Brac adası ve Bol burnundan sonra erken döndüğümüzü veKrka National Park‘a gitmeye karar verdiğimizi yazmıştım. Krka National Park aslında oldukça büyük bir park, birbirinden farklı yedi sekiz noktanın birleşmesiyle oluşuyor.

Mevki olarak Sibenik üzerinden kuzeye doğu çıktığınızda Krka National Park’ın girişine ulaşıyorsunuz. Giriş kişi başı95 kuna, sabah sekizden akşam yedi buçuka kadar açık. Arabanızı bıraktıktan sonra Park tarafından hazırlanmış tahat bir yürüme yolunu takip ederek bütün parkı geziyorsunuz.

Park adını Krka nehrinden alıyor, 1985 yılında Ulusal Park ilan edilmiş, tam bir doğa şaheseri. Hırvatistan zaten bu National Parklar konusunda çok zengin. İlk girdiğiniz yerSkradin kapısı, bu kapı da adını oraya çok yakın olan şehirin adından alıyor.

Bir çok irili ufaklı şelaleler var, ama en büyüğü yine buraya adını veren Stradin şelalesi ( Stradin Buk ). Bu şelalede suya da girilebiliyormuş ama biz son anlarını yakaladığımız için suya giremedik, ancak fotoğraflardan göreceğiniz gibi suya girenler vardı.

Stradin girişinden sonra aslında 2 kilometre devam eden nehir boyunca bir çok şelale ve doğa güzelliği de mevcuttu. Krka National Parkın sonunda ise Knin şehri yer alıyor. Buraya Knin üzerinden de girmek mümkün.

Vikipediden aldığım bilgiye göre bilim adamlarının burada yaptıkları çalışmalarda 860 farklı böcek tipinin bu parkta yaşam sürdüğü tespit edilmiş. Yeşillik ve su o kadar dinlendirici bir mozaik oluşturmuşlar ki, gerçekten görmeniz gerekir. Zaten gezerken fark ettiğiniz şey, her yerden su akıyor.

Şunu kabul etmeliyim ki, Hırvatistan özellikle bu parklar konusunda çok başarılı, hem doğayı korumuşlar, hem doğanın sayesinde milyonlarca Euro kazanıyorlar. Her taraf tertemiz, doğaya ekledikleri tek şey gezi yolları, parkın içinde ne bir restoran, ne bir cafe var. Sadece bir tane şelalenin karşısında ufak bir kahve, su içilecek yer yapmışlar. Bunun dışında tabiatın içindesiniz.

Daha fazla bilgiye hem google’dan ulaşabilrisiniz, hem facebook’tan. Google’da arama yaparken facebook’ta da Krka için açılmış bir çok sayfaya rastladım. Hırvatistan’a giderseniz ve vaktiniz varsa gezmeniz gereken bir park olarak düşünüyorum. Yazı harikaydı ama sanırım kışı da harikadır.

Sevgilerimle,
Haluk