Eskiden canlı yayınlar ve fotoğraf paylaşımları yokken, seyahat notlarını çok daha uzun ve detaylı yazardım, artık beni takip eden arkadaşlarım da benimle birlikte gezdiği için daha kısa ve özet yazmaya çalışacağım.

Önce her zamanki gibi kısacık tarih ..

1500 lü yıllar da Magellan gezilerinde bu adaları keşfediyor, tam 7800 ada….

Burasını keşfettikten sonra da İspanya – Portekiz buraya akın etmeye başlıyor, ta ki 1800 lü yılların sonuna kadar.

İspanya kralının adı da o dönemde Felipo, o yüzden adanın adı da Felipo’dan esinlenerek Filipino oluyor.

Adaya hemen kiliseler yapılıyor, DİN her zamanki gibi çok önemli ve halk Hiristiytan Katolik oluyor. Yerleşenler de İspanyol ve Portekizliler, adanın yerli halkı ile Filipinleri oluşturmaya başlıyorlar.

1900 lü yıllarda İspanya’nın gücü zayıflayınca adaya Amerikalılar geliyor ve Filipinler ile savaşarak adayı ele geçiriyorlar. Yönetimlerini de yine halkın içinden ama kendilerine yakın insanlardan oluşturuyorlar.

Ve 2. Dünya Savaşı sırasında Japonlar Filipinlere savaş açıyor 1942 den 1945 e kadar da adayı ele geçiriyorlar. Milyonlarca Filipinli ölüyor, Amerika Filipinler ile birlikte savaşıyor ve General Mc Arthur’un sayesinde 2. Dünya savaşı bittiğinde 1947 de Ada bugünkü özgür FİLİPİNLER oluyor.

Tarih bu kadar yeter değil mi …

Filipinler dediğim gibi 7.800 adacıktan oluşuyor.

Üç ana ada var; Luzon – Kuzeyde – Visayas – Ortada ve Mindanao – Güneyde.

Nüfusu 120 Milyon, ama yaklaşık 20 milyona yakın Filipinlinin de Yurt dışında yaşadığı tahmin ediliyor. O yüzden de Bankacılık çok gelişmiş durumda, çünkü ülkelerine para gönderiyorlar, her taraf ATM dolu.

Bizde de oldukça çok Filipinli var biliyorsunuz, genelde çocuk bakma veya temizlik gibi işlerde yardımcı oluyorlar.

Adaların 4.000 tanesi irili ufaklı ve yerleşim yok, ana yerleşim bu söylediğim 3 bölümde toplanmış durumda.

Filipinin parası PESO, 1 Dolar 52 Peso, yani bizim paramızla 14 15 TL falan.

3 hatlı bir metrosu var, LRT1 LRT2 ve MRT1 diye ama yer üstü metrosu. Genelde 12 15 Peso bir hattın başı ve sonu, günlük kartlar ise 100 peso, bizim sistem ile aynı, doldurabilme şansınız var kartlarınızı.

Taksiler ucuz, 40 pesodan açılıyor, hepsinde taksimetre var ama genelde pazarlık yapılıyor, yine de ucuz.

Asıl ulaşım Jeepyen dedikleri taşıtlar ile yapılıyor, bizde ki minibüsler gibi, birçok karesini paylaştım. 15 pesoya gidebiliyorsunuz.

Hava hep sıcak, şu anda 39 40 derece, yağmur bolca yağıyor, o yüzden de her taraf yemyeşil.
,
Ada deprem kuşağında, o yüzden sürekli ufak tefek depremler oluyor ama son yıllarda pek olmamış.

Burada kumar serbest, o yüzden de müthiş kumarhaneleri var, ben böylesini inanın Las Vegas’ta görmedim. Kumarı Filipin halkı da çok seviyor, her gece dolu bütün kumarhaneler.

Yemek sorunu hemen hemen hiç yok, bir çok Alış Veriş merkezi var ve aklınıza ne gelirse bulabileceğiniz yemekler mevcut. KFC, McDonalds gibi fast food tarzı yerler her yerde var ve tabii bir dolu Starbucks.

Eğlence hayatını anlatmama gerek yok, müthiş güzel barları var, özellikle deniz kenarları günün her saati dolu. Filipinliler eğlenmeyi çok seviyor, o yüzden de barlar akşamları oldukça dolu oluyor.

Nüfus çok genç, okuma yazma oranı %93.

Din olarak %86 Hiristiyan, % 10 Müslüman ve % 4 Budist… Ancak din konusunda inanılmaz bir saygı var.

Adaların bir çoğu turistik, her gün sabah ferry veya motorlar ile adalara gidilebiliyor. Bataan ve Corregidor Adaları ise 2. Dünya Savaşı nedeniyle tarih dolu.

Şehir şu anda yenileniyor, bir çok yerinde devasa binalar var ama eskiyi de koruyorlar, Intramuros – Eski Manila muhteşem bir tarih.

Başkanlık sistemi ile yönetilen bir ülke, herkes birbirine saygılı. Metropollerde çok ciddi güvenlik önlemleri var ama tüm Filipinler için bunu söylemek çok mümkün değil.

Filipinlerde ana dil İngilizce ve Filipince. Dünyada Amerika ve İngiltere’den sonra en çok ingilizcenin konuşulduğu ülkeymiş burası.

Burada boşanmak şu anda yasak, ancak yeni bir kanun üzerinde çalışıyorlarmış. Boşanmayı kolaylaştırmaya çalışacaklarmış. Aile kavramı o yüzden çok gelişmiş, aldatma oranı en düşük ülkelerden birisiymiş Filipinler.

Turizm açısından ise oldukça çok gezilecek yer var, yani buraya gelmeyi düşünenler minimum 1 haftayı burada geçirmeyi düşünmeliller.

En kötü tarafını en sona sakladım, TRAFİK inanılmaz. Günün her saati trafik var ve hele yoğun saatlerde kıpırdamıyor. 10 km lik yolu 2 3 saatte aldığınız oluyor ve bunu çözememişler.

Aklıma gelenler bu kadar, biraz uzun bir yazı oldu kusura bakmayın, güya özet yazacaktım )

ben çok sevdim ve beğendim Filipinleri ve gitmeyi düşünenlere kesinlikle tavsiye ederim. THY İstanbul – Manila direk uçuşu var, yaklaşık 12 saat sürüyor uçuş.

Keyifle okumanız dileğimle,

Sevgiler & Saygılar