Gana’ya 13 Eylül akşamı başlayan seyahatim bu gece sona eriyor, yarın Allah kısmet ederse akşam 20:30 uçağı ile dönüyorum evime.

Bu süre içinde sizler ile biraz iş, biraz gezi fotoğrafları paylaştım. Öncelikle iş çok keyifli ve yoğun geçti, umarım düşündüğümüz, konuştuğumuz gibi keyifli sonuçlar da yaratır.

Gezi kısmına gelince biraz dün ve bugün bayağı doyurucu oldu, sizler ile de paylaşmaya çalıştım.

Gana’nın baş şehiri Accra, çok büyük bir alana kurulu, git git bitmiyor, ben TEMA denilen endüstri merkezinde kaldım, arası 39 km, İstanbul ile İzmit gibi düşünebilirsiniz, sanayi ve üretim Tema’da, toplantıların bazısı Accra’da, bazısı Tema’da oldu.

Gelelim seyahat notlarına; Öncelikle Gana müthiş güvenli bir yer, 8 gün kaldım, bir tek kavga görmedim, bir tane olumsuz olay yaşamadım, insanları müthiş sevecen, yardım sever. Herkes İngilizce konuşuyor, ana dilleri de var tabi, hatta bazen ana dillerinde başlayıp arada ingilizce devam ediyorlar.

Para birimleri CEDİ, 3.2 Cedi 1 Dolar ediyor. Çok pahalı bir memleket değil ama Kenya ve Uganda kadar da ucuz değil.

Ana yollar ve Accra genelde bakımlı ama ara yollar bir felaket, bir çok yol toprak. Yağmuru bol bir ülke. Halkın fakirliği var ama çok zengin olanlar da var, Bazı evler gördüm ki inanamazsınız, tabi o evlerin bir çoğu kapalı kapılar ve duvarlar arasında.

Siyasi olarak ta, ekonomik olarak ta çok stabil bir ülke, en büyük sorun tabi TRAFİK, binlerce araba var ama yollar çok yetersiz olduğundan bazen 8 10 km yi 2 saatte gidiyorsunuz, İstanbul’u aratmadı trafik yani.

Büyük bir çoğunluk okur-yazar, sigara içimi neredeyse sıfır, sigara satın alacak yer bile bulamıyorsunuz, ben sigara içen Gana’lı hiç görmedim, genelde yabancılar içiyor, kadınlarda ise %1 ler civarındaymış, o %1 de işte Dünyanın en eski mesleğini yapanlarmış.

Trafikleri çok yoğun olmasına rağmen beni en çok şaşırtan Trafik kurallarına uyumları oldu, hele Kenya’dan sonra çok şaşırtıcı buldum, herkes kurallar uyuyor. Çok sık trafik kontrolü var. dediğim gibi o yüzden de sanırım çok emniyetli. Suç oranı çok düşük bir ülke, suçları da genelde ülkeye dışarıdan gelen yabancılar işliyormuş.

Turistik çok fazla yerleri yok ama sahilleri muhteşem, ALTIN çok çıktığı için bu sahillere ALTIN sahiller diyorlar. Palmiye ağaçları bolca var. En önemli geçim kaynaklarından birisi Balıkçılık, fotoğraflardan görmüşsünüzdür, har gün bu şekilde dünyanın balığını çekiyorlar denizden.

En önemli yerlerden birisi KAKUM Capony Walk, Batı Afrika’da benzeri olmayan bir şey, yerden 40 metre yükseklikte ağaçlar üzerinde yürüyorsunuz, daracık bir tahta üstüne iplere asılı bir köprü, yaklaşık yarım saat sürüyor ama adrenalin tavan yapıyor tabi.

Meşhur yerlerinden birisi de Elmira kalesi, tarihi çok eski, eskiden köleleri buradan satıyorlarmış, bir çok savaş görmüş, acayip keyifli bir mekan.

Dün paylaşmıştım, Makola pazarı burada efsane, inanılmaz bir yer, her taraf insan ve aklınıza gelen her şey ama her şey satılıyor.

Yine çok gezilen yerlerden birisi Aburi Botanik bahçesi, fotoğraflarını paylaşmıştım.

Gana gezmek için çok küçük bir ülke değil, ben tabi bu kısıtlı zamanda bu kadar gezebildim, aslında kuzeyi muhteşemmiş.

Yani buraya yaz tatili için gelebilirsiniz, geceleri sahilleri muhteşem oluyor, her taraftan müzik sesleri yükseliyor, Balık sevenler için cennet, her çeşit balık var, yemek pek sorun olmuyor.

En çok dikkatinizi çeken şeylerden birisi de, başlarının üstünde neredeyse evlerini taşıyan kadınlar, her taraf onlarla dolu, minicik bebekler bile bir şeyler taşıyorlar. Bebekler muhteşem ama zaman kısıtlamasından çok bebek ve çocuk resmi çekemedim, çektiklerim ise görmüşsünüzdür, bir harikalar.

Eh, bu kadar bilgi yeter, daha fazla uzatıp sizleri sıkmayayım.

Pazartesi sabahı görüşmek üzere…

Sevgilerimle,
Haluk