GENEL

30 Ağustos’un kısa bir tarihçesi

239 defa okundu Yorumunuzu yazın

Haydi hep birlikte biraz TARİH dersi yapalım mı ?

Sene 1921 ….

Sahada savaşan İnönü, Yunanlılara karşı mücadele veriyor, Atatürk Ankara’da TBMM de olayları izliyor.

Yunanlıların saldırısıyla Türk ordusu biraz gerilemek zorunda kalıyor, bu da TBMM de sorunlara neden oluyor, Atatürk ve İnönü sorgulanmaya başlıyor. Ancak milletvekillerinin çoğu Atatürk’ün başa geçmesini, Başkomutan olarak savaşın kontrolünü ele almasını istiyor.

5 Ağustos 1921 de, Atatürk Başkomutanlık yasası ile TBMM’nin tüm yetkilerini ve Başkomutanlık yetkisini alıyor.

12 Ağustos 1921 de Atatürk Başkomutan olarak cepheye gidiyor, yanında Fevzi Çakmak ve İsmet İnönü var.

Ve 23 Ağustos 1921, Atatürk o müthiş sözü söylüyor ” Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz…”

Müthiş bir plan yapıyor ve Yunanlılar ile Sakarya’da karşı karşıya geliyor.

Savaş başlıyor, tam 22 gün, 22 gece ….

Sonunda 13 Eylül 1921 de Sakarya ve çevresi Yunanlılardan tamamen temizleniyor.

İşte bu andır ki Atatürk’e TBMM ” Mareşal ” ve ” Gazi ” ünvanı veriyor.

Bu savaşın kazanılması ile Fransa Türkiye ile savaşmayacağına dair anlaşma imzalıyor,diğer taraftan da Rusya hem silah desteği, hem mali yardım sağlıyor.

Bundan sonra savaş duruyor, siyaset başlıyor. Yunanlılar ayrılmamakta kararlı ama Müttefik Devletler parçalanmış durumda. Yunanistan yalnız kalıyor ama askeri desteğini arttırıyor.

Atatürk ise KARARLI, yunanlıları temizleyecek ve son kalan müttefik ( Yunanistan ) bu ülkeden ayrılacak.

Atatürk 15 Eylül 1921 de ilan ettiği seferberlik için asker toplamaya devam ediyor. Halka yardım çağrısı yapılıyor, herkes neyi varsa yardım ediyor.

Kısır görüşmeler devam ederken tarih Haziran 1922 olduğunda, Atatürk Büyük Taarruza karar veriyor ve bunu Ağustos ayında yapmayı düşünüyor.

6 Ağustos’ 1922’de Atatürk Akşehir’e güvendiği tüm komutanları çağırarak harekat hakkında bilgi veriyor, görüş alışverişi yapılıyor.

Gizlilik o kadar önemli ki, Yunan ajanların bilgi almasına engel olunmaya çalışılıyor. Komutanları çağırırken dahi, Birlikler arasında Futbol Turnuvası düzenletiyor ve turnuvaya gelen komutanlar ile gizlice görüşmeler yapıyor.

Atatürk komutanları ile birlikte taarruzun 26 Ağustos sabahı saat 04:00 te Tınaztepe, Kalecik’ten başlamasına karar veriyor.

26 Ağustos 1922

Planlanan taarruz sabah sis nedeniyle 04:00 yerine, 05:00 te başlayabiliyor.

Tınaztepe, Kalecik ve Belentepe bir günde Yunanlılardan temizleniyor. Yunanlıların İzmir – Manisa bağlantısı kesiliyor. Böylelikle oradaki Yunan kuvvetlerinin savaşın durumundan haberi olmaması sağlanıyor.

27 Ağustos 1922

Savaş sabah başlıyor, Yunanlılar artık kaçmaya başlıyor, Afyon bölgesi alınıyor. Yunanlılar Dumlupınar’a doğru çekiliyor.

28 – 29 Ağustos 1922

Savaş devam ediyor, Yunanlılar direniyor ama git gide çekiliyor.

30 Ağustos 1922

Artık son darbeyi vurma zamanı geliyor, Atatürk başta olmak üzere Dumlupınar Meydan muhaberesi yaşanıyor ve Yunanlılar bölgeden tamamen atılıyor ve imha ediliyor, bir çok Yunan Generali, komutanı, askeri teslim oluyor.

Atatürk bütün savaş boyunca cephede olduğu içinde bu muhabereye BAŞKOMUTANLIK Meydan Muhaberesi deniyor.

Ve savaş kazanılıp, muhabere bittikten sonra Atatürk, hepimizin ezbere bildiği sözü söylüyor…

” Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri “

O kadar ağır savaşmalarına rağmen, Ordu Atatürk ile birlikte ilerlemeye başlıyor….

1 Eylül’de UŞAK
2 Eylül’de ESKİŞEHİR
6 Eylül’de BALIKESİR
7 Eylül’de AYDIN 
8 Eylül’de MANİSA

ve

9 Eylül’de İZMİR’i Yunanlılardan temizliyor.

Yani 30 AĞUSTOS öyle böyle bir zafer değildir, Dumlupınar’da sadece Yunanı değil, tüm Müttefikleri yenmiştir Atatürk, Silah Arkadaşları, Mehmetçikler ve o muhteşem HALK.

Ben de ufak bir tarihsel anımsatma yapayım dedim.

Ben yazarken tüylerim ürperdi inanın …

Bir nebze anımsatabildiysem sizlere de gurur duyarım …

Sevgilerimle,

Yazar Hakkında

Haluk İlhan

BEŞ YÜZ küsur yazı yazmışım, beni tanıyarak okuyan, hiç tanımadan okuyan bir çok arkadaşım, okuyanım olmuş. Yine katıldığım sosyal medyada Haluk İlhan olarak tanıyan, seven arkadaşlarım var.

You must be logged in to post a comment Login

Bir Cevap Yazın