“….Ağaç kurdu eski tahta eşyada, pencere, kapı, parke ve mobilyanın ağaç aksamlarında yerleşir ve dehlizler açarak ilerler. Bu arada kemirdikleri ağacın tozları dışarı dökülür. Bazen geceleri sessizlikte, delik açarken sesi duyulabilir. Mobilya böceği büyük toplu iğne başı büyüklüğünde, kahverengidir. Özellikle mobilyaların kumaş ve içindeki dolgu maddeleri (kamış, saman, ot vs.) arasında yuvalanırlar. Kumaşı deler, yıpratır, ölenleri mobilyanın altına dökülür….”

Google’dan aldığım bilgi bu.

Nedenine gelince benim üç senedir bir ağaç kurdum var.

Bundan üç sene evvel evime Modoko’dan çok beğenerek bir cam sehpa aldım, dört tarafında ahşap ayaklar, ortası cam, dikdörtgen hoş bir mobilya. Keyifle yerine yerleştirdim.

Bir kaç gün sonra, gecenin bir yarısı televizyon seyrediyorum, “cırr” ccırr” diye bir ses. Önce anlayamadım ne olduğunu, etrafı araştırdım ve sonunda sesi takip ederken sevgili ağaç kurdumla tanıştım.

İnanılmazdı.

Tamamen kapalı bir alan ve tahtanın içinde resmen tahtayı kemirmesini dinleyebiliyorsunuz. Aynen yukarıda yazdığı gibi bir müzik gibi, başladığında o kadar net duyuyorsunuz ki sesi.

Bazen çok ses yaptığında ses çıkan yere gidip masanın ayağına elimle tıklıyorum, biraz sesini kesiyor, sonra tekrar devam ediyor.

Tam üç sene oldu, bu akşam yine heyecanlı bir film seyrediyorum, bizim sevgili ağaç kurdumuz başladı müziğine, içimden dedim ki dur sana bir isim koyalım artık ve koydum, evet adı Gonzi, hani hızlı Gonzales’ten esinlenmiş bir isim.

Adını Gonzi koydum da, nasıl bir hayvan olduğunu hiç bilmiyorum. Önce açıkçası tahta kurusu gibi düşünerek taradım ama baktım ki hiç alakası yok, sonra tahta böcek derken fotoğraflı geçmişine ulaştım.

Artık Gonzi’yi tanıyorum. Bu üç yıl boyunca Gonzi’yi düşünerek fantezik hikayeler bile oluşturdum kafamda, mesela; Gonzi tahta ayakların içinde büyüyerek gelişiyor ve ben bir akşam televizyon seyrederken tahta ayak kopuyor ve Gonzi dışarıya çıkıp benimle savaşa tutuşuyor 🙂

Bunun benzeri hikayeler, sonunda onun hakkında yazı yazacağımı biliyordum ama zamanını bilemiyordum, demek ki gün bugünmüş, çünkü bugün hiç susmadı, acaba diyorum ne kadar büyüdü, dışarı çıkma zamanı geldi mi yoksa J

Sevgilerimle,