10 günlük gezinin şehirleri hakkında biraz bilgi vereyim dedim, aslında yerleri anlatmayacağım çünkü hem internette, hem de gezi kitaplarında gideceğiniz yerler oldukça detaylı anlatılmıştır, benim sizlere anlatabileceğim bazı ipuçları, fiyatlar ve bazı tavsiyeler olabilir. Orada yaşamadığım için, gezi notlarımda birebir doğru şeyleri aktaramayabilirim, o yüzden oraları çok iyi bilen arkadaşlarım varsa ve yanlışlarımı düzeltirlerse çok memnun olurum.

Gezimize Paris’ten başladık. Paris’e gidince yapacağınız ilk şey bir metro haritası edinerek, hemen bir günlük metro/otobüs bileti almak olmalı. Fiyato 5.80 Euro ve inanın bana sizin kurtarıcınız. Havaalanından veya kaldığınız telinizden her yere bu günlük kartlar ile gidebilirsiniz. Paris metrosu o kadar karışık değil, gideceğiniz yönü ve hangi metro istasyonunda bildiğiniz sürece Paris’te mesafeler birbirine çok yakın duruma geliyor.

Paris deyince tabi akla hemen Eyfel Kulesi, Notre Damme Kilisesi ve Louvre Müzesi geliyor. Ayrıca, Şanşelize mutlaka geziliyor. Paris’te yapacağınız çok şey olabilir ama zamanınız varsa, örneğin Louvre Müzesini gezeceğim derseniz, bir kaç günü sadece buraya ayırmanız lazım. Biz müze gezemedik, zamanımız çok kısıtlıydı. Ama Eyfelin 3. katına kadar çıktık. Bence orası yeterli tüm Paris’i görmek için ama bunun için bile uzun kuyruklarda beklemeyi göze almanız lazım.

Yemekler çok pahalı değil ama bizim Taksim, Nevizade tarzı bir yer arıyorsanız, St. Michel en uygun yer, zaten St. Michel şehrin göbeği, buradan her yere gidebilirsiniz. Dar sokaklarında bir çok lokanta var, kendinize bence merkez olarak burayı seçin. Mesela biz bir yunan restoranında yemek yedik, şarap, çorba, et toplam 48 Euro ödedik. Daha uyguna yerler de var. Çeşitli ülke yemeklerini de yine St. Michel’de bulabilirsiniz.

Özellikle yapmanızı tavsiye edeceğim şey, Louvre Müzesi ile Şanşelize arasındaki dönme dolaba binmeniz, 13 Euro kişi başı ve 5 tur atıyor oldukça keyifli bir tur oluyor. Kameranızı da hazır tutmanızı tavsiye ederim, yukarıdan oldukça güzel kareler alabiliyorsunuz.

Paris fotoğraflarıa bildiğiniz gibi www.halukilhan.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Paris’ten sonraki durağımız Disneyland oldu. Disneyland Metz ( Paris’in doğusu ) yönünde Paris’e 30 km kadar uzaklıkta bir yer. Kocaman bir alan, bzi arabayla gittik, o yüzden normal ulaşım araçları ile nasıl gidilir bilmiyorum ama mutlaka Paris içinden otobüsler vardır, tren olup olmadığını bilmiyorum.

Önce sizi devasa bir otopark karşılıyor, Hannover’den sonra gördüğüm en büyük otoparklardan birisi. Disneyland’ın girişinde uzun bir yol kat ediyorsunuz, sonra sol tarafınızda yemek bölümü var, sağ tarafta da ise iki bölüme ayrılmış Disneyland. Bir bölümü Walt Disney Stüdyoları, diğer tarafı ise Disneyland. Her ikisini de ziyaret etmek isterseniz 65 EUro / gün ödüyorsunuz, bu kişi başı fiyat. Sadece Walt Disney veya sadece Disneyland derseniz ona göre farklı bilet alıyorsunuz.

Walst Disney stüdyolarında film efektleri, çekim hileleri, nasıl çekimler yapıldığı ve Walt Disney kahramanlarının çeşitli showları oluyor. Yani daha çok çocuklara yönelik olan bu showlardan ziyade filmlerin çekimlerin gösterildiği salonlar daha ilginçtir, öyle diyorum çünkü zamansızlıktan ve uzun kuyruklardan dolayı biz hiç birine giremedik. Ancak sizlere tren ile yapılan Wlat Disney gezisini mutlaka tavsiye ederim, sizi gezidriyor ve bir kaç yerde show yapıyorlar ki, bir efekt & ses showu var, tek kelimeyle mükemmel. Eminim, stüdyoların içindeki showlarda çok güzeldir ama dediğim gibi biz hiç birine giremedik, Noel dolayısıyla çok kalabalıktı ve çok uzun kuyruklar oluşmuştu.

Oradan Disneyland’e geçtik, gerçek bir masal şehri inşa etmişler, 5 6 bölümden oluşuyor ve bir çok eğlenceli alet var, dediğim gibi biz onlara da binemedik, ama şehri gezerken kendinizi tamamen bir başka dünyada gibi hissediyrosunuz. Çocuklaşıyrosunuz, neredeyse çocukluğumuzda bildiğimizmasalları yaşıyormuş gibi hissediyorsunuz. park alanları, mağazalar, kovboy ve kızılderili köyleri neredeyse birebir canlandırılmış. Oldukçada çok alışveriş mağazası var.

Sonuçta 5 saate yakın bir zamanı Disneyland’da harcadık, belki %20sini gezebildik ama genelde bir fikrimiz oldu, hani zamanla sıkıntınız yoksa bence en az 2 günü buraya ayırmalısınız. 2 günlük biletler hem daha ekonomik oluyor, hem de doya doya herşeye binersiniz, eğlenrisiniz.

Disneyland fotoğraflarına da www.halukilhan.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Evet, birinci bölüm olarak Paris & Disneyland’ı biraz anlatmaya çalıştım, ikinci bölüm Insbruck, Salzburg, Linz ve Mauthausen olacak.

Sevgilerimle,