Bugün de gelin size bugünün barlarının en meşhur şarkılarından birisi “ Çav Bella “ nın hikayesini anlatayım.

Bizim dilimizle söyleniş şekli “ Çav Bella “ ama aslı şöyle “ Bella Ciao “. Tercümesi “ Elveda Güzelim “ .

Nereden çıkmış peki bu derseniz?

Zamanı geriye götürün, bayağı geriye, 1900 lü yılların da gerisine.

PO ovası, İtalya’nın kuzeyi, kocaman ve verimli bir alan. O zamanlar çalışan işçilerin şartları çok ağır, hele ki tarım işçileri, çok zorlu ve kötü şartlarda çalışıyor.

O zamanlar PO ovasında pirinç tarlalarında bu zorlu şartlar altında çalışan işçilerden birisinin evine dönme ihtimali olmamasına karşılık eşine söylediği ve yazdığı bir şiir aslında.

Sonra unutuluyor, ne zamana kadar İkinci Dünya Savaşına kadar yani 1930’ların sonu 1939.

İkinci Dünya Savaşı başladığında Mussolini, Alman Nazizminin ve Faşizm’in yanında yer alınca, İtalya’da hem Mussolini’ye, hem Nazizme karşı bir direniş başlar.

Kimin sözleri değiştirdiği ve ne kadar değiştirdiği bilinmez ama bir anda “ Bella Ciao “ direnişin simgesi olarak söylenen bir marş haline gelir.

Sözlerini anımsayın…

İşte bir sabah uyandığımda
Elleri bağlanmış buldum yurdumun
Her yanı işgal altında
Sen ey partizan beni de götür
Beni de götür dağlarınıza
Dayanamam tutsaklığa
Eğer ölürsem ben partizanca
Sen gömmelisin ellerinle beni
Ellerinle toprağıma
Güneş doğacak açacak çiçek
Gelip geçenler diyecek merhaba
Merhaba ey kızıl çiçek
O kızıl çiçek partizanındır
Yiğit yoldaşlardan armağandır bize
Simgesidir özgürlüğün
O kızıl çiçek partizanındır
Düşen yoldaşlardan armağandır bize
Simgesidir sosyalizmin

Ve bu marş öylesine benimsenir, öyle bir coşkuyla söylenir ki, bir daha asla unutulmaz.

Bir sürü ülke, bu marşı kendi dillerine çevirir.

Marş artık haksızlığa karşı, eşitsizliğe karşı, Faşizme ve Diktatörlüğe karşı mücadele eden herkesin marşı olur.

İşte bazen barlarda çaldığında bazı insanların duruşuna dikkat ederseniz, marşı şarkı söylemek adına değil, söyleyen sanatçıya katılmak anlamında değil, yüreklerinden söylediklerini fark edersiniz, çünkü o insanlar bilir ki, bu ACININ, bu EŞİTSİZLİĞİN, bu FAŞİZMİN karşısına çıkılarak söylenen aslında ACIKLI bir marştır. Saygıyla, kalpten katılırlar marşa…

Bu arada La Casa de Papel dizisini takip edenler, bu marşın orada da çaldığını anımsayacaklardır.

Bugün de biraz tarih, biraz müzik oldu.

Hepinize çok güzel bir gün olsun.

Sevgi ve Saygılarımla…