Siyasetin gündemi her zamanki gibi yoğun, üstüne ekonomi ve ekonomiyi negatif şekilde etkileyen bir Orta Doğu savaşı da eklenince gündem daha da yoğunlaşıyor.

Sayın Cumhurbaşkanımızın Harp Akademisinde ” Aldatıldık ” demesi, bir çok kişiye ilham verdi, baktılar ki Aldatıldım deyince bir şey olmuyor, Aldatıldığını düşünenler yavaş yavaş, ” ben de ben de ” demeye başladı.

Önce gazeteci İsmet Berkan Kabataş olayları için özür diledi, arkasından AKP Militanı Sayın Metiner, ben de Aldatıldım dedi. O günkü Paralelci Emniyetçiler biz de görüntü var, siz çıkın bağırın, çağırın, biz size görüntüleri vereceğiz demişler meğerse.

Ama bunların hiç birisi, o zaman Başbakan olan Sayın Cumhurbaşkanımızın, mitinglerde, gazetelerde, televizyonlarda ve Mecliste ” Benim türbanlı bacıma saldırdılar,yerlerde sürüklediler ” sesini kimsenin unutmasını sağlamayacaktır.

Şu anda en büyük SİLAH, birilerini Paralelci ilan etmektir, birisine mi kızdın, Paralelci dedin mi iş biter, o yüzden de ne gariptir ki, Sayın Arınç ile Gökçek birbirini Paralelci olarak suçlamaktadır. Çünkü o en tepedekinin tahammül edemeyeceği tek şey Paralelcilerdir. Gerçi ” Ne istediler de vermedik ki ” diyerek bir zamanlar Paralelci olduğunu da saklamak gereğini duymamıştır ya, neyse.

Dünyada olaylar öyle hızla değişiyor ki, bakın düne kadar Diktatör, asla yan yana gelmeyiz dediğiniz Mısır ile birlikte bugün Yemen’e karşı verilen savaşın yanında yer alıyorsunuz, üç gün sonra da yan yana fotoğraflar verirseniz kimse şaşırmayacaktır.

CHP’nin noter tasdikli propagandası tutmuş gözüküyor, onayladığımdan falan değil, ilk defa CHP’nin yarattığı bir gündem üzerine AKP konuşuyor da ondan. Bugüne kadar Sayın Cumhurbaşkanı ortaya bir şey atar, muhalefet işi gücü bırakır onu ağzına dolardı.

Şimdi, ilk defa CHP bir şey yaptı, AKP ve özellikle Sayın Davutoğlu, üstüne atladı, diline doladı, KAYNAK nerede dedi, bu Türkiye’yi batırır dedi, ama bu söylemi sosyal medyada bile Tİ’ye alındı.

Kardeşim milyonları yatırdığınız SARAY’a kaynak var da emekliye bir maaş verecek kaynağınız yoksa, yandı zaten bu ülke. Yani açıkçası bu sefer bu propaganda içi çok dolu olmasa da tuttu. AKP panikledi. Zaten bir de bu Barış Süreci, PKK, HDP den dolayı paniklerdi, oylar düşüyor, kayıyor diye.

CHP ve MHP bir başka siyasi manevrada da başarılı oldu, Ekonomi çevreleri için CHP Kemal Derviş’i, MHP ise eski Merkez Bankası başkanı Durmuş Yılmaz’ın başa geçeceğini duyurdu. Bu da göreceksiniz bir PANİK ile yanıtlanacaktır, çünkü Ali Babacan gidiyor, bakalım kime kalacak, inşallah JÖLELİ aday olur da biraz eğleniriz.

Haftanın yorumunun ana maddesini sona sakladım, PENGUEN dergisi karikatürcülerinden Bahadır Baruter ve Özer Aydoğan, Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldılar.

Düşünebiliyor musunuz?

Türkiye’nin imajına bakın, karikatür çizdin ve hakaret ettin diye neredeyse 1 sene hapis. Tahammül sıfır.

Zaten açıkladılar, Şu ana kadar yani yaklaşık 8 ayda Cumhurbaşkanına hakaretten açılan dava sayısı 105, 8 tane de tutuklama, anımsayın 13 15 yaşında çocuklar bile okullarından alınıp mahkemelere çıkarıldı.

Sonra Türkiye demokratik ülke …

Daha aslında çok şey var yazacak, yazının da sonu gelmeli değil mi, hepinize çok güzel, keyifli bir Cuma günü diliyorum, gerçi Nuri kardeşimin dediği gibi, önce yazıyorsun, okuyup kahroluyoruz, sonra çok güzel bir gün diliyorsun, bu nasıl olacak kardeşim diye yazmış ta ..

Nuri’ciğim, sen bu olan bitene bakma, gönlünü ferah tut, bir gün bu ülke özlediği demokrasiye kavuşacak, o zaman bize ihtiyacı olacak, o zamanın gençlerine bugün olan bitenleri sen, ben, BİZ anlatacağız.

Sevgiler & Saygılar