Arabhealth fuarı için ilk defa gittiği Dubai’yi gerçekten çok beğendim. Gerçi, yarım gün ve bir kaç akşam boyunca gezebildiğim için belki çok fazla yerini görmüş olamayabilirim ama gezilebilecek bir çok noktasını gezdiğimi düşünerek sizler ile paylaşmak istedim.

Öncelikle Dubai, yedi emirlikten oluşan Birleşik Arap Emirlikleri’nden en zengin olanı. Bugün ,için yaklaşık 4 milyon nüfusa sahip ve hemen hemen her ülkeden insanların yaşadığı bir yer haline gelmiş.

Emirliğin başında Şeyh Muhammed Raşid el Maktum bulunmakta. Halkı tarafından çok sevilen bir şeyh ve çılgınca projeleri ile tanınıyor. Hala da çılgınca projelerine devam ediyor.

Dubai’nin para birimi Dirhem, 1 Dolar = 3.67 Dirhem, 1 TL = 2,04 Dirhem. Yani sizin için en kolayı, Dubai’ye gittiğinizde AED olarak gördüğünüz fiyatları 2 ye böldüğünüzde o kadar TL ediyor.

Dubai’de her şey bir ana cadde üzerinde, adı  Şeyh Zayed caddesi. Bu cadde üzerinde onlarca devasa bina bulunmakta ve tabi binlerce dükkandan oluşan alışveriş merkezleri bulunmakta. Bu caddenin bir kaç cadde paralelinde ise en fazla iki katlı şehir evleri bulunuyor. Aslında bu devasa binaları yürüyerek gezebilmeniz mümkün, çünkü hepsi dip dibe. Yani Şeyh Zayed caddesini yürüyerek gezerek Dubai’nin üçte birini görebilirsiniz.

Bu cadde üzerinde bulunan Dünya Ticaret merkezi yılın hemen hemen her gününde fuarlara ev sahipliği yapıyor. Bu fuar katılımcıları ve ziyaretlerinden de oldukça büyük gelirler elde ediyorlar.

İkinci bölümü yaklaşık yirmi dakikalık bir taksi ile gidebileceğiniz Jumeyra bölümü.

Burada Dubai Marina ve herkesin anımsayacağı Dubai’nin kendi inşa ettiği Jumeyra Palmiye adası  ki şu anda yerleşim olan adadan daha büyüğü de yapılmakta ve artık Dubai’nin simgesi haline gelmiş olan Dubai Jumeyra Oteli, yani Yelken otel var. Bu bölge oldukça zengin ve yine onlarca devasa binalardan oluşuyor.

Bu binaların bir çoğu yerleşim olarak kullanılıyor, benim görebildiğim en kısası 30 35 katlı binalar.

Üçüncü bölümde eski Dubai dedikleri Deidra kısmı, burada tarih biraz daha fazla, eski evler, eski Dubai şehri var. Çok fazla devasa binaların ve alışveriş merkezinin bulunmadığı bu bölümde en önemli yer Dubai Creek. Yani Dubai’nin kendi içindeki minik körfezi. Bir kanal gibi üzerinde gezi yapılabiliyor. Kendiniz tekne kiralayabiliyorsunuz, tekne 1 saatliğine 100 AED alıyorlar. Vakti olanlar için bence tercih edilmesi gereken bir gezi olmalı.

Kanalın her iki tarafında en eski gemilerden, en modern binalara kadar bir çok deniz vasıtası görebiliyorsunuz. Aynı zamanda bizim Kapalıçarşı gibi bir çarşısı da bu kanalın Deidra tarafında bulunuyor. Burada ne ararsanız bulabildiğiniz gibi özellikle emitasyon saat, çanta, t-shirt, gözlüklerin satıldığı yer. Kendinize emitasyon bir Rolex veya Gucci çanta almak isterseniz gideceğiniz yer burası olmalı. Bunlar açık dükkanlarda satılmıyor, çarşının ara sokaklarında kısa bir turdan sonra bir binanın ikinci, üçüncü katlarındaki dükkanlardan alabiliyorsunuz. Fiyatları 50 USD’dan başlıyor.

Alkol olayı burada ilginç bir şekilde yerleştirilmiş durumda. Normalde bırakın alkol almayı, taşımanız bile yasak. Ancak, sadece OTELLER içinde içilebiliyor. O yüzden de Dubai’deki bütün otellerin en az bir tane barı, restoranı var. Herkese açık olan bu bar – restoranlar da alkol alabiliyor, dans edebiliyorsunuz. Bir çoğunda sigaranın serbest olduğu alanlar var, barların hepsinde sigara içiliyor. Barlar hep kalabalık, hafta içi veya hafta sonu diye bir ayrım yok. Ne zaman gitseniz kalabalık, özellikle barlarda uzak doğulu kadınların çokluğu dikkat çekiyor.

Alış veriş merkezleri çok fazla, tabi bunlardan en önemlisi ve kalabalık olanı Burj Halifa, yani Dubai Mall. 30.000 dükkan, denizin altına indiğiniz akvaryum ve Dünyanın en uzun binası – yani 828 metre – tepeden seyretme olanağınız var. Biz gitmeye çalıştık ama biletler günler öncesinden alınıyormuş. O yüzden burayı gezmek ve 828 metreden Dubai’yi seyretmek istiyorsanız önceden rezervasyon yapmanız gerekiyor.

Yine fıskiyeler ile yapılan showu seyretmek istiyorsanız Burj Halifa’ya gitmeniz gerekiyor.

Palmiye adalara da gittiğinizde dikkatinizi yerleşim alanlardaki modern binalar çekiyor, site halinde bahçeli evler yapılmış, hepsinin kapalı garajları var. Burada da en önemli yer, Atlantis oteli,. Adanın en sonunda ve en ucuna yapılmış ultra lüks bir otel Atlantis Oteli. İçine girmedim ama dışarıdan ne kadar muazzam olduğu belli oluyor. Belki daha uzun zaman orada kalanlar için içini gezmek ve en tepesinden körfezi seyretmek çok keyifli olabilir. Bunun yanında adanın ağaç yaprakları şeklinde olan yerlerden bazıları yazın denize girilen ve eğlenilen bölgeler olarak tasarlanmış.

Taksiler çok pahalı değil, 3 AED’den açılıyor ve normal mesafelerde en çok ödediğiniz 20 25 AED civarında oluyor. Ayrıca artık metroları tamamen devreye girmiş durumda, bir gidiş bileti 5 AED civarında, Jumeyra tarafına gidecekseniz rakam biraz daha artıyor. Günlük bilet almanız da mümkün. Otobüsler de toplu taşıma da oldukça yoğun kullanılıyor. Otobüs duraklarının çoğu kapalı ve içinde klima bulunuyor, çünkü yazın hava sıcaklığı 50 derecelere ulaşıyormuş.

Elektronik eşyalar Türkiye ve Avrupa’ya göre daha ucuz. Teknoloji içinde ne ararsanız burada bulabilirsiniz, yok yok gerçekten. Pazarlık yapabilme şansınız çok fazla yok, çünkü bizdeki gibi mağazalardan direk satış yapılıyor. Yine de fiyatlar mağaza bazında farklılıklar gösterebiliyor, o yüzden bir şey almaya karar verdiğinizde hemen almayın, bir kaç mağaza mutlaka gezdikten sonra alın derim. Her alışveriş merkezi çok geniş ve büyük alanlardan oluşuyor. Hangi marka ararsanız var. Her sene de Ocak 5 – Şubat 5 arasında SHOPPING FEST yapıyorlar, gece 01:00’e kadar açık kalıyor mağazalar.

Özetle, ben Dubai’yi kısacık gezdim ve çok beğendim. Denizin de güzel olduğu, aradığınız her şeyi bulabileceğiniz, modern bir şehir Dubai. Şeriat ile yönetilmesine rağmen, hiç kimsenin kimseye karışmadığı, mini etekli kadın ile çarşaflı kadınların yan yana gezdiği, çalıştığı bir şehir. Barı da var, camii si de var ama kimse suç işlemiyor. Caddeleri zengin, dükkanları en son modayı takip eden, teknolojinin en son ürünlerinin satıldığı, deniz, çöl turizminin en yoğun yaşandığı zengin bir şehir.

Sevgilerimle,