Güne Vilma Espin ile başladık ….
 
İsterseniz KÜBA ile devam edelim….
 
Bir çok filmi çekildi Küba İsyanının, peki tarihsel olarak kısa bir özet geçsek diyorum…
 
Okumayanlar, bilmeyenler olabilir ….
 
İsterseniz Devrime geçmeden öncesine bakalım biraz … ne oldu da Küba’da böylesine Dünya Tarihine geçen bir devrim oldu.
 
Küba bildiğiniz gibi, AmerikA’nın hemen burnunun dibinde, 150 km mesafede bir Karayip adası.
 
Bugün için yaklaşık 15 milyon kişinin yaladığı bir yer, başkenti Havana.
 
Aslında Küba, Kolomb Amerika’yı keşfetmeden önce yerlilerin yaşadığı bir adaydı, yaklaşık nüfusu 100.000.
 
28 Ekim 1492 tarihinde Kolomb tarafından keşfedildi. Ve tabi bir dolu İspanyol gelip bu adaya yerleşti.
 
Daha sonra da tarihe On YIL savaşları adı altında geçen İspanya – Amerika savaşı sonrasında Küba, Amerika’nın yönetimine geçti.
 
Arada bir sürü gel-git ler oldu ve Amerika 1933 tarihinde bir DARBE ile Fulgencio Batista’yı başa getirdi.
 
Batista tarihin gördüğü en ünlü diktatör olarak Küba’yı yönetmeye başladı.
 
Ta ki 26 Temmuz 1953 tarihine kadar…
 
Bu tarihte 100 150 kişilik bir gerilla grubu Moncada Kışlasına saldırdı. Bir çoğu hayatını bu saldırıda kaybetti. Sağ kalanlar arasında Fidel Castro ve kardeşi Raul Castro’da vardı.
 
Ancak kaçamadılar ve yakalandılar, mahkemeler sonunda da 15 yıl hapis cezası aldılar..
 
Ancak Batista artık yönetimde büyük sorunlar yaşamaya başlamıştı, baskılar sonucu siyasi mahkumların bazılarını affetmek zorunda kaldı. Fidel Castro ve Raul Castro sürgüne Meksika’ya gönderildi.
 
1955 teki bu sürgün Fidel Castro ile Che Guevara’ nın tanışmasına ve birlikte hareket etmesine vesile oldu.
 
Güçlendiklerini düşünen bu grup, yanlarına devrime gönül veren birçok kişiyi alarak 1956 Kasım’ında Granma teknesine binerek Küba’ya doğru yola çıktılar.
 
Küba içinde de hazırlık yapan gerillalar vardı, ancak buluşma gerçekleşemedi ve yüzlerce insan burada Batista’nın güçleri tarafından öldürüldü. geriye küçücük bir grup kaldı, bunların içinde yine Castro Kardeşler ve Che vardı.
 
Bu küçük grup savaşmaya devam etti, tekrar çoğalmaya başladılar. Sayıları 200 250 yi bulduğunda, karşılarındaki güç 30.000 civarındaydı.
 
Bu sırada karşılıklı bir sürü saldırılar oldu, kiminde Castro taraftarları kazandı, kiminde Batista ancak ordu savaştan bıkmıştı, gönülsüz savaşıyordu. 1958 yılından sonra Castro – Che ve ekibi bazı şehirleri ele geçirmeye başladı.
 
Ve sonunda Castro-Che ekibinin başarıları Batista’yı paniğe sürükledi, 1 Ocak 1959 gecesi bir uçakla Küba’dan kaçarak Dominik Cumhuriyetine sığındı.
 
Castro, Batista’nın kaçtığını duyurunca, Küba askerleri savaşmayı bıraktı ve 2 Ocak günü Castro Havana’ya doğru yola çıktı.
 
O dönemden sonra Küba müthiş bir değişim yaşadı.
 
Ancak bunu hazmedemeyen bir Amerika vardı.
 
1961 yılında tarihe geçen başarısız Domuzlar Körfezi çıkartmasını yaptı ama olmadı, Castro’yu yenemediler.
 
O günden bugüne Küba hala DEVRİMİN bir şehri olarak kaldı.
 
uzun yıllardır ABD ambargosu altında yaşayan Küba, SAĞLIK alanında belki devrim yapan bir ülke olarak tarihe geçti.
 
Küba’ya gidip gelenlere, yazılanlara bakınca da bunu görebilmek mümkün.
 
Gerçi şu anda ABD ile ilişkileri normalleşmiş gibi gözükse de, yaklaşık 60 70 yıllık bir DEVRİMİN eseridir Küba.
 
Umarım sıkılmadan okumuşsunuzdur …
 
Sevgilerimle,
Haluk
13 Eylül 2016, 09:30