SANAT

Frida’nın yaşamı ..

662 defa okundu Yorumunuzu yazın

Geçen gün Instagram’da bir paylaşım gördüm, Frida’nın siyah beyaz bir fotoğrafı, hafif dekolte, siyah beyaz, dalmış, uzağa doğru bakıyor…

Altında bir yorum aynen şöyle “ Güzel kadın, Karadeniz’de gemilerin mi battı, seni mutlu etmemi istersen telefon numaram 5……. Ara, hemen geleyim. “

Çok aradım o paylaşımı ama bulamadım, bulursam paylaşacağım sizler ile …

Ben de Frida’ya bile cep telefonunu gönderen halkımıza bari bir iyiliğim dokunsun, kimdir, nedir diye Vikipediden derlediğim hayat hikayesini paylaşmak istedim :)

Tam adı Magdelana Carmen Frida Kahlo Calderon.

6 Temmuz 1907 yılında Mexico City’nin güneyindeki Coyoacan’da dünyaya geldi.

Doğum günü 6 Temmuz olmasına rağmen, kendisi doğum tarihini, Meksika Devrimi’nin gerçekleştiği 7 Temmuz 1910 günü olarak ilan etmiş Meksika aşığı bir kadın.

Neden böyle diye soranlara Yaşamım modern Meksika’nın doğuşuyla başlamıştır diye yanıt verirmiş.

Altı yaşındayken geçirdiği çocuk felcinin sonucu olarak bir bacağı engelli kalmış.

Bundan dolayı kendisine çevresi tarafından hep “Tahta Bacak Frida” denmiş.

Bu engeliyle başetmesini bilen Frida, genç kızlık çağında, dönemin en iyi eğitimini veren Ulusal Hazırlık Okulu’nda okumuş.Bu okul, onun hayatını öyle bir etkilemiş ki sanat, edebiyat, felsefe gibi alanlara hepsine birden ilgi duymuş.

Okurken, anarşist bir edebiyat grubuna dahil olmuş.

18 yaşında geçirdiği bir trafik kazası bütün hayatını değiştirmiş. 17 Eylül 1925 okuldan eve dönerken bindiği otobüsün tramvayla çarpışması sonucu çok kişinin öldüğü kazada, trenin demir çubuklarından birisi Frida’nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkmış.

Kazadan sonra tüm hayatı korseler, hastaneler ve doktorlar arasında geçmiş, 32 kez ameliyat edilmiş ve çocuk felci nedeniyle sakat olan sağ bacağı 1954’te kangren yüzünden kesilmiş.
Kazadan bir ay sonra hastaneden çıkan Frida, ailesinin teşviki ile sıkıntı ve acıdan kaçmak için resim yapmaya başlamış.

Yatağının tavanındaki aynaya bakarak oto-portreler yapmaya başlamış. İlk yaptığı portre “ Kadife Elbiseli Portresi olmuş.

1927 yılı sonunda yürümeye başlayan Frida, bu dönemde sanat ve politika çevreleri ile yakınlaşmaya başlamış ve 1929’da Meksika Komünist Partisi’ne üye oldu.

Resim çizmeye devam eden Frida ünlü ressam Diego Rivera ile tanışmış. İki ressam, 21 Ağustos 1929’da evlenmişler. Çiftin, fırtınalı bir evlilik yaşamları olmuş.

Sağlık sorunları nedeniyle bir çocuğunu aldıran ve art arda iki düşük yapan Frida, eşinin sadakatsizlikleri nedeniyle 1939 yılında ondan ayrılmış ama 1 sene sonra yeniden evlenmişler.

Frida’nın da evlilikleri sırasında çeşitli erkeklerle ilişkileri olmuş.
Sık sık sağlığı bozulan Frida, dayanılmaz acılarla başa çıkmak için bütün gücüyle resim yapmış; yalnız ülkesinde değil, Amerika ve Fransa’da sergiler açmış.

1938’de New York’ta, 1939’daki Paris sergisi ile oldukça ünlenmiş.
1943’de La Esmeralda adlı yeni bir sanat okulunda öğretim üyeliğine başlayan Frida, sağlık durumu kötüleşmesine rağmen ders vermeyi on yıl boyunca sürdürmüş.

1950’de omurgasındaki sorunlar nedeniyle hastaneye kaldırılmış ve 9 ay hastanede kaldıktan sonra Temmuz ayında sağ bacağı kesilmiş.

Frida Kahlo, 13 Temmuz 1954’te, akciğer embolisi teşhisiyle son nefesini vermiş.

Cenazesi, ertesi gün yakılmış.

Külleri, Mavi Ev’de muhafaza edilmekteymiş.

İşte size kısaca FRIDA’nın hikayesi …

Yazar Hakkında

Haluk İlhan

BEŞ YÜZ küsur yazı yazmışım, beni tanıyarak okuyan, hiç tanımadan okuyan bir çok arkadaşım, okuyanım olmuş. Yine katıldığım sosyal medyada Haluk İlhan olarak tanıyan, seven arkadaşlarım var.

You must be logged in to post a comment Login

Bir Cevap Yazın