Hazar’ım bugün – yani 22 Nisan 2015 tarihinde artık 26 yaşında bir delikanlı.

Sabancı Üniversitesi Bilgisayar Bölümünü bitirdi, master’ını da aynı okula yaptı.

2007 senesinde delikanlılığa adım attığında bu yazıyı onun için yazmıştım.

O günlerde BABAM da sağdı…. Onun için hissettiklerimi anlatmaya çalışmıştım.

Kelimesine dokunmadan yayınlıyorum, çünkü o gündeki duygularımı yansıtıyor.

Bugün onunla çok daha fazla gurur duruyorum, seni çok seviyorum Hazar’cığım.

Bugün 7 Kasım 2007, biricik oğlum Aytekin Hazar İlhan’ın dolu dolu 19 yaşını bitirdiği ve 20 yaşına bastığı gün. Hazar 1988 senesinde Zeynep Kamil hastanesinde yaklaşık 10 saatlik bir beklemeyle ve normal doğumla dünyaya geldi. Hazar adını bir kitaptan annesi ve en yakın arkadaşlarımızla birlikte seçtik, göbek adını da dedesinin adı Aytekin olarak koyduk. İlköğrenimini Devlet okullarında tamamladı, önce Mediha Tansel ilkokulunu, sonra Göztepe 50.yıl ortaokulunu bitirdi. Sonra Sakıp Sabancı Anadolu Lisesini kazandı. O sene biz annesiyle ayrıldık ve ben Ortaköy’e yerleştim. İlk sene hazırlıktı, annesinden gidip geldi ama sonra benim yanımda kalmasının okulu açısından daha doğru olacağına karar verdik ve biz birlikte yaşamaya başladık. Hazar daha sonra Sakıp Sabancı Üniversitesi Mühendislik bölümünü 2/3’lük muafiyet bursuyla kazandı. Şu anda 1. sınıfta ve Sakıp Sabancı Üniversitesinin kampüsünde kalıyor.

Bu kısa bibliyografisinden sonra onun benim için ifade ettiği anlamı da kısaca aktarmak istiyorum. Hazar benim hayatımdaki en önemli ve en sevdiğim insan, benim her şeyim. 20 yaşına geldi, ben daha bir gün beni üzdüğünü görmedim, Hazar’la yaşamayı öğrendiğimde, onsuz ne kadar boş bir yaşam yaşadığımı fark ettim. Onun evde olması ve bir şeyleri paylaşmak, birlikte yapmak o kadar büyük keyifki. Hayatınızda hiç bir sevgiyle mukayese edemiyorsunuz. Anne, baba sevgisi farklı, sevgili sevgisifarklı. Oğlunuzun sevgisi, onun gülmesi, eğlenmesi, sağlığının yerinde olması, sizi hep mutlu ediyor.

Ben çok şanslı bir babayım, çok düşünceli, mantıklı ve saygılı bir oğlum olduğunu düşünüyorum,

Bugün olduğu noktayı tamamen kendi çabasıyla çalışarak elde etti. Bizi hiç üzmedi, ne ergenlik dönemi sorunları yaşattı, ne de ayrılmış anne-baba sıkıntıları yaşadı ve yaşattı. Her zaman iyi niyetli, sevecen ve terbiyeli bir çocuk oldu. Ben böyle bir çocuğa sahip olmaktan her zaman gurur duydum, onun babası olmaktan, arkadaşı gibi olmaktan hep keyif aldım.

Canım oğlum, nice mutlu yıllar diliyorum sana, Allah o güzel yüzünü, tertemiz kalbini, saygılı ve düşünceli kişiliğini hep bugünden daha iyi korusun, seni ne kadar sevdiğimi kelimelerle anlatamam, yaşamında başarılı olman için ben baban olarak her zaman elimden geleni yapacağım. ben 50 yaşına geliyorum ve babamın bugün dahi bana olduğu desteği inşallah ben de sana yaşatabilirim, benim iyi ki babam var dediğim bir çok zamanım olmuştur, umarım sana da ben aynı duyguları verebilir ve yanında olabilirim.

Seni çok seviyorum, nice mutlu yıllar biricik oğlum