Casablanca Seyahat Notları

 

Casablanca’da görebildiklerimi sizlere aktarmadan önce kısacık da olsa biraz Fas’ın tarihine bakalım isterseniz. Sonra Casablanca’ya bakarız.

Kuzey Batı Afrika’da yer alan Fas’ın nüfusu 42 milyon civarı. Başkenti RABAT, en büyük şehri ise Casablanca. Afrika’da olmasına rağmen, Afrika Birliğine üye olmayan tek ülke.

Tarihçesi oldukça eskilere dayanıyor, Cilalı Taş Devri diyeyim siz anlayın. Konumu itibariyle çok stratejik olan Fas 1900 lü yıllarda Fransa ve İspanya yönetiminin etkisinde kaldı. Ancak 1906 yılında yaşanan krizler sonunda Fas, tamamen Fransa’nın kontrolü altına girdi.

Ancak 2. Dünya Savaşından spnra Fransa’nın hakimiyeti zayıflayınca, 1955 li yıllarda bağımsızlık yanlısı milislerin savaşı başladı. O zamanki Sultan 5. Muhammed isyancıların yanında yer aldı. Bunun üzerine Fransa 5. Muhammed’i ve ailesini Madagaskar’a sürdü. ancak bu da yetmedi ve 1956 Öart ayında 5. Muhammed tekrar döndü ve Fas’ın bağımsızlığını ilan etti. O yüzden 5. Muhammed adını her yerde duyarsınız, Fas için bizim Atatürkümüz gibi bir savaşçı.

Ama 5. Muhammed 1961 senesinde vefat edince tahta geçen oğlu 2. Hasan babasının yolundan ilerledi, hani Cami video ve fotoğrafları paylaşmıştım, işte o 2. Hasan. Onun zamanında tarihe geçen YEŞİL YÜRÜYÜŞ ile barışı sağladı, bunu daha sonra yazacağım.

1999 yılında öldükten sonra yerine yine onun gibi barış yanlısı 6. Muhammed geçti.

Bu kadar Fas tarihi yeter, gelelim Casablanca’ya …

Nüfusu 4 milyonun üzerinde Fas’ın en büyük şehri, deniz kenarında ancak tarihsel açıdan baktığınızda Fas’ın diğer şehirleri gibi Marakesh, Rabat kadar tarihsel bir şehir değil. Gezilecek yer sayısı çok fazla değil. O yüzden Fas turlarına bakın, her ne kadar Kazablanka – Marakesh turu deselerde, detayın baktığınızda en fazla bir gün geçiriyorlar Casablanca’da.

Resmi dil olmasa da herkes Fransızca konuşuyor, İngilizce bilen sayısı çok değil.

Para birimleri Dirhem, 10 Dirhem yaklaşık 1 Dolar.

Trafik bizim biraz eski İstanbul gibi, sabah ve akşam tıkanıyor sadece ama normal gündüz bir çok yere rahatlıkla ulaşabiliyorsunuz. Belediye Otobüsleri de var, Halk otobüsleri de. Ayrıca tramvay – Metro tarzı bir çok yere ulaşabileceğiniz yer üstü trenleri var.

Afrika’da yer almasına rağmen, kendinizi hiç AAfrika’da gibi hissetmiyorsunuz. Tabi bunda uzun yıllar Avrupa sömürgesi altında olmalarının ve Avrupa’nın hemen dibinde yer almalarının etkisi büyük.

Son derece modern bir halk, kimse kimsenin ne giydiğine karışmıyor. Türbanlısı da var, Açık elbise giyenleri de. Kadınlar burada oldukça saygı görüyor. Araba kullanan kadın sayısı aynı İstanbul gibi, neredeyse erkek sayısına eşit.

Sinema, Konser gibi her türlü sanatsal faaliyet mevcut. Din konusunda katı bir politikaları yok. Ezan sırasında hiçbir yer kapanmıyor, namaz kılanı da var, kılmayanı da.

Yemek konusunda çok zenginler. Özellikle BALIK konusunda Dünyanın en güzel Balık lokantalarına sahipler, açık deniz olduğundan Balıkçılık çok ileri düzeyde, bunun yanında McDonalds, Pizza Hut, Burger King gibi seçenekleriniz de oldukça çok. Yani yemek konusunda sıkıntı çekmiyorsunuz. Yine İtalyan, İspanyol, Fransız lokantaları bolca mevcut.

Şehrin her yerinde bizim kahvehaneler gibi yerler var, kağıt ve tavla oynuyorlar buralarda.

Dediğim gibi gezilecek, görülecek çok yer yok. En önemli yerlerden birisi Eski Medina, inanılmaz bir kendi içinde şehir. Daracık sokaklar ve labirent gibi bir yer. Aklınıza gelebilecek her şey burada satılıyor. Hayvandan tutun da sebzeye, mutfak eşyasından ev eşyasına, giyimden ayakkabıya. Aynı zamanda bu şehrin içinde ciddi bir yaşam var.

Bunun dışında Corniche dedikleri, yani bizim Kordon dediğimiz müthiş bir sahili var. Şehre yaklaşık 10 15 km mesafede bambaşka bir hayat var. 5 yıldızlı oteller, lokantalar, gece hayatı müthiş burada. Hani denize girmek, eğlenmek isterseniz hiç şehre inmeye gerek yok, bu bölgeden bir otelden yer ayırtmanız yeter.

Son olarak gidilmesi gereken yerlerden bir tanesi de 2. Hasan Cami, müthiş bir yapı, çok eski yıllardan beri Casablanca’da en ilgi çeken yer. Modern ve çok büyük bir cami. Mutlaka gitmeniz gereken bir Cami, her gün 4 kez ziyarete açıyorlar, her istediğiniz zaman gidemiyorsunuz.

Tabi Casablanca deyince eski kuşak Humprey Bogart ve Ingrid Bergman’ın oynadığı Casablanca filmi akla geliyor. İlk olarak 23 Kasın 1942 yılında gösterime giren bu film, bu şehri de efsaneler arasına soktu. 1943 yılında da bir sürü Oscar’ı aldı götürdü. Film, ABD Film Enstitüsü tarafından 2002  yılında tüm zamanların en iyi aşk filmi seçildi.

Filme konu olan Rick’s Cafe de gezilmesi gereken yerlerden bir tanesi.

Mutlaka daha güzel ve gezilmesi gereken yerleri vardır ama zamansızlık yüzünden benim görebildiklerim bu kadar.

Umarım az da olsa biraz bilgi verebilmişimdir.

Sevgilerimle,