CUMA günlerini artık, haber yerine YORUM yazma günü olarak kullanmaya karar verdim, bugün bir başlangıç yapayım, bakalım sevecek misiniz smile emoticonKendimce o haftanın en önemli gelişmesi hakkında yazmaya çalışacağım …

Bu CUMA konum ” AKP de neler oluyor “, umarım beğenirsiniz smile emoticon

Keyifli okumalar dilerim …

***
AKP’de ne oluyor?

Ben de burada yazılarımda muhalefeti hep ” AKP’nin birbiri ile kavgasından medet ummayın, siz kendiniz ne yapacaksınız, halka onu anlatın ” diye eleştiriyorum.

Bu son bir kaç güne kadar, AKP içinde yaşanan olayların biraz orta oyunu olduğuna ve gündemi değiştirmek adına yapıldığını da düşünüyordum.

Ancak, arka arkaya olan şeyler ve de özellikle Sayın Cumhurbaşkanının gerek Hakan Fidan çıkışı, gerek Merkez Bankası ile olan kavgası ve sonrasında ülke borçlarının anormal artışı ve devamında yaşananlar ben de dahi bir ” ACABA ” sorusu yarattı.

Öncelikle asla AKP sempatizanı olmadım, aynı görüşte olduğum bir tek düşünce ve paylaşımım yok. Ama AKP içinde de DÜRÜST insanlar olduğuna inananlardanım, onların bir çoğu da belki bu yaşananlardan rahatsız, ayakkabı kutularından, babacığım dan, sıfırlamaktan, rüşvetlerden, yolsuzluklardan, baskıdan, paralelden..

Zaten rahatsız olmasa ve hepsi aynı tarzda yiyor olsa, inanın bu ülkede biz ÖTEKİLER yaşayamazdık veya çok daha başka şeyler olurdu.

AKP içinde şu anda bence müthiş bir kavga var, arka arkaya yaşanan olaylara bakın ….

– Sayın Başbakan ” Çıkın, Yüce Divan isteyin, temizlensin bu iş ” dedi 4 Bakana, onlar da koşa koşa Sayın Cumhurbaşkanına gittiler, o da gerekli açıklamaları yaptı ve konu kapandı.

– Sayın Cumhurbaşkanı Bakanlar Kurulunu topladı, sonra açıklama geldi ” Bunun devamlı olacağını düşünmüyoruz, arada sırada olabilir ” dendi ve konu kapandı.

– Yolsuzluk oylamasında 48 fire verildi …. Kıyamet koptu, vatan hainliğine, şerefsizliğe kadar geldi söylemler ve sonuç, AKP Yönetimi hiç bir şey yapmadı, demokratik seçimlerini yapmışlardır dedi ve konu kapandı.

– Şeffaflık paketi .. Sayın Cumhurbaşkanı kızdı, ” Buna gerek yoktu dedi, şimdi nereden adam bulup koyacağız, bu paket olursa ilçeye başkan bile bulamazsın ” dedi, konu kapandı.

– Hakan Fidan olayı … Sayın Cumhurbaşkanının ” SIR KÜPÜM ” dediği adam, bugün artık siyasette, Hakan Fidan elini öyle bir bağladı ki, istemiyordu ama oldu, hem de Sayın Başbakanın istediği gibi oldu, Hakan Fidan Sayın Cumhurbaşkanını değil, Sayın Başbakanı dinledi, AKP içinde farklı görüşler oluştu ama konu kapandı.

– %50 nefret söylemi … Sayın Arınç, ” Halkın %50 si bizden nefret ediyor ” dedi, eleştirildi ama daha detaya inilmedi, o da inmedi, konu kapandı.

Ama bugün bir konu var, o kapanmıyor, hatta kapanmadığı gibi bizzat AKP, çok ciddi bir şekilde Sayın Cumhurbaşkanını HEDEF alıyor…

Bugün gazetelerde Sayın Ali Babacan diyor ki …

” Döviz kuru için dışarıdan HERKES görüş bildirir AMA o yetki Merkez Bankasınındır. ”

Ve ekliyor …

” Bu siyasi polemik haline gelirse ÜLKE zarar görür. ”

Unutmayın aynı Başkan ve Yönetimi için Sayın Cumhurbaşkanı ne demişti ” İnsanı delirtiyorlar “.

Biliyorsunuz, bundan bir kaç gün evvel de AKP genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay – ki Hüseyin Çelik’ten sonra Türkiye’ye nasıl iyi gelmiş bir AKP Parti sözcüsüdür anlatamam –

” Merkez Bankası Başkanımızı, başkan olmadan çok önce tanırım. Kendisine çok güvenirim ve çok başarılı da bir Merkez Bankası Başkanlığı yapıyor diye görüyorum. ”

Şimdi bakarsanız, hani MEYDAN boş, Sayın Cumhurbaşkanı yok burada, atıp tutuyorlar da diyebiliriz..

Veya…

” Sen artık Cumhurbaşkanısın, siyaset yapmayı siyasetçilere bırak, köşene çekil, yaptıkların yetti artık ” demeye başladıklarını da düşünebilirsiniz.

Unutmayalım, İngiltere’de Demir Lady’yi muhalefet değil, kendi partisinin içindeki milletvekilleri, muhalefet ile iş birliği yaparak 1 günde BİTİRMİŞTİR. O çok güçlü, asla değişmez ve düşürülemez dedikleri kişi, 1 günde HİÇ BİRİSİ haline gelmiştir.

Ben son 13 yılda, AKP içinden çok ciddi olabilecek ve direk Sayın Erdoğan’a karşı aynı anda bir kaç hareketin, söylemin, demecin MEDYADA yer alacak şekilde yer aldığını ilk defa görüyorum.

Ve inanıyorum ki, AKP Milletvekilleri bütün yetkiyi BİR TEK Kişiye vermek istemiyorlar, hala Parlamenter rejimden yanalar. Ve bunu da bir şekilde Sayın Cumhurbaşkanına duyurmaya çalışıyorlar.

AKP’nin bugün 312 sanıyorum milletvekili var, bu 312 kişi içinde bu gidişatı yüzde yüz onaylayanların sayısının %50 yi geçmediğini düşünüyorum, bakmayın siz her şeye el kaldırmalarına, VİCDANlarında bu kadar yemeyi, yolsuzluğu, ihtişamı, haramı, yetim hakkını, yapılan baskıları, uygulamaları hazmedemeyen bir çok kişi vardır. Bu çok belli.

Sanmayalım ki, bir başka iktidar olsa onların içinde de bu yeme ve yolsuzluk meraklıları olmayacak, Dünyada her ülkede bu menfaatleri kullanan, kullanarak da zengin olan haram yemiş dünya kadar insan vardır.

Ben bu son bir kaç gündür yaşanan olayları, AKP’nin Sayın Cumhurbaşkanına ” Bizi artık bırak, biz siyasi parti olarak yolumuza devam edelim ” çıkışı olarak görüyorum.

Şu anda AKP değil, sadece Sayın Cumhurbaşkanı ve onun has adamları BAŞKANLIK sisteminde ısrar ediyor, 400 oy istiyor…. Onun nedeni de beli, ANAYASAYI değiştirmek ve hiç bir şekilde YARGI ile muhatap olmamak, Suudi Arabistan Kralı gibi, konuşulmasını bile engellemek.

Sayın Hakan Fidan bugün öylesine önemli bir roldeki, terazinin neresine geçerse orası AĞIR basar.

MİT gibi bir istihbarat örgütünün başında olan kişi, ve Sayın Erdoğan’ın SIR KÜPÜ bugün Milletvekili oluyor, eminim çok insani bir şekilde, ben de belki bir gün ZARAR görebilirim diye mutlaka elinde tuttuğu bazı bilgi, belge, veriler tutuyordur.

17 Aralık’a kadar ” Ne istediler de vermedik ” .. ” Hocamız, efendimiz ” dedikleri kişiler ile bugün gelinen noktayı kimse tahmin edemedi, edilemedi…

Yarın da, aynı olayın bir başka Paralel versiyonu olmayacağını kimse garanti edemez. ve o paralel gelir, birilerini vurursa bu sefer Montaj bunlar Montaj’ı da kimse yemez ….

Gün ola, hayrola …

Hayırlı Cuma’lar ….

Sevgiler & Saygılar