İki gündür ELEŞTİRİ dozunu iyice arttıran bir Cumhurbaşkanı izliyoruz.

Artık tarafsızlık, edilen yeminler falan tamamen unutulmuş durumda, Sayın Davutoğlu’nun bu işi yapamayacağına kanaat getirip, işin başına geçen bir Cumhurbaşkanımız var.

Herkes ile kavgalı, kadınlara kızıyor, siyasetçilere kızıyor, milletvekillerine kızıyor, muhalefete kızıyor, iş adamlarına kızıyor, gazetecilere kızıyor, öğrencilere kızıyor…

Bir tek konuşmasında SEVGİ yok, hepsinde tam bir NEFRET söylemi ..

İki gündür de Merkez Bankası Bankası Sayın Erdem Başçı’ya artık tamamen NEFRET söylemini de geçti, Vatan Hainliği ile suçladı…

Bir önceki gün …

” Bize karşı bağımsızlık mücadelesi veriyorsun da başka yerlere mi bağımlılığın var. ” dedi…

Ve dün dedi ki …

” Vatanı satmak yüksek faizle, yüksek enflasyonla, kötü yönetimle ülkenin ve milletin kaynaklarını heba etmekle olur. ”

Yani insanın inanası gelmiyor ama bunlar gerçekten oluyor ..

Önce ..

BİZ kim Allah aşkına?

Ne demek BİZ? Tarafsız olmaya yemin etmiş bir Cumhurbaşkanı, insanları nasıl böyle böler, Siz kim, Biz kim?

Hadi böldü, BİZE karşı bağımsızlık mücadelesi ne demek? Kime bağımlısın ne demek?

Bunu söylediği insan alelade birisi değil, siyasetçi hiç değil, bir EKONOMİST, bir ülkenin bağımsız MERKEZ BANKASI BAŞKANI.

Ne oluyor, DOLAR fırlıyor …

Müdahale, önlem, 24 saat bir çalışma tam kontrol altına alınıyor…

Bu sefer çıkıp VATANI SATTINIZ diyor …

Dolar yine fırlıyor..

Sevgili Arkadaşlarım, bu olaylar ben DEMOKRATİK bir ülkede yaşıyorum denilen bir ülkede ASLA olmaz, olmamalı…

BİR TEK KİŞİ, 78 milyon insanın yaşadığı ülkeyi çekilemez hale getiriyor, her söylediği şey SEVGİDEN, SAYGIDAN nasibini almamış bir zehir zemberek söz dizisi.

Bütün yapmak istediği, NEFRET söylemleri ile AKP’yi 400 milletvekili çıkartarak BAŞKANLIK sistemine geçirmek.

Eski yol arkadaşı ” Türk sistemi Başkanlık olmaz ” dedi ya, ona da yapıştırdı yanıtı ” Bal gibi olur ” diye …

Bakın onun söylediklerini muhalefet söylese, meydanları inletirdi.

Kendisi daha DÜN diyor ki …

” 12 yıldır oligarşik yapıyla mücadele ediyoruz, geldiğimiz noktada görüyoruz ki SİSTEMİ KÖKTEN DEĞİŞTİRMEDEN, bu yapının ıslahı mümkün değildir.

Güçlü Başkan, güçlü bir Mecis ve Güçlü Yerel Yönetimlere geçme vaktimiz gelmiştir. ”

Gerçekten çok merak ediyorum,

Hükümet AKP, Halkın % 45’i AKP, Cumhurbaşkanı AKP, Asker etkisiz, Medya sindirilmiş, Polis güçlendirilmiş …

Hal böyleyken, ne için bu GÜÇ isteniyor? Yapılmak istenilen ne var ki yapılamıyor? her şey ellerinde, tek başlarına hükümetler, istedikleri Yasaları çıkartıyorlar, iki başlılık yok, Sayın Başbakan kendi başına bir karar dahi alamazken, seçim için milletvekillerini bile kendisi belirleyemezken, hepsinin üstünde 1 TEK KİŞİNİN sadece AKP değil, tüm 78 milyonu etkileyen kararlar alabiliyorken ve tarafsızlığını hiçte korumaya gerek görmeden AKP için oy isterken …

Nedir bu istenen GÜÇ?

Ne yapılacak, ne değişecek, kimler ile mücadele edilecek?

Para ise milyon eurolar var, Mülkse zaten sarayda oturuyor, Güçse, şu anda Türkiye’nin en güçlü kişisi, Emir-Komutaysa milyonlarca insan onun dudakları arasına bakıyor…

Ne için istiyor bu GÜCÜ?

Bir tek şey için, ele geçiremediği tek şey için.. YARGI…

Diktatör Hitler’in bir lafı vardır, der ki ” Bir ÜLKEYİ kontrol edip yönetebilmek için askere ihtiyacınız yoktur, o ülkenin HUKUK sistemini ele geçirdiniz mi, her şeye sahip olabilirsiniz…”

Yargı olmadı mı, sizi hiç bir şey yargılayamaz, hiç bir şeyden sorumlu tutulmazsınız, hele bir de o yargının kurallarını ve kanunlarını kendi istediğiniz gibi değiştirdiniz mi ….

Kimse önünüzde duramaz, bakın mesela bugün Suudi Arabistan’da KRALI eleştiremezsiniz, hakkında yazı yazamazsınız, sadece KRALI değil, KRALIn ailesi, akrabaları, çevresi hakkında bir tek eleştiri yapamazsınız, protesto yasaktır, miting yasaktır, bütün Ekonomi onlardan sorulur, istediklerini yaparlar ve kimse ama kimse bir tek şey yapamaz. Yaptığınız anda yoksunuz.

Bu da ancak GÜÇ ile olur … İstenen GÜÇ böyle bir koruma getirir…

İç Güvenlik Yasası, Eğitime vurulan darbe, Mahkemeler, Medya baskısı, Türk tipi Başkanlık sistemi falan ….

Bunu destekleyenler, yanından ayrılmayanlar, ona bu yolunda destek verenlerin temenni ve beklentileri de budur, HEPSİ birden KORUMA altına gireceklerdir.

Bugün eğer bu hala olmamışsa, hala bunu beceremedilerse, kusura bakmayın, beğenirsiniz veya beğenmezsiniz ama bir avuç CHP li ve MHP li insan sayesinde olmuyordur.

Onlar bir çok şeyi ANAYASA, YARGITAY, DANIŞTAY gibi kurumlara taşıyarak bir çok şeyin olmasına engel oluyorlar, yeterli mi değil ama siz böyle bir GÜCE karşı ne yapabilirsiniz ki, kimse bir şey yapamıyor….

Yine de onlar ellerinden geleni yapıyor, İNANIN bana eğer yapmıyor olsalardı, biz çoktan o BAŞKANLIK sistemine geçmiştik bile..

Uzattım, bir tatil günü yazdıklarımı okumak sıkıcı gelebilir ama olan ÜLKEME olmakta, her geçen gün MUTSUZ bir topluma doğru hızla yol alıyoruz.

Her geçen gün NEFRET söylemiyle sinirli, stresli uyanıyoruz, ŞİDDET almış başını gidiyor, Askerlerimiz CİNNET !!!!!!!! geçirip birbirini öldürüyor, savaşta değiliz ama 1 haftada neredeyse 7 8 şehit verdik, kimse ne olduğunu anlamıyor.

Kimsenin elinden de bir şey gelmiyor, İç Güvenlik Yasası kabul edilirse, belki biz bunları da yazamayacağız, konuşamayacağız …

Neyse, haftanın yorumu biraz uzadı, artık susayım, ama şu Erdem Başçı, Ali Babacan ve Mehmet Şimşek içinde bir şey söyleyeceğim …

Üçünüze de helal olsun, bu kadar söyleme, suçlamaya, karalamaya ve dün artık Vatanı Satmakla itham edilmenize rağmen, hala görev yapıyorsunuz..

Bazı arkadaşlarım BIRAKSIN diyor, İSTİFA etsinler diyor….

Rüzgar eken, fırtına biçer …. Onlar bırakırsa, bu ülkenin ne hale geleceğini düşünemiyorum bile, zaten hazırlıklar bu yönde, ama dayanamayacaklar….

BİR kişi bütün Türkiye’yi elinde tutmaya devam edecek ve onlar bırakana kadar da biz onu her gün dinleyeceğiz…

Maalesef …

Sevgiler & Saygılar