİŞİYİ bu Hükümet yakalayamayacak öyle mi?

Buna kargalar bile güler. Benim gibi dizi manyağı olan birisine versinler bu işi, 1 haftada yakalamazsam ne olayım smile emoticon Benzerlerini görüyoruz. Ne olacak zor mu?

Bu bence bilinçli olarak Hükümet tarafından yönetilen bir adres.

Ne zaman Fuat Avni meşhur oldu, yaklaşık 1 yıl önce. 17 Aralık yolsuzluklarının ardından duyurduğu tapelerle, ama bu tapeleri çok kısa bir zamanda kim geçiştirdi o da belli.

Neden mi böyle diyorum, bakın Sayın Arınç’ın sözlerine, böyle bir şey olacağını tahmin etmiyorum diyor son göz altı tweetleri için, bunlar ciddi iddialar, doğruysa vahimdir diyor.

Yani Sayın Başbakan Yardımcısının bile haberi olmayan bir operasyonu Fuat Avni biliyor öyle mi smile emoticon

Tabi tabi …

***
Dünyanın en komik ülkesiyiz diyorum ya bazen.

Buyurun bir örnek daha…

İstanbul Belediyesi sokak süpürme ihalesi açıyor, evet hani görüyoruz ya bazen, yollarda ellerinde fırça, kürek ile yaprakları, izmaritleri toplayan garibanlar.

Neyse, açılan ihaleye bir firma giriyor, adı İSTAÇ ve ihaleyi kazanıyor.

Ama Kamu İhale Kurumu ihaleyi iptal ediyor, çünkü teklif veren İSTAÇ zaten Belediyenin bir firması.

Yani Belediye kendi açtığı ihaleye, kendi firması ile katılıp, kazanıyor.

Yahu bunu artık herkes bilir ki, ihalede, hele devletin ihalesinde böyle bir kazanma YOK, bunu nasıl görmezden gelmişler…

Çok basit, kimse üstünde durmaz demişlerdir, hem bilseler ne olur, 2 3 gün konuşulur sonra biter demişlerdir.

Demişlerdir demişlerdir …

***
Geçenlerde yazmıştım hani Pendik’teki soygunu.

Yakalanmışlar..

Ya cidden bazen anlamıyorum, ben bu kadar dizi / film seyrediyorum. Onlarca soygun filmi izlemişimdir, soygunda yakalananların yüzde doksanı yaralanınca hastaneye gidenler.

Bunlar da öyle yakalanıyor, yaralıları hastaneye götürünce yakalanıyorlar.

Sen oturacaksın bir soygun planlayacaksın, ciddi bir zeka olmalı arkasında, her şeyi düşünen, soygunu da yapacaksın, sonra gidip hastaneye yakalanacaksın.

Bu soygunu yapanlar galiba hiç film falan seyretmiyorlar …

***
Erkekler daha APTALmış diyeceğim, şimdi Erkek arkadaşlarım kızacak.

Valla bunu ben demiyorum, DARWIN Ödülleri üzerine yapılan bir araştırma diyor.

Ahmakça girişimler sonucu ölenler üzerine bir araştırma yapmışlar.

1995 – 2014 yılları arasında bu kategoriye giren ölümleri incelemişler.

Tam 332 olay bulmuşlar, bu 332 olayda 318 kişi ölmüş ve bunların da 281 tanesi erkek çıkmış, yani oran %90.

Yani AHMAKÇA ölen insanların %90 ı erkek..

Buyurun buradan alın 🙂

***
Bugün biraz uzattım, kusura bakmayın, haber çok ben ne yapayım.

Sonuna kadar okumayı başaranları kutluyorum ve çok güzel bir hafta sonu diliyorum.

Sevgiler & Saygılar