Bugün günlerden Cumartesi, ülkemiz dahil her tarafta bir gerginlik, savaş, katliam yaşanıyor. Her gün bunları yazarken çok üzülüyorum, güzel bir şeylerden, sevgiden, kardeşlikten bahsetmek istiyorum.

Gerçek olmasa da bugün öyle yapacağım.

Benim yazılarımı takip eden arkadaşlarım bilir, bu konuda daha öncede yazılar yazdım, bir kez daha o konuya gireceğim, çünkü gördüğüm ve çok hoşlandığım bir durum oldu.

Güne uyanan bizlerin artık vazgeçilmez işlerinden birisi Sosyal medya ve bunun en çok kullanılanı da Facebook.

Burada paylaştığınız her şey, hani ” Eskilerin ” dediği gibi YEDİDEN YETMİŞE sizin arkadaş listenize, oradan onların paylaşımları ile çok daha fazla insana ulaşıyor.

Bu güzel paylaşımlardan bence ne önemlisi GÜNAYDIN paylaşımları.

Nasıl ki sabah yatağınızdan kalktıktan sonra ev halkına Günaydın diyerek güne başlıyorsunuz.

Nasıl ki yola çıktınız, yolda gördüklerinize, işe gittiniz işteki arkadaşlarınıza, alış verişe gittiniz bakkala, manava, kasapa Günaydın diyerek yaşama devam ediyorsunuz.

Burada da aynı şeyleri yapmak bence aynı.

Ben yaklaşık 4 5 yıldır her sabah Günaydın yazmaya çalışıyorum, önceleri sade bir günaydın, sonra bir kaç mesaj ile, sonra bir kaç kare ile, son iki yıldır da gazete özetlerini de içeren paylaşımlar ile.

Buraya yazdığınız Günaydın mesajı, Dünyanın her noktasına aynı anda ulaşıyor, arkadaş listenizde olan tüm kitleye sadece basit bir GÜNAYDIN ile ulaşıyorsunuz. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi?

Eskiler biler, bir aralar bu Günaydınlar eleştirilirdi, ne o öyle seksen insan birbirine günaydın diyor, etraf günaydından geçilmiyor falan diye. Anımsayanlar olacaktır.

Bugün Sosyal Medyada arkadaş olan herkesin birbirini gerçek anlamda, gerçek dünyada tanıma şansı yok. Buradan tanışıyoruz, birbirimize Günaydın diyoruz, paylaşımlar yapıyoruz, beğeniyoruz, yorumlar yapıyoruz.

Birbirimize yaptığımız yorumlar sayesinde yeni arkadaşlar ediniyoruz, onlar ile de arkadaş oluyoruz, onların da sevincine, hüznüne, mutluluklarına, mutsuzluklarına arkadaş oluyoruz.

Mesela; Bir oyun oynuyorum, ya da oynadığım tek oyun ” Kelime Tahtası “, karşılıklı Scrabble, sadece o oyun sayesinde öyle güzel arkadaşlarım oldu ki, bir çoğuyla kırk yıllık arkadaşız sanki. mesela Ayhan, Sevda, Mari, Nevra, Tuba, Aydın, Cristina …. hepsini yazarsam yer kalmayacak 🙂

Ha gelelim suistimale …..Bunu suistimal edenler yok mu?

Var tabi, hem de çok ama bunun sorumlusu Sosyal medya veya Facebook değil ki. Onlar bize bir platform vermişler, bazı kurallar koymuşlar, bu kurallar ile arkadaş olun, paylaşın demişler.

Sonuçta burası sizin sayfanız, kontrol siz de, sizi rahatsız edeni de siz ekliyorsunuz, sizi seveni de. istediğiniz ile istediğiniz sohbeti yapmak sizin elinizde, istemediğinizi siler atarsınız ve bunun için kimseye hesap vermek zorunda değilsiniz.

Neyse, konuyu dağıtmayayım, memnun olduğum şey, GÜNAYDIN süreci uzun bir süredir uygulayan birisi olarak, gerçekten bugün gelinen noktadan çok ama çok memnunum, keyifliyim.

Bir şekilde arkadaş olduğum ama yüzünü görmediğim, sesini duymadığım bir çok arkadaşımdan Günaydın mesajlarıma yanıt alıyorum, yazılarımı ve paylaşımlarımı okuyorlar, kimi beğeniyor, kimi paylaşıyor.

Ben de elimden geldiğince onlara Günaydın diyorum, paylaşımlarını takip ediyorum, beğendiklerimi ben de paylaşıyorum.

Özetle sevgili arkadaşlar, iyi ki varsınız ve hepinize KOCAMAN bir GÜNAYDIN 🙂

Sevgiler & Saygılar