kim ne derse desin, internet için ne düşünürseniz düşünün, bir e-mailiniz
varsa, herhangi bir sohbet programı kullanıyorsanız, herhangi bir navigasyon
aracıyla girip surf yapıyorsanız, hayatınızda bir kere bile bir tavla, okey,
kingi bu ekranda oynadıysanız siz bir sanal dünyalısınız.
sanal dünyalı olmanın cazibesini yaşadıktan sonra da terk etmeniz hiç kolay
değildir.
reel dünyadan çok farklı bir dünyaya ve zaman içinde bakış açılarına sahip
olursunuz, reel dünyadan çok farklı noktalarda olursunuz, sanal dünyalı olunca
aslında diğer dünya milletlerinden farkınız da pek olmaz.
çünkü sanal dünyada herkes eşittir, zengini fakiri, genci yaşlısı, kadını
erkeği, zayıfı şişmanı yoktur sanal dünyanın, lisan biliyorsanız sadece biraz
daha zenginleştirebilrisiniz ama aynı lisanı kullandığınız bir sürü insanı da bu
ortamda bulabilirsiniz.
sohbet ettiğiniz kişi alt kapı komşunuz da olabilir, papua yeni ginede oturan
biri de.
paylaşımlar sayesinde hayatınızda hiç gitmediğiniz yerlerin fotoğraflarını
görür, bilgi paylaşımları yaşarsınız.
bunla da kalmazsınız, reel dünyadaki yalnız ve asosyalken, burada reytingi çok
yüksek birisi de olabilirsiniz, isterseniz kadınken erkek, erkekken kadın
olursunuz.
kontrol tamamen sizdedir, zaten sizi bağımlı kılan da bu kontroldür, herşey
sizin beyninizde ve elinizle kontrol ettiğiniz koskoca dünyaya açık mouse ve
ekrandadır, kullandıkça keşfeder, keşfettikçe de seversiniz.
sanal dünyalı olmak bazen sizi o kadar kendine bağlar ki, birden reel dünyayı
unutur hatta farkında olmadan mukayese yapmaya başlarsınız, nerede daha
mutlusunuz?
reel dünyada yaşadığınız stresleri, kaprisleri, sıkıntıları burada unutmaya
başladıkça içine kapanırsınız, farkında olmadan dostlarınızdan,
arkadaşlarınızdan uzaklaşırsınız, evdeki dünya size daha cazip gelmeye başlar.
eşinizle, sevgilinizle, iş arkadaşınızla, kankanızla, ailenizle yaşadığınız
sıkıntıların ardından hemen bu dünyaya adım atarsınız, kendinizi daha iyi
hissedersizini, çünkü burada tek siz varsınızdır, ne yapacağınız ve yapmak
istediğinizi bir tek siz bilir ve siz uygularsınız, yaptığınız veya yapacağınız
hiç bir şeyden dolayı kendinizi sorumlu hissetmezsiniz, hatta daha ilei gider
bastırılmış duygularınız varsa onları bile burada yaşarsınız.
sonuçta öyle bir noktaya gelirsiniz ki, sanal dünya sizin için vazgeçilmez olur,
işte tehlikenin başlangıç noktası da bu olur, vazgeçilmez olduğunda, terazinin
bir kefesinde sanal dünya varsa, diğer kefesini doldurmak çok güçleşir,
ikilemler, paradokslar yaşamaya başlarsınız.
sanal dünyamızı sevsekte, kontrollü kullanım şarttır, aksi takdirde asosyalleşme
adına öncelikle kendi adınıza büyük hata yapmış olursunuz .
sanal dünyalı arkadaşlarımın dikkatine sunmak istedim, reel dünyamızın terazinin
kefesinde herzaman ağır basması dileğimle çok sevdiğim ve patenti bana ait olan
bir sözle noktalıyorum
sanal dünyada ki realite mi, reel dünyada ki sanallık mı?
sevgilerimle,
haluk
17.03.2009 10:30