Aşağıdaki fotoğrafı görünce aklıma bir anım geldi, paylaşmak istedim.

Bilen arkadaşlarım var 1986 – 1998 seneleri arasında, yani tam 12 sene Netaş’ta çalıştım.

1986 Ekim ayında 6 aylığına Kanada Ottawa’ya gönderildim, benden bir ay sonrada artık bir çoğunuzun yakından tanıdığı kankam Uner Yildir​ geldi.

O dönemde Netaş’tan yirminin üzerinde Türk Mühendisiz, bir apartman tutulmuş, hepimize birer daire verdiler.

Northern Telecom’un Ar-Ge’si Bell Northern Research ( BNR ) da çalışıyoruz, malum yılbaşı yaklaşıyor. Hem çalıştığımız bölümde, hem genelde hummalı bir faaliyet başladı.

Biz pek anlamıyoruz ama herkes elinde bir  liste, ayarlamalar falan.

Bir sabah Chris hepimizi topladı ” Arkadaşlar dedi, – Yılbaşına iki üç gün kala bir gündü tam zamanı anımsamıyorum – gecesi dedi Sligh Ride Night yapacağız, katılmak isteyen var mı? ”

Night kısmını anladıkta, Sligh ne, Ride ne hiç birimizin bir fikri yok. herkes birbirine baktı.

Sonra Chris açıkladı…

” Otobüsler ile dağlık bir ormana gideceğiz, her taraf kar, atlı kızakların çekeceği at arabalarına bineceğiz ve ormanın içinde biraz yarış, biraz eğlence yapacağız ama bu iş gece olacak ” dedi.

Herkesi bir heyecan aldı, daha önceden hiç birimizin böyle bir tecrübesi yok, eh ilginçte gözüküyor, bir çoğumuz yazıldık.

Gideceğimiz günden bir gün öncesinde Üner’e iş çıktı ve tam gideceğimiz gün ona ayarlanmış laboratuvarda test yapması gerekti, o gelemedi, biz gittik.

Olay şöyle gelişti …

Önce hepimiz akşam üstü BNR’ın önünde toplandık, yaklaşık 60 kişi falan, 15 kadar da Türk varız. Özel iki otobüs geldi, bindik. Bir kaç dakika sonra ALKOL dağıtılmaya başlandı, ağırlıkla bira ama biz temkinliyiz tabi otobüste içmedik. Yaklaşık 2 saatlik bir yolculukla bir tesise geldik. Bu sırada söylememe gerek yok herhalde otobüsün yarısı sarhoş olmuştu bile. İnince öbür otobüsün de aynı durumda olduğunu gördük.

Tesiste herkes bayağı bir sıkı giyindi, alkoller alındı ve dışarıda hazır bekleyen atlı kızaklara veya at arabalarına binildi. Her biri 10 kişilik düz bir tahta düşünün, hepimiz kurulduk bu at arabalarına ve yolculuk başladı.

Başta iyi, sakin, normal yolda her şey güzel gidiyordu. Sonra …

Sonrası inanılmaz bir macera, dağın içindeki ormana girdikten sonra o normal giden at arabaları bir hızlandı, ama nasıl anlatamam, ve aralar açıldı. Aralar açılınca neden araların açıldığını anladık. Meğer işin keyifli tarafı, bu arabadan düşmek ve bir sonraki araba hızla gelirken ona atlayabilmek.

Sanki bir kovboy filmindesiniz de karlar altında bir Western gibi 🙂 O kadar hızlı gidiyorlar ki bir tarafınızı kırmadan düşmeniz neredeyse imkansız, hadi onu becerdiniz, sonra yolda durup bir sonra ki hızla gelen at arabasına koşarak atlamanız gerekiyor.

Bizim – bizim diyorum çünkü bir çoğumuz sonradan itiraf ettik bunu birbirimize – korkudan ve heyecandan büzüldüğümüz anlarda, adamlar kadınlar bir bir atıyor kendini aşağı, onların en keyif aldığı şey bu.

Eh tabi sonra sıra bizlere de geldi, önce Leyla denedi, sonra ben….

Hakikaten adrenalinin tavan yaptığı bir eğlence şekli, sonra baktık ki o kadar da zor değilmiş, çünkü koşarken arkada olanlar sizi bir şekilde yukarı çekiyorlar ama bir beş dakika falan o ormanda karlar içinde kendi başınıza kalıyorsunuz….

Neyse, biraz değişiklik olsun diye anlatmak istedim, kızakları görünce aklıma geldi …

Umarım sıkılmamışsınızdır okurken 🙂

Sevgilerimle,

images Lg Sleigh around bend

Pferdekutschenfahrten-Talschluss-Huettschlag sleigh-ride-whistler