1953 yılı…

NATO her sene yaptığı tatbikatları tekrarlıyordu.

Bir denizaltı var ki, yaptığı manevralar ile tüm komutanların beğenisini kazanıyordu.

Komutan Kurmay Albay Hakkı Burak ve yanında 85 mürettebat ile DUMLUPINAR denizaltısı.

Tatbikat mükemmel geçmiş, başarıyla tamamladıkları tatbikattan 3 Nisan gecesi eve dönüyorlardı.

3 Nisan’ı 4 Nisan’a bağlayan gece deniz üstü seyir yaparken ve tam Çanakkale Boğazını geçerken ve saatler 02:15’i gösterirken …

Dumlupınar denizaltısı, İsveç bandıralı Naboland Şilebi ile Boğazın orta yerinde çarpıştı.

Çarpışma öyle ani ve şiddetli oldu ki, denizaltı anında dibe dalmaya başladı. Sadece seyir üstü giderken nöbetçilik yapan 8 denizci denizin üstünde kalabildi.

Bu sayı çok kısa bir düre sonra beşe düştü.

Dumlupınar’ın battığı haberi geldiğinde hemen tüm olanaklar ile kurtarma çalışmaları başlatıldı ama MAALESEF o günkü şartlarda 91 metre suyun dibine inen Denizaltıya ulaşma olanağı bulunamadı.

Aşağıdan atılan Haberleşme Şamandırısına ulaşıldı, 91 metrede 22 denizcinin sağ olduğu haberi geldi.

Aşağıdakiler ile görüşüldü ve kurtarma için çalışmaların hızla devam ettiği söylendi.

Ancak o günlerde 91 metreye inecek teknoloji toktu, balık adamlar 11 kez daldılar, en son balık adam ancak 80 metreye kadar gidebildi, o da vurgun yedi ve hayata zor döndürüldü.

O ana kadar ” Sigara içmeyin, konuşmayın ” dedikleri askerlere ağlayarak ” Ne isterseniz yapın ” talimatı verildi, çünkü artık onları çıkartmaya imkanları yoktu.

Askerler ağlamadı, sızlamadı, hepsi birden sigaralarını yaktılar, türkü söylemeye başladılar ve sonrasında da ” Vatan sağ olsun ” dediler.

Sonra da telefon bağlantısı koptu …

81 askerimiz Çanakkale Boğazının o derinliklerinde hayatını kaybetti. Sadece 5 kişi kurtulabildi.

Tam 50 yıl sonra, uzun uğraşlar sonucunda Dumlupınar Denizaltısına inilebildi.

30 Mart 2003 tarihinde de Denizaltının üstüne VATAN SİZE MİNNETTTARDIR tabelasını çaktılar.

O gün orada öleceklerini anlayan askerlerin söylediği türkü de ” Ah bir ataş ver, cigaramı yakayım” dır ve onlar bu türküyü söylerken, yukarıdaki herkes ağlayarak onlardan bu türküyü dinlemiştir.

Ne kadar hüzünlü…
Ne kadar kahramanca..

Gözyaşlarınıza hakim olamıyorsanız, bırakın aksın …

Çünkü ben yazarken ağladım ….