Günaydın Arkadaşlarıma,

Gündem yine karmakarışık..

Yozgat var…
Lozan var ..
Ekonomi var..
Moody’s var ..
Hala 15 Temmuz var …

Ben bu sabah size haberleri yazacaktım, bayağı da hazırlık yapmıştım, ta ki aşağıdaki paylaşımı görene kadar…

Okuyunca seneler öncesine gittim…

2005 senesi, son çalıştığım iş yerinden ayrılmışım, iş arıyorum. Tanıdığım kişilere öz geçmişimi gönderiyorum. Kariyer netten falan iş bakıyorum.

Annem bir gün Haluk Didem‘i sen anımsamıyor olabilirsin, geçen annesi ile konuştuk, Didem iş bulan bir firmada çalışıyormuş, ona öz geçmişini göndersene, belki yardımcı olabilir dedi.

Didem’i aradım, adresini aldım, öz geçmişimi gönderdim.

Aradan bir kaç gün geçti, Didem telefon etti, Haluk sana bir görüşme ayarladım gelir misin dedi. Tabi dedim ve görüşmeye gittim.

Bir otelde ayarlanan görüşme.. Belli ki tek aday ben değilim, oda tutulmuş, iş veren ve Didem bir odada, sırayla gelenleri kabul ediyorlar.

Benim sıram geldiğinde içeriye alındım: Oda da gülen ve son derece karizmatik birisi ve Didem var.

Başladık konuşmaya, ancak işin içeriğini öğrendikçe benim umudum azaldı.

Çünkü iş, benim şu ana kadar hiç ama hiç çalışmadığım bir sektörde bir Teknik Servis Müdürlüğüydü.

Elektronik, Telekom, Sağlık sektörü tecrübem vardı ama petrol sektöründe tecrübem sıfır, Benzin istasyonlarına benzin almak dışında hiç girmeyen birisi olarak, istenilen kadro hem de Teknik Servis Müdürlüğüydü.

Görüşme devam ederken, iş verenim Lazar Demisulam ki hayatımda onun gibi birisi ile çalışmaktan gurur duyduğum kadar hiç bir iş verenle çalışmaktan bu kadar gurur duymadım, bana dedi ki…

“…. Haluk, biz bir AİLE şirketiyiz, aynı ailenin uyumu gibi birlikte çalışır, birlikte karar alırız. Dolayısıyla aileye kabul ettiğimiz arkadaşlarımızın kişiliğine, ahlakına bakarız. İş öğrenilir, tecrübe öğrenilerek kazanılır ama kişilik değişmez. O yüzden bizim için iş, tecrübeden çok aramıza katılan insanların ahlakı ve kişiliğidir, işi biz öğretiriz…. ”

Görüşmeden çıktım, eve gittim, pek umudum da yoktu.

Akşam Didem aradı, Haluk dedi, Lazar Bey seni beğendi, şartlar bunlar bunlar, eğer kabul edersen yarın seni iş yerine – Göktürk – bekliyor.

Ve ben bugün PETROL dünyasına adım attıysam, Lazar Beyin o günkü bana güvenmesine ve beni işe almasına borçluyum.

3 sene birlikte çalıştık Lazar Bey ile Saben – Digiboard’da. Sonra ben Alman firması Scheidt-Bachmann’a transfer olurken, benim maaş pazarlığımı dahi Lazar Bey yaptı. Sonra Asis ve şimdi Wolftank..

Hepsi aynı sektörde ve ben bu sektörde ilerledim, bugün hala aynı sektörde hem de çok iyi şartlarda ve pozisyon da çalışıyorum.

Hepsi, Lazar Beyin bana güvenerek verdiği iş ile başladı… Tam 11 sene önce …

Gördüğünüz gibi BİR KİŞİ sadece BAKIŞ AÇISI ile hayatınızı değiştirebiliyor.

Sevgili Didem ve Lazar Bey, ikinize de çok ama çok teşekkür ederim.

Böyle bir anımı sizlerden izin amadan paylaştım, ÇÜNKÜ bu bir hayat dersiydi.

Tüm arkadaşlarıma çok güzel bri gün dilerim.

Sevgiler & Saygılar