55 yaşındayım, bugün bir ayıbımı kapattım.

Canım Annem ile yemeğe çıktık, havadan sudan sohbet ederken ” Annecim ya ben senden hiç babamla nasıl tanıştığınızı dinlemedim, kulaktan dolma biliyorum, anlatır mısın ” dedim.

Güldü, anlatmaya başladı….

Annemin anlatışıyla yazmak istedim, ne kadar masum bir hikaye, bugünün gençleri okurlarsa epey şaşıracaklardır.

” Baban Liseye geçtiğinde bizim mahalleye taşınmışlar, bizim evin hemen alt kısmında sen tanırsın Keriman’ların oturduğu evde babanın bir arkadaşı oturuyor, babaannen de oraya sık sık geliyor. Bir gün kadınlar toplanınca, Annemi de çağırmışlar, hoş sohbet çok güzel anlaşmışlar.”

Asuman’ın annesi Şükran Teyzen, Annem ve Babaannen oldukça iyi arkadaş olduktan sonra gezmelere de beraber gitmeye başladılar. Bir gün Babaannen anneme uğradığında kapıyı ben açtım, Babaannen şaşırdı, aa sen Hatice’nin kızı mısın dedi, ben de evet dedim. O günden sonra beni ne zaman görse iki arada bir derede benim oğlum da Aytekin, Lisede okuyor, Aytekin aşağı, Aytekin yukarı, beni her gördüğünde Aytekin’den bahsetmeye başladı ama ben bu arada Aytekin’i hiç görmedim.

Sonra bir gün benim haberim yok, annemin var mı bilmiyorum, parka gidelim demişler, beni de çağırdılar, meğer Aytekin’e de haber vermişler, gel kızı gör diye, ben onu görmedim ama o beni görmüş. Sonra ailecek görüşmeye başladık, ben de Aytekin ile tanıştım ama ortada hiç bir şey yok, daha çocuğuz benim yaşım 16, babanın yaşı 18. 

O zamanlar baban saz çalıyor, toplanıyoruz, hemen şarkılar, türküler söyleniyor, ortam güzel ama ortada hiç bir şey yok.

Neyse bir süre sonra Anneme ve Babama haber göndermişler, biz Aytekin’e Şaylan’ı istemeye geleceğiz diye. tam da bayram, babam bayram bir geçsin sonra düşünelim demiş, benim hala bir şeyden haberim yok. bayramdan sonra istemeye geldiler, Babam biraz düşünelim dedi, sonra da Anneme sormuş, git Şaylan’la konuş, gönlü var mı istiyor mu diye.

Annem bana sordu, ben de ” bilmiyorum, ne isterseniz öyle olsun ” dedim, meğer o evet demekmiş. Biz nişanlandık.

Sonra Babam sorun çıkartmaya başladı, Aytekin gelmesin, nikah olmadan bu eve girip çıkmasın demeye başladı, tabi ben bunu Aytekin’e söyleyince çok bozuldu, küstü, 1 2 hafta hiç gelmedi eve. Sonra yine barıştık. 6 ay sonra da 18 Ekim 1958 de evlendik işte, ben 18, baban 20 yaşındaydı. İşte sonra senin doğduğun eve taşındık babanla.

25 Ekim 1959’da da sen oldun. İşte bu kadar .. “

Annemin işte bu kadar dediği evlilik babam 21 haziran 2012 senesinde vefat ettiği güne kadar yani tam 54 sene sürdü.

Bugün ilişkiler, sevgililik, birlikte yaşam ne kadar zor diyoruz.

Birbirini hiç tanımadan, el ele bile tutuşmadan, göz göze gelmeden, belki de masumca kaçamakların yaşandığı bir başlangıçtan sonra tam 54 yıl hiç kopmayan bir evlilik.

Kim bilir ne sorunları oldu, kim bilir kaç kere kavga ettiler, kim bilir kaç kere anlaşamadılar ama 54 yıl evli kaldılar.

Düşününce ne kadar zor geliyor…

Canım babacığım rahat uyu, bugün Annem ile birlikte yemek yedik ama masada sen de vardın.

Sevgilerimle,