Bazen arada iş anılarımı anlatıyorum, yine onlardan bir tanesini anlatmak istiyorum, bu anımın da bir kahramanı var tabi, adı Başak Kerimoğlu.

Hadi başlayalım anlatmaya…

Sene 1996, Netaş’ta Ar-Ge’de çalışıyoruz, o zaman Ar-Ge 450 kişi, ama büyük bir sorun var, her gün birileri ayrılıyor, birileri geliyor. İşten ayrılma yüzdesi çok yüksek. Ar-Ge’de o zaman 60 küsur Alt-Orta-Üst Düzey Yönetici var. Görüşmeleri onlar yapıyor, kararı onlar veriyor. Genel Müdürün bile şu adamı işe alın deme yetkisi yok, tavsiye edebiliyor sadece.

O günlerde başımızda bugün Netaş’ın CEO’su Müjdat Altay var.

Üzerinde çalışıyoruz, gidenler ile konuşuyoruz, bir çare bulmaya çalışıyoruz. Sonunda bir takım kuralım, sorunlara bakalım dedik ve bu takımın başına ben geldim.

Uzatmayayım, sonunda geldiğimiz nokta, biz hepimiz mühendis olduğumuz için olaylara Sosyal açıdan yaklaşamadığımızı düşündük ve Netaş tarihinde ilk defa Ar-Ge için Endüstriyel Psikolojiden anlayan birisini işe alalım kararını verdik.

O zamanlar Genel Müdürümüz Tanju Argun. İyi de Ar-Ge’ye Psikolojik danışman için yeşil kağıdı nasıl imzalatacağız? Yeşil kağıt – İş istihdam talebi, çok önemli bir kağıt parçası.

Müjdat Bey bir sunu hazırla, bulduklarınızı ve nedenlerini ve ne için yaptığımızı, sonunda ne elde edeceğimizi anlat dedi, ben de bir sunum hazırladım ve gönderdim.

Bir kaç gün sonra Tanju Bey telefonla aradı, bir kaç soru sordu ve sürpriz bir şekilde ONAY verdi.

Şimdi iş Endüstriyel Psikolojiden anlayacak birisini bulmaya kalmıştı. İnsan Kaynakları ile temasa geçtik, ilan verdik ve başvurular başladı. Görüşmeleri ben yapıyorum.

Yaklaşık yirmiye yakın görüşme yaptım. Bir başvuru da Ankara’dan yapılmıştı, adı Başak Kerimoğlu, ODTÜ Psikoloji mezunu, Amerika’da Yale Üniversitesinde bir sene staj yapmış.

Onu da görüşmeye çağırdım, Ankara’dan kalktı geldi, kapıdan içeri girdi, Merhaba dedi ve ben o anda ben içimden bu kızla çalışmak istiyorum dedim, nasıl bir pozitif hava, gülümseme, olaylara yaklaşım, genç, hevesli, kendinden emin…. anlatamam.

Görüşme bitti, başkaları ile de görüştüm ama ben kararımı çoktan vermiştim, istediğimi aldım ve Başak bizim Ar-Ge’de işe başladı.

Ve Ar-Ge ‘de çok kısa bir zaman içinde bir çok şey değişti….. İşe alım kriterleri, İşe alım süreçleri, İşe alım mülakatları, işe aldıktan sonraki kriterler…

Ben 1998 Temmuz ayında Netaş’tan ayrılana kadar birlikte o kadar güzel şeyler yaptık ki, işten ayrılma oranı çok önemli derecede düştü, mutluluk anketlerinde değerler yükseldi.

Bugün herkesin bahsettiği MENTOR, COACH kavramlarını, daha 1996 – 1998 senelerinde Başak Netaş’ta uyguluyordu.

Kişisel gelişim eğitimlerini arttırdık, çok daha farklı eğitimler hazırladı Başak, onları sundu çalışanlara.

İş veya Özel sorunları olanlar sadece Başak ile görüşmeye başladı. Ar-Ge’nin bütün havası değişti …. Öyle bir noktaya geldik ki Ar-Ge dışında insanlar da Başak ile görüşmeye başladı.

Sene 2016 ve biz hala Başak ile arkadaşız. Ben ayrıldıktan bir süre sonra Başak’ta ayrıldı, sonra tekrar çağırdılar, Kalite ve Stratejik Pazarlamada da çok güzel işler yaptı.

Özetle, biz MÜHENDİSLER iyiyiz hoşuz da, çalışanlarımızı çok net anlayamıyoruz, fazla bilimsel bakıp, sosyal tarafları ihmal ediyoruz.

Çalışanlarına değer veren şirketlerin Başak gibi çalışanlara her zaman ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum, olaylara farklı açılardan bakabilmek çok önemli…

Başak kim derseniz, işte fotoğraftaki kişi Başak 🙂

Sevgiler